İsmail Engin : Tahtacılarda Cenaze ve Cenaze’de Saz, Nefes
Antropoloji, Alevi Antropolojisi, Alevi Arşivi, Almancılar, göçmenlik ve kültüre dair... | youtube.com/sanalkultur
Bu Blogda Ara
Ölüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ölüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Ekim 2020 Cumartesi
İsmail Engin : Tahtacılarda Cenaze ve Cenaze’de Saz, Nefes
Tahtacılarda Cenaze ve Cenaze’de Saz, Nefes
27 Ocak 2018 Cumartesi
Ne özlemle gelmişim ben de cihane - Tahtacılarda Mezar Kültürü - Narlıdere (2001)
![]() |
| © Foto: İsmail Engin, Narlıdere - İzmir, 2001 |
Ecel vade hepsi bahane
Nerde yaylamız tatlı obamız
Ne hüzündür şimdi yuvamız
Çare dedim hekim hemşire gözü
denedim
Ilık ılık can kalmadı dizlerim
Hatıram kalsın sizlere
şirin sözlerim
İzzet Çağatay
D.8.5.1976-Ö.12.6.1986
Ruhuna Fatiha"
25 Ocak 2018 Perşembe
Vakıf-ı esrar-ı din / Dede Zeynel Abidin - Tahtacılarda Mezar Kültürü - Narlıdere (2001)
![]() |
| © Foto: İsmail Engin, Narlıdere - İzmir, 2001 |
Vakıf-ı esrar-ı din
Dede Zeynel Abidin
Mürşt-i ağâh idi
Arif-i billah idi
Ehl-i beyte can ile
Ahd-ü hem peyman ile
Bağlı sadık can idi
Aşık-ı canan idi
Ana zat-ı Mürtezâ
Olmuş idi mukteda
Huy ile tab-ı halim
Fikrile kalbi selim
Hake verdi cismini
Terk edüp “Bey” ismini
Bism-i şah ile bu can
Zatına oldu revan
1954
Feyzioğlu Abidin
Ruhuna Fatiha
10.10.1954"
9 Haziran 2016 Perşembe
Ön-Asya Etnografyası - Mezar Kültürü: Mehmet Ali Arıkan (1999)
![]() |
| Ön-Asya Etnografyası - Mezar Kültürü: Mehmet Ali Arıkan (1945-1999) © Foto: İsmail Engin; Adatepe, Küçükkuyu, Ayvacık - Çanakkale (2015) |
D: 1945 Ö: 2.7.1999
Bu dünya fanidir.
Durmaz döner.
Her insan hayatı
birgün söner. Ben
merhum Mehmet Aliyi
hatırlarsan eğer
Ruhuna bir Fatiha
gönder. ANLADINMI"
Adatepe, Küçükkuyu, Ayvacık - Çanakkale (2015)
Koord: 26° 37' 12'' D, 39° 34' 13'' K
Adatepe: 1905'te 600 Rum nüfusu ve Kimisis tou Theotokou kilisesi vardı. [İsmail Engin - @kanalkultur]
13 Şubat 2016 Cumartesi
Ön-Asya Etnografyası - Mezar Kültürü: Abidin Kuşçu (1971)
![]() |
| Ön-Asya Etnografyası - Mezar Kültürü: Abidin Kuşçu (1892-1971) © Foto: İsmail Engin; Tahtakuşlar, Altınoluk, Edremit - Balıkesir, 2015 |
Ustalar gelsin tabutu çatsın
Terziler gelsin kefenimi biçsin
Göğsümde gök çimenler bitsin
Bitmeyince inanmaz gönlüm
Yüzüme indi kefen bezleri
Meskân oldu süzüldü elâ gözlerim
Çatılsın tabut kazılsın mezar
Kazılmayınca inanmaz gönlüm
Abidin Kuşçu
D-1892.Ö.20.12.1971 [İsmail Engin - @kanalkultur]
8 Ekim 2013 Salı
Ön-Asya Etnografyası - Mezar Kültürü: 'Rahmetli mağfur Mehmet Emin Ağa' (1785)
![]() |
| Ön-Asya Etnografyası - Mezar Kültürü: "Rahmetli mağfur Mehmet Emin Ağa" © Foto: İsmail Engin, Edremit - Balıkesir, 2012 |
Olucak ferman hak ister icabet davete /
Emrine muti olan cümle ererler izzete /
Azmedip gitti beka mülküne bir mert şeyh /
El çekip fani cihandan erdi kurbi rahmete /
Sağlığında ruz şeb ikram ederdi aleme /
Hanesinde nice kimse el sunardı nimete //
Derğa-ı mualla kapucı başılarından
Kemer ve Edremit voyvodası iken
Haç-ı şerife arzusile hasret
Dar,ı feradan dar,ı bekaya rihlet eden
Elhaç Mustafa Ağa zade
Merhum ve Mağfur el muhtaç
Rahmetli mağfur
Mehmet Emin Ağa
Ruhuna Fatiha
Camii yaptırma tarihi: 1775-1776
Sene Gurre 1201 Rumi 1785 Miladi"
30 Eylül 2013 Pazartesi
Ön-Asya Etnografyası - Mezar Kültürü: 'Derviş Mustafa Kızı Şerife Esma Hanım'
![]() |
| Ön-Asya Etnografyası - Mezar Kültürü: Derviş Mustafa Kızı Şerife Esma Hanım, © Foto: İsmail Engin, Edirne Osmanlı Dönemi Mezar Taşları, Edirne, 2012 |
H. 1249 – M. 1833
El-Fâtiha
Ah nideyim bu fenâya kıldı beni hâk-sâr /
Gençliğime doymadan itdi yerim zîr-u mezâr /
Salınub, gezer iken bir zaman âlem gibi /
Şimdi nâzik vücudum hâk’e yeksân- rüzgâr //
Merhûme Şerife Esma Hanım binti
Derviş Mustafa
Sene 1249
Ah nedeyim bu fani dünyaya bıraktı beni toz toprak içine /
Gençliğime doymadan koydu beni mezar dibine /
Salınıp gezerken bir zamanlar herkes gibi /
Şimdi nazik bedenim rüzgâra savrulmuş yerle bir gibi //
Hakkın rahmetine kavuşan Derviş Mustafa kızı
Şerife Esme Hanım ruhuna fatiha M. 1833
28 Eylül 2013 Cumartesi
Ön-Asya Etnografyası - Mezar Kültürü: Yeniçeri Mezarları - Eskiden Dergah-ı Âli Kul Kethüdası Şimdi Edirne Yeniçeri Ağası Mustafa Ağa
![]() |
| Eskiden Dergah-ı Âli Kul Kethüdası Şimdi Edirne Yeniçeri Ağası Mustafa Ağa (H. 1203 - M. 1788/89) © Foto: İsmail Engin, Edirne Osmanlı Dönemi Mezar Taşları, Edirne, 2012 |
Sabıka dergâh-ı Âlî kul kethüdası /
Olup hâliya mahrûse-i Edirne /
Yeniçerileri Ağası iken /
Vedâ-i âlem-i fâni iden /
Merhûm ve mağfûrun-leh /
Mustafa Aüa ruhiçün el-fâtiha /
Sene 1203 //
O' yaratan ve baki
Eskiden Dergâh-ı Âlî Kul Kethüdası /
şimdi Hakk'ın rahmetine kavuşan /
ve günahları bağışlanmış /
fani dünyaya veda eden /
Edirne Yeniçeri Ağası /
Mustafa Ağa ruhuna fatiha /
M. 1788/89 //
24 Eylül 2013 Salı
Ön-Asya Etnografyası - Mezar Kültürü: Mahmud kızı Emetullah (1712/13)
![]() |
| Ön-Asya Etnografyası - Mezar Kültürü: Mahmud kızı Emetullah (H. 1124 - M. 1712/13), © Foto: İsmail Engin, Edirne Osmanlı Dönemi Mezar Taşları, Edirne, 2012 |
Bir civan-ı nazenin meskenidir bu mezar /
Eylemiş nazik tenin hâkiyle yeksân rûzigâr //
... kaddin bükülsün nâ-murâd itdin beni /
Ben murâda ermiş iken târumar ettin beni //
Unutma ölümü daim ana dur /
Bugün bana ise yarın sanadır //
Emetullah binti Mahmud ruhuna fatiha
Sene 1124
* * *
Genç ve nazenin bir kızın meskenidir bu mezar /
Nazik tenini yerle bir etmiş rüzgâr //
Boyun devrilsin senin, bıraktın muradsız beni /
Ben muradıma ermişken tarumar ettin beni //
Unutma ölümü sürekli hazırlıklı ol ona /
Bugün banaysa yarın sana //
Mahmud kızı Emetullah ruhuna fatiha
M. 1712/13
19 Eylül 2013 Perşembe
Ön-Asya Etnografyası - Mezar Kültürü: Vurdu Felek Sillesini - Tahtacılarda Mezar Kültürü - Bademler
![]() |
| © Foto: İsmail Engin, Bademler, Urla - İzmir, 1999 |
"Veda Dünya Veda Eşim
Kara Topraktır En Son Yerimiz
Bitti Dünyada Benim Her İşim
Üç Oğlumuz Vardı Bir de Kızımız
Böyle İmiş Alın Yazımız
Neydi Niyetimiz Neydi Sözümüz
Bundan Gerisini Gayri Sen Düşün
Derdime Dediler Beyin Tümörü
Rabbim Bu Kadar Vermiş Bana Ömrü
Ebedi Ayrılık Allahın Emri
Bir Anıttı Bu Mezar Taşım
Mehmet Eşi
Bahar Varol
Ruhuna Fatiha
D. 1927
Ö. 26.1.1988"
* * *
"Vurdu Felek Sillesini
Ne Olduğum Bilemedim
Ben Kendime Gelemedim
Aksi Döndü Benim Çarkım
Bir Çocuktan Yoktur Farkım
Ölmek Değil Benim Korkum
Ben Hanemde Kalamadım"
* * *
"Yaşamak!
İnsanlık, Kardeşlik,
Sevgi ve Dostuksa
Sen Otuzyediyıl
Dopdolu Yaşadın,
Güngör Ağa
R. Fatiha
D. 9.2.1951
Ö. 4.3.1988
Güngör Varol" [İsmail Engin]
![]() |
| © Foto: İsmail Engin, Bademler, Urla - İzmir, 1999 |
10 Eylül 2013 Salı
Ön-Asya Etnografyası - Mezar Kültürü: Ah Ölüm - Tahtacılarda Mezar Kültürü - Bademler
[İsmail Engin] "Ah Ölüm
Emanettir ruh bedende,
Tecelli etti ilk ademde
Ne gelende ne gidende
Ne ararsan hepsi sende
Arama kusurunu kimsenin
Noksanı kendinde ara
Sev gönlünce kurdu,
kuşu insanı.
Özünü hakka bağla
Ruhuna Fatiha
Yılancıklı
Hızır Eşi
Ayşe Yavaş
D. 1900 - Ö. 2.12.1985
* * *
"Uz idim toz oldum
Yaz idim güz oldum
Yandım Yandım köz oldum
En sonunda buz ettin felek
Ana, baba kardaş var
geride
Oyuncaklarım kaldı ötede beride
Mustafalar bile olsa
ileride
Yine de göç yükümü
Tez ettin felek...
İbrahim Oğlu
Mustafa Çalışkan
Ruhu Şad Ola
1962 - 64"
* * *
"Dünya varmış
Mal servet
Varmış neyime
Yıllarca
Doktor
Gezdim
Derman
Bulmadım
Derdime
Bu zalim
Kanserden
Sığındım
Rabbime
Yarab
Zahmetin
Lütfeyle
Ölen din
Kardeşler
Güllü .M
Balyan
14.12.965"
* * *
"Babamıza
Beş evlâdı
Ve anaları
Kooperatifçi
Mustafa Baran
Ruhuna Fatiha
1898 - 1953
10 Kasım" [İsmail Engin]
Emanettir ruh bedende,
Tecelli etti ilk ademde
Ne gelende ne gidende
Ne ararsan hepsi sende
Arama kusurunu kimsenin
Noksanı kendinde ara
Sev gönlünce kurdu,
kuşu insanı.
Özünü hakka bağla
Ruhuna Fatiha
Yılancıklı
Hızır Eşi
Ayşe Yavaş
D. 1900 - Ö. 2.12.1985
* * *
"Uz idim toz oldum
Yaz idim güz oldum
Yandım Yandım köz oldum
En sonunda buz ettin felek
Ana, baba kardaş var
geride
Oyuncaklarım kaldı ötede beride
Mustafalar bile olsa
ileride
Yine de göç yükümü
Tez ettin felek...
İbrahim Oğlu
Mustafa Çalışkan
Ruhu Şad Ola
1962 - 64"
* * *
"Dünya varmış
Mal servet
Varmış neyime
Yıllarca
Doktor
Gezdim
Derman
Bulmadım
Derdime
Bu zalim
Kanserden
Sığındım
Rabbime
Yarab
Zahmetin
Lütfeyle
Ölen din
Kardeşler
Güllü .M
Balyan
14.12.965"
* * *
"BabamızaBeş evlâdı
Ve anaları
Kooperatifçi
Mustafa Baran
Ruhuna Fatiha
1898 - 1953
10 Kasım" [İsmail Engin]
9 Eylül 2013 Pazartesi
Akçaeniş Tahtacılarında Ölü Gömme Geleneği
[İsmail Engin] İnsan, belirli bir "kültür çevresi"nde dünyaya gelir, gelişir ve ölür. Bireyin kimliği, bu "kültür çevresi"nde oluşur. "Kültür çevresi", bu anlamda bireye kimlik kazandıran bir işlevi üstlenmiştir. Daha doğmadan, doğacak çocuğun adı çerçevesinde yapılan tartışmalar ve ad belirleme, onun kültürel kimliğinin şekillenmeye başlamasının birer göstergeleridir. Cinsiyet rollerinin nasıl olmasının gerektiği ve buna bağlı olarak hangi renkte elbiselerin giydirileceğinin tasarlanması, hep kültürel kimlikle ilgili işlemleri içermektedir. Bu anlamda birey, özgür değildir.
Bireyin belirli bir "kültür çevresi"nde, ait olduğu kültüre özgü davranış kalıplarını kazanması, bütün yaşamı boyunca süregelen bir süreçtir. Bu anlamda ünlü Fransız etnoloğu Arnold van Gennep (1909)'in "rites de Passage" olarak belirli dönemlere ayırıp sistemleştirdiği söz konusu süreç, bireyin yaşamındaki üç önemli dönemi kapsamaktadır: Doğum, evlenme ve ölüm. Her dönem, bir bölük âdet, tören ve dinî ile büyüsel işlemlerden oluşmaktadır [1]. Nasıl ki bireyin adını belirleme özgürlüğü, ait olduğu "kültür çevresi" içerisinde yoksa -kimi ender durumlarda birey yine kültürel olarak reşit kabul edildiği yaşta ya da bu yaştan sonra adını kültürce kabul edilen normlar çerçevesinde değiştirebilmektedir- geleneksel toplumlarda öldükten sonra bireyin nasıl gömüleceğine ilişkin özgür bir seçim hakkı da bulunmamaktadır. Kaldı ki, bireyin herhangi bir konuda yapabileceği seçim ile ilgili hakkı, yine "kültür çevresi" tarafından belirlenmektedir.
