Bu Blogda Ara

24 Temmuz 2013 Çarşamba

Musa'dan Beri

Musa Ağacık: Musa'dan Beri.
Çınar Yayınları, İstanbul 2003, 200 S.,
ISBN: 975-348-174-8
[İsmail Engin] - Erzincan ilinde dünyaya gelen Musa Ağacık, kendi ifadesine göre, lisede okurken 1978 yılında Aydınlık gazetesinde başladığı gazetecilik hayatına, bundan sonra Türk Haberler Ajansı'nda (THA) bir süre Sanat Bülteni dağıtıcısı ve ardından Güneş, İstanbul Yeni Asır'da muhabir olarak devam eder. Milliyet gazetesinde "Açık Pencere" köşesinin yazarı ve yöneticisi Melih Aşık ile çalışmaya başlayınca, hayatında yeni bir dönem açılır. Bu dönemde, "kısa" ama "kristalize edilmiş" sorularla ve gündem yaratan sorularını yönelttiği kişilerin zaman zaman bam teline basarak, söke söke aldığı cevaplarla kamuoyunun dikkati çeker. Söyleşileri, Milliyet gazetesinin ön sayfalarına taşınır ve ünlü "Musa'nın Teybi" böylece doğar.

Ağacık, Milliyet gazetesinde geçen 9 yılının ardından Star gazetesinde bu kez söyleşilerini yayınladığı köşesiyle okur karşısına çıkar. Burada da uzun bir süre, söyleşi geleneğini devam ettirir; zaman içinde köşe yazarı olarak olayları, olaylarla ilintili ve konu edindiği, yazı malzemesi olan insanlarla kurumları, söyleşi geleneğinin dışına çıkarak kendisine has bir üslupla kamuoyunun veya konuyla ilgilenen, kendi deyimiyle "bir kısım okurun" gündemine taşır. Ağacık'ın kendine özgü söyleşi geleneği, böylece kendine özgü bir yazı tarzına dönüşür. Yazı tarzındaki bu dönüşümünde, onun sorgulayıcı üslubu, keskin gözlemleriyle ve derin mizah anlayışıyla birleşir, böylece harmanlanarak bir sentez oluşturur.

Yeni sentez, Ağacık'ın sürekli yeni arayışlara yönelen ve gelişen, aynı zamanda sanata da ağırlık veren kültürel kimliğinin aynı zamanda dışa vurumudur. Bu dışa vurumda, Musa Ağacık'ı Musa Ağacık yapan tüm kültür ögeleri, bu bağlamda da onun dünyayı ve yaşadığı ortamı / çevreyi algılayışı, yorumlayışı, belirgin bir şekilde söyleşilerine ve yazılarına yansır. Kendisiyle birlikte okurunu ve(ya) meraklısını geliştirir. Söyleşilerinde ve yazılarında bireyin toplumla, siyasetle ve devletle olan ilişkilerini ele alırken, devletin toplumla ve bireyle olan ilişkilerini de sürekli gözlemler ve irdeler. Siyasetin ve siyasetçinin topluma yansımasına ve toplumun sorunlarını algılamasına bakar. Sürekli olarak şiddete ve şiddetin her türlüsüne, polis devletine karşı açık bir tavır alan Ağacık demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ilkelerini ön plana çıkarır ve konu edinir, işler.

Bu bağlamda Ağacık, "Musa'dan Beri" (2003) adını verdiği eseriyle, 1984-2002 yıllarını kapsayan 19 yıllık süre içinde "bir kısım okurla" paylaştığı, ama aslında kamuoyuna mal olan söyleşileriyle yazılarından "bir kısmını" (91 söyleşi ve yazısını) toplu olarak okurla ve(ya) meraklısıyla yeniden paylaşmayı denemiş ve belirli bir dönemin siyasi ve toplumsal panoramasını yeniden ve toplu olarak gözler önüne sermiş. Evren'e Özal'a, Demirel'e, Çiller'e, Türkeş'e, Ecevit'e ilişkin dikkat çekici, çarpıcı ve siyasal tarihte yer edinen / edinecek soruları ve gözlemleriyle okurunun karşısına bir kez daha çıkmış.

Eserde Sivas olayları, Sivas'taki ve Tunceli'deki köy boşaltmalarıyla, Metin Göktepe cinayetinin mahkemesi, ölüm oruçları, Şeyh Bedreddin'e anıt mezar yaptırılması vb. ile ilgili yetkililerle yaptığı söyleşiler, yazılar, oldukça dikkat çekiyor ve bunlar güncel tarihin bir döneminin aydınlanması açısından sosyalbilimciler için önemli veriler içeriyor... [İsmail Engin]

Musa Ağacık: Musa'dan Beri. Çınar Yayınları, İstanbul 2003. 200 S., ISBN: 975-348-174-8

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme