Bu Blogda Ara

Tahtacılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tahtacılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Haziran 2026 Salı

İsmail Engin : Ortaca 1966 – IV

[İsmail Engin] Milliyet gazetesinin 7 Haziran 1966 günlü baskısının ilk sayfasından verilen ve 7. sayfada devam eden, Teoman Doğulu’nun Muğla’dan bildirdiği “Bin Köylü Çatıştı” başlıklı habere göre; 

“Toprak anlaşmazlığından birbirine girenlerden 7 si yaralandı. 38 kişi nezarete alındı. 

Köyceğiz ilçesinin Ortaca bucağında arazi ihtilâfı yüzünden arbede çıkmış, bin kişi kadar bir topluluk Ortaca bucağını basıp sinemadaki halkı döverek yaralamıştır. (...)

Olaya Fevziye köyündeki bir bataklığı kurutan (...)un köylülerle geçinememesi yol açmıştır.” [Milliyet, 7 Haziran 1966,s.1]

18 Haziran 1966 günlü Cumhuriyet gazetesindeki Ortaca’dan Alâettin Bilgi’nin bildirdiğine göre, “Fevziyeliler 12 gün sonra ilk defa Ortaca’ya indiler” başlıklı haber kısaca şu şekildedir:

“12 gündenberi iktisadî abluka içinde bulunan Fevziye köylüleri dün ilk defa köy sınırından çıkarak Ortaca’ya inmişlerdir. (...)

(...) Fevziyeli Aleviler değirmene buğday götürdükten sonra pazara gitmişler ve kendilerine yiyecek temin etmişlerdir. Böylece Ortaca’da Alevî – Sünnî ayrımı ile ortaya çıkan gergin hava dün Fevziyelilerin inişi ile yumuşama safhasına girmiştir. (...)” [Cumhuriyet, 18 Haziran 1966, s. 1]

22 Haziran 2026 Pazartesi

İsmail Engin : Ortaca 1966 - III

Haziran 1966’da Ortaca’da yaşanan olaylar, Türkiye’de inanç temelli gerilimlerin nasıl algılandığı ve kamuoyuna nasıl sunulduğu konusunda dikkat çekici bir örnek oluşturuyor. 

Dönemin gazetelerine yansıyan haberler incelendiğinde, olayların niteliği konusunda birbirinden oldukça farklı anlatılarla karşılaşılıyor.

* * *

14 Haziran 1966 tarihli Milliyet gazetesi, “Ortaca’da alevî kadınlar silahlandı” başlığıyla verdiği Muğla’dan Ç. Esen Kaftan ile Teoman Doğu’nun bildirdiği haberinde, “Olaya bir kadının tecavüz edilmesi sebep oldu. CHP’liler meseleyi Meclise aksettirdi” diyor. 

Haberin devamına göre;

“Köyceğizin Ortaca bucağında mezhep ayrılığı yüzünden gerginlik devam ederken tarlada çalışan bir Alevî kadının kaçırılarak ırzına geçilmesi üzerine kadınlar da silâhlanmıştır.

Fevziye köyünde (...) adında bir kadın önceki gün kocasıyla beraber tarlada çalışırken (...) köyünün Sünnilerinden (...)’ın tecavüzüne uğramıştır. (...) bu tecavüz olayı Ortaca’da hemen duyulmuştur. Bu hâdise karşısında erkeklerden sonra Alevî kadınlar da silahlanmıştır. (...)” [Milliyet, 14 Haziran 1966, 1]

Haberde, ayrıca silahlı çatışma yaşandığı, Sünni bir kişinin öldüğü belirtiliyor. [ibid, 7]

20 Haziran 2026 Cumartesi

İsmail Engin : Ortaca 1966 - II

[İsmail Engin] Ali Kenanoğlu’nun, Ortaca’daki şiddet olaylarının sonucuyla ilgili “katliam” söylemine ve betimlemesine Hasan Hüseyin Dönmez ile Nami Temeltaş destek veriyor.

Kenanoğlu’nun 5 Haziran 2016’da Alevinet’te başladığı konuyu içeren değerlendirmelerinin, 10 Haziran 2016’da Evrensel’de tamamlandığı gün, Hasan Hüseyin Dönmez’in kaleme aldığı “Yakın Tarihin İlk Yarası: Unutturulan Ortaca Katliamı” başlıklı yazısı da “Datça Dayanışma – dayanışma- datca. org” portalında yayımlanıyor.

Hasan Hüseyin Dönmez, yazısında Ortaca olaylarını “devletin gizlediği ve Alevilerin dahi büyük ölçüde unuttuğu bir katliam” olarak tanımlıyor. Haziran 1966’da Muğla’nın Ortaca ilçesi ile Fevziye köyünde yaşanan gerilimin, resmî kayıtlarda arazi anlaşmazlığı olarak yer aldığını, ancak gerçekte kadınların çığlıklarını, yakılan köyleri, gasp edilen toprakları ve kayıpları barındıran bir trajedi olduğunu ileri sürüyor.

Dönmez ayrıca, ilgili literatürde olayların çok partili dönemin “ilk sivil Alevi katliamı” olarak değerlendirildiğini savunuyor:

Hasan Hüseyin Dönmez’in ileri sürdüğüne göre;

19 Haziran 2026 Cuma

İsmail Engin : Ortaca 1966

[İsmail Engin] 1966 yılında – 5-16 Haziran 1966 – Muğla’nın Ortaca ilçesinde yaşanan ve Alevi Türkmenler (Tahtacılar) ile [onlara yöneltilen şiddet hareketiyle] ilişkilendirilen toplumsal gerilim, aradan geçen altmış yıla rağmen hâlâ farklı kavramlarla anılmaya devam ediyor.

Tartışmanın merkezinde, bu toplumsal gerilimin “katliam” olarak mı, yoksa “Ortaca Olayları” olarak mı tanımlanması gerektiği sorusu yer alıyor.

Tahtacı Kültür Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Yolcu Bilginç’in 17 Haziran 2026 günü sosyal medyada;

“Tüm Alevi Kurumlarına ve Kamuoyuna Duyurulur…

Muharrem orucunun içinde bulunduğumuz bu günlerde Ortaca Katliamı diye uyduruk birtakım balon haberler yayınlayanlar var. Uyanık olalım, Tahtacı Türkmen Alevileri ile devlet arasına nefret tohumları ekmeye çalışan bu emperyalist işbirlikçileri deşifre edelim.

Alevi-Sünni düşmanlığı yaratmaya çalışan bir takım odakların paylaşımlarını buradan bildirelim birbirimize lütfen. O paylaşımlara yorum yapalım. Sünnilere (yezit) gibi hareketlere de müsade etmeyelim

Atatürk’ün Cumhuriyetinde Devlet Millet el ele bu ülkede kardeşçe yaşamak bizim gayret ve desteklerimizle mümkündür.

Ortaca Tahtacı Türkmen Alevileri üzerinden yapılmaya çalışılan profesyonel ve art niyetli provokasyonları görüyoruz, kınıyoruz.”

şeklinde dile getirdiği ve çok sayıda menfi itiraz ile müspet destek alan açıklaması, tam da bu tartışma üzerine kuruluyor.

16 Haziran 2026 Salı

İsmail Engin : Tahtacı - Türkmen Bülteni [2021 – 3]

[İsmail Engin] Ege Tahtacı Kültür Eğitim Kalkınma ve Yardımlaşma Derneği tarafından Nisan 2021’de yayımlanan Tahtacı – Türkmen Bülteni’nin üçüncü sayısı, ön ve arka kapaklar ile Musa Güneş’in kaleme aldığı “Merhaba” başlıklı editör yazısı [ibid, i] dışında 17 sayfadan oluşuyor. 

Bültenin yayın yönetmenliğini Musa Güneş üstlenirken, yayın kurulunda İsmail Gacar, Musa Güneş ve Halil Sulu da yer alıyor. 

Tam sayfa ön kapak fotoğrafı, kepeziyle “Tahtacı Türkmen Gelini”dir. Tam sayfa arka kapak fotoğrafının konusu devrilmiş ağacın kabuğunu ayıran Tahtacı kadınıdır.

Ön kapakta geleneksel kıyafetleriyle bir Tahtacı Türkmen gelininin, arka kapakta ise devrilmiş bir ağacın kabuğunu ayıran Tahtacı kadınının fotoğrafının tercih edilmesi, Tahtacı yaşamının hem kültürel hem de üretim odaklı yönlerini simgesel biçimde yansıtmaktadır.

Bülten’in 3. sayısına Filiz Kahya “Neden Devr-i Daim Olsun Diyoruz?” [ibid, 1]; İbrahim Kızıler “Tahtacı Türkmenler” [ibid, 2-3]; Sinan Kahyaoğlu “Türkmenlikte Geyik Mitosu” [ibid, 4-8]; Yolcu Bilginç “Dernek Nasıl Kuruldu?” [ibid, 10-11], Oğuz Kaplan “Balıkesir Savaştepe Kongurca Köyünde Gençlerin Cuma Akşamları” [ibid, 12] başlıklı yazılarıyla; Fatma Kırmaç Kılıç da “Saksıda Bir Avuç Toprak” öyküsüyle [ibid, 9] katkı sunmaktadır.

Ayrıca Musa Güneş’in Akçaenişli kadın şair, “Şair Soner Can ile Söyleşi”si [ibid, 13] bulunmaktadır.

Keza, okura; Musa Güneş’in hazırladığı Bergama Yerlitahtacı ve Kapukaya Köylerini içeren “Sultannevruz Kutlandı” – ki ilgili yerleşim yerlerinde “Sultannevruz eski Martın 10. günü (23 Mart) kutlanır” ,[ibid, 14] ve  Hasan Kulakoğlu’nun “Alamutlu Veli Ağa” isimli kitabını içeren “Alamutlu Veli Ağa” adlı kitap tanıtımı [ibid, 15]; Hüseyin Cılız’ın hazırladığı “Doğu Akdeniz Tahtacılar Derneği Genel Kurul Toplantısını Yaptı” [ibid, 16]; “Ayten Kaplan’ın Yayını” [ibid, 16]; “Kapukahya Mahallesinin Yeni Muhtarı” [ibid, 16]; “Kızılcapınar’da Sultannevruz Kutlandı” [ibid, 17]; “Turan Köyünde Çiçek Üretimi” [ibid, 17] başlıklı haberler verilmektedir.

9 Haziran 2026 Salı

İsmail Engin : Tahtacı - Türkmen Bülteni [2021 – 2]

[İsmail Engin] Ege Tahtacı Kültür Eğitim Kalkınma ve Yardımlaşma Derneği tarafından Ocak 2021’de yayımlanan Tahtacı – Türkmen Bülteni’nin ikinci sayısı, Tahtacı Türkmenlerinin yaşamlarına ve örgütlenmelerine ışık tuttuyor ve doğrudan ilk elden bir kaynak niteliğini kazanıyor. 

Ön ve arka kapaklar ile Musa Güneş’in kaleme aldığı “Merhaba” başlıklı editör yazısı [ibid, i] dışında 17 sayfadan oluşan bülten; makale, söyleşi, şiir, kitap tanıtımı ve haberlerle zengin bir içerik sunuyor.

Bültenin yayın yönetmenliğini Musa Güneş üstlenirken, yayın kurulunda İsmail Gacar, Musa Güneş ve Halil Sulu da yer alıyor. 

Kapakta geleneksel kıyafetleriyle bir Tahtacı Türkmen kadınının tercih edilmesi, yayının kültürel kimlik vurgusunu güçlendiriyor. 

Arka kapaktaki “Narlıdere Tarihi Cemevi” fotoğrafı ile Pir Sultan Abdal’a atfedilen deyişten “Yatarım Muhammed, kalkarım Ali / Gittiğimiz on’ki İmam yolu / Pirim Hünkâr Hacı Bektaş Veli / Hele bir yol safa geldin, desene ” dörtlüğünün yer alması, Tahtacı toplumunun Alevi-Bektaşi inanç dünyasına yapılan anlamlı bir gönderme oluyor.

Musa Güneş’in “Merhaba” başlıklı editör yazısına [ibid, i] göre, 19 şubeye ulaşan dernek yapılanmasının ilk halkasının Kemalpaşa Çınarköy Şubesi’dir.

6 Haziran 2026 Cumartesi

İsmail Engin : Tahtacı - Türkmen Bülteni [2020 – I]

[İsmail Engin] Ege Tahtacı Kültür Eğitim Kalkınma ve Yardımlaşma Derneği tarafından Ekim 2020 tarihinde yayımlanmaya başlanan “Tahtacı – Türkmen Bülteni”, Tahtacı Türkmenlerinin kültürel hafızasını, inanç dünyasını ve güncel toplumsal faaliyetlerini kayıt altına alma amacı taşıyan önemli bir yayın girişimi olarak dikkat çekmektedir.

İzmir’in Bayındır ilçesi merkezli olarak çıkarılan bülten, hem dernek faaliyetlerini duyurma hem de Tahtacı kültürüne ilişkin bilgi ve belgeleri gelecek kuşaklara aktarma işlevi üstlenmektedir.

“Tahtacı – Türkmen Bülteni”nin “Yayın Sorumlusu” Musa Güneş’tir; “Yayın Kurulu” İsmail Gacar, Halil Sulu, Deniz Macık, Mehtap Mantar, Sinan Kahyaoğlu ve Filiz Kahya’dan ibarettir.

Ön ve arka kapakları ile Bülten Yayın Sorumlusu Musa Güneş’in “Değerli okuyucumuz” ve Ege Tahtacı Kültür Derneği Genel Başkanı İsmail Gacar’ın “Çok değerli hısımlarımız” ile Sultan Yılıdz Gacar’ın “Sevgili Tahtacı büyüklerim, kardeşlerim” adlı yazıları dışında 12 sayfadır.

Ön kapağında ön planda geleneksel kıyafetleriyle 2012’de Anıtkabir’i ziyaret eden Tahtacı Türkmen kadınlarının bulunduğu “Tahtacı Türkmenler” ve arka kapağında “Hace Bektaş Veli”den “Yolumuz; İlim, İrfân ve İnsanlık Yoludur, Dönen Dönsün Ben Dönmezek Yolumuzdan” özlü sözü ve dernek iletişim bilgileri, geleneksel başlığıyla Tahtacı Türkmen kadını vardır.

İlk sayının ön ve arka kapaklarında görseller, yayının kültürel kimlik vurgusunu daha ilk bakışta ortaya koymaktadır. Görsellerle birlikte kapaklarda kullanılan yazılar, inanç ve düşünce dünyasına işaret eden sembolik bir tercih olarak değerlendirilebilir.

27 Mayıs 2026 Çarşamba

İsmail Engin : Alevilerde Kurban Bayramı

[İsmail Engin] 1998'di… "Kurban Bayramı" vardı ve bayram kutlamaları yapılırdı. Yalnızca “Pir Sultan Abdal Kültür Derneği”nde değil, Almanya dâhil birçok Alevi kurumunda da bu gelenek sürüyordu. 

Sonra tartışmalar başlatıldı. Aleviler ikiye ayrıldı: Kurban ve Bayramı vardır; yoktur diye.. Ardından da "asimilasyon[cu]" suçlamaları...

* * *

Oysa cemevlerinin yapımında ve giderlerinin karşılanmasında “kurban bağışları” ile “lokma” önemli bir yere sahipti. 

Bu tartışmaların kurban bağışlarını ne ölçüde azalttığını bilemiyorum; ancak bir gerçek var ki, bugün yaşanan finansal zorluklar önce belediyelere, ardından da devlete olan “bağımlılığı” artırdı.

9 Aralık 2025 Salı

İsmail Engin : Bademler Köyü, Susuz Yaz Filmi ve Almancılar [Video]


İsmail Engin : Bademler Köyü, Susuz Yaz Filmi ve Almancılar, 2'57'' [01.12.2025] |


“Bademler Köyü İlkokulu’na Mustafa Anarat 1928’de öğretmen olarak atanır. Köylünün okuma-yazmaya azimli olduğunu görür, onların da isteği ile 1933’de köy meydanında kısa hikayelerden derlenen Aka Gündüz’ün [Hüseyin Enis Avni, ölm. 1958] kaleme aldığı 1933'te Cumhuriyet Halk Fırkası yayınları arasında basılan 16 sayfalık köy piyesi “Yarım Osman”ı sahneler. Oyuncuların tamamı köylüdendir. “Su bizim değil mi, ne şekil istersek öyle kullanırız.” “Su toprağın kanı ağa, kimse razı gelmez.” 1961'de imzalanan anlaşma ile Türkiye'den Almanya'ya işgücü gelirken, anavatanında sansüre takılan, ilk gösterimi Haziran 1964'te Berlin Film Festivali'nde yapılan "Susuz Yaz", Altın Ayı ödülünü kazanır. Türk sinema tarihinde uluslararası ödüle değer görülen ilk filmdir. Bademler’de çekilmiştir... :

4 Mayıs 2020 Pazartesi

İsmail Engin : Bektaşi Dedikleri ve Bektaşi Üzümü

“Bektaşi Dedikleri” / Virüs müneccimlerine duyurulur... / “‘Grev’, ‘Ekmek’, ‘Özgürlük’, ‘İşçiler kardeş patron kalleş’” / Muğla Tahtacılarında “Kadın Başlığı” Pul’daydı... (1998) / Bugün perşembe, yarın cuma... / Bektaşi Üzümü 

6 Kasım 2019 Çarşamba

Tahtacılar

Tahtacılar / DİB’in eline tutuşturduğu Osman Mushaf-ı Şerifi’yle dolaşmak / Cahillikle paçozluk arasında bir yerdeyiz işte: hor görme garibi / Kaygan zeminde 

29 Mayıs 2019 Çarşamba

Zeynel Kozanoğlu [1936-2019]

Zeynel Kozanoğlu [1936-2019] aramızdan ayrıldı. “Âşık Mahzuni adlı delikanlı çok ümit verici. Kısmet olursa ondan daha ileride çok çok söz edeceğiz. Şimdilik bu kadarla yetineceğim.” [Zeynel Kozanoğlu, 1963]
İsmail Engin: Zeynel Kozanoğlu [1936-2019]
https://www.instagram.com/p/ByFtqanAF-D/
https://twitter.com/kanalkultur/status/1134095684469235717
https://ismail-engin.blogspot.com/2019/05/zeynel-kozanoglu-1936-2019.html