Yaşamın üç önemli döneminde bireyin kültürel seçiciliği ya da seçimi, genelde evlenmeyle ilgili dönem için söz konusu olabilmektedir. Ancak, bu dönemde bile seçim, bireyin kazandığı kültürel kalıplar yoluyladır. O halde, bireyin en fazla özgür olarak kendini hissedebileceği dönem, evlenme dönemi olmasına karşın, yine de kültür başat unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Yaşamda bireyin kültürel seçiciliğinin hiç olmadığı bir dönem, doğum ile ilgili dönemdir. Burada, tamamen "kültür çevresi" işin içindedir. Özellikle geleneksel toplumlarda, bu döneme üçüncü geçiş dönemi olan ölüm ile ilgili dönem de eklenmektedir. Burada ele alınacak konu ölümle ilgili dönemden yalnızca ölü gömme geleneğinin ortaya konulmasıdır. "Kültür çevresi" olarak ise, genel anlamda Alevi bir topluluk olan "Tahtacılar"a özgü "kültür çevresi" seçilmiştir. Ancak, "Tahtacı kültür çevresi" oldukça geniş bir coğrafi alanı kapsadığından [2], söz konusu çevre daraltılarak Antalya Elmalı'nın Akçay Bucağına bağlı bir Tahtacı köyü olan Akçaeniş, ölü gömme geleneği açısından ele alınmıştır [3].
Bireyin belirli bir "kültür çevresi"nde, ait olduğu kültüre özgü davranış kalıplarını kazanması, bütün yaşamı boyunca süregelen bir süreçtir. Bu anlamda ünlü Fransız etnoloğu Arnold van Gennep (1909)'in "rites de Passage" olarak belirli dönemlere ayırıp sistemleştirdiği söz konusu süreç, bireyin yaşamındaki üç önemli dönemi kapsamaktadır: Doğum, evlenme ve ölüm. Her dönem, bir bölük âdet, tören ve dinî ile büyüsel işlemlerden oluşmaktadır [1]. Nasıl ki bireyin adını belirleme özgürlüğü, ait olduğu "kültür çevresi" içerisinde yoksa -kimi ender durumlarda birey yine kültürel olarak reşit kabul edildiği yaşta ya da bu yaştan sonra adını kültürce kabul edilen normlar çerçevesinde değiştirebilmektedir- geleneksel toplumlarda öldükten sonra bireyin nasıl gömüleceğine ilişkin özgür bir seçim hakkı da bulunmamaktadır. Kaldı ki, bireyin herhangi bir konuda yapabileceği seçim ile ilgili hakkı, yine "kültür çevresi" tarafından belirlenmektedir.
Yaşamın üç önemli döneminde bireyin kültürel seçiciliği ya da seçimi, genelde evlenmeyle ilgili dönem için söz konusu olabilmektedir. Ancak, bu dönemde bile seçim, bireyin kazandığı kültürel kalıplar yoluyladır. O halde, bireyin en fazla özgür olarak kendini hissedebileceği dönem, evlenme dönemi olmasına karşın, yine de kültür başat unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Yaşamda bireyin kültürel seçiciliğinin hiç olmadığı bir dönem, doğum ile ilgili dönemdir. Burada, tamamen "kültür çevresi" işin içindedir. Özellikle geleneksel toplumlarda, bu döneme üçüncü geçiş dönemi olan ölüm ile ilgili dönem de eklenmektedir. Burada ele alınacak konu ölümle ilgili dönemden yalnızca ölü gömme geleneğinin ortaya konulmasıdır. "Kültür çevresi" olarak ise, genel anlamda Alevi bir topluluk olan "Tahtacılar"a özgü "kültür çevresi" seçilmiştir. Ancak, "Tahtacı kültür çevresi" oldukça geniş bir coğrafi alanı kapsadığından [2], söz konusu çevre daraltılarak Antalya Elmalı'nın Akçay Bucağına bağlı bir Tahtacı köyü olan Akçaeniş, ölü gömme geleneği açısından ele alınmıştır [3].
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















