Bu Blogda Ara

Video etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Video etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Haziran 2026 Cumartesi

İsmail Engin : Alevi Kimdir? İnanç, Kimlik ve Uygulama Üzerine Bir Değerlendirme [Video]

İsmail Engin : Alevi Kimdir? 2'56'' [12.06.2026]

https://youtube.com/shorts/O0R7PbvcpwU

İnanç, Kimlik ve Uygulama Üzerine Bir Değerlendirme

"Alevi kimdir?" İnsan kendini nasıl tanımlıyorsa odur. Her şeyden önce Alevi, Aleviliğe inanan kişidir. İnancın öğrettiği ahlaki ilkeleri benimseyen, eline, diline ve beline sahip olandır. Günümüzde Alevilik; anası ve babası Alevi olanı da kapsıyor, anası ya da babası Alevi olanı da. Ana ve babası Alevi olmadığı halde kendisini Alevi hisseden ve Aleviliği seçenler de bulunuyor. Yoksa, talibin dedeye bağlanmasının başka izahı kolay değil. Ancak, Alevi olma sadece kimlik beyanıyla sınırlı değil.

12 Haziran 2026 Cuma

İsmail Engin : Alevi-Bektaşi Geleneğinde Ejder Motifi: Nefisle Mücadelenin Sembolü [Video]


İsmail Engin : Alevi-Bektaşi Geleneğinde Ejder Motifi: Nefisle Mücadelenin Sembolü, 2'53'' [07.06.2026] 

https://youtube.com/shorts/Ca7U64UJztc

"Bektaşi menâkıbnâmelerinde ejderle mücadele eden, ejder kılığına giren ya da asasını ejdere dönüştüren velilere sıkça rastlanır. Bu anlatılar, fiziksel bir güç gösterisinden çok manevi olgunlaşmanın ve içsel dönüşümün sembolik ifadesidir. Takriben 17. ve 19. yüzyılla tarihlenen figüratif benzer iki yazı resimde Hacı Bektaş Veli ve Sarı Saltık bir ejder üzerinde oturmaktadır... Bu figüratif tarz esas itibarıyla ilktir; çünkü ejderle mücadele ilke iken, ejder artık zararsızlaştırılmış ve kontrol edilebilir bir hale getirilmiştir."

6 Mayıs 2026 Çarşamba

İsmail Engin : Kakava [Video]


İsmail Engin : Kakava, 2'50'' [05.05.2026] 

https://youtube.com/shorts/k7kGTwYpCq0

Trakya’nın kadim geleneği Kakava, yalnızca bir eğlence değil; belleğin, kimliğin, birlikte yaşama kültürünün canlı bir ifadesi olarak her yıl yeniden hayat buluyor; kişisel hatıranın ötesinde, kuşaklar arası aktarılan kültürel mirasın izlerini taşıyor:

17 Mart 2026 Salı

İsmail Engin : Tarihçinin Popülerliğe Uzanan Yolculuğunda İlber Ortaylı [Video]


İsmail Engin : Tarihçinin Popülerliğe Uzanan Yolculuğunda İlber Ortaylı, 2'57'' [17 Mart 2026]

Onu basit bir polemik figürü gibi görmek zor. Farklı coğrafyaların kaynaklarını doğrudan inceleyebilen tarihçi olarak akademik ağırlığı inkâr edilemiyor. Muhalif çevreleri de az değil : Sol çevreler, etno - dinciler | micro - milliyetçiler [aşiretçiler], Kürd milliyetçileri, Arap Alevileri, gayri resmî tarihin - ideolojinin resmî tarihçileri - ideologları, kimi İslamcılar – tarikatçılar, sert eleştiriler yöneltiyor. Atatürkçü ve Türkçü çevrelerle bazı muhafazakâr milliyetçi gruplar arasındaysa sahipleniliyor. Fakat, Ortaylı’nın düşünsel konumu, bu kalıplara da kolayca sığmıyor; Atatürkçülüğü net bir ideolojik çerçeveye oturtulamıyor:

16 Şubat 2026 Pazartesi

İsmail Engin : Almancılar - İki Vatan Arasında Bir Sahne: Emine Sevgi Özdamar'ın Karagöz in Alamania'sı ve Göçün Tiyatrosu [Video]

İsmail Engin : Almancılar - İki Vatan Arasında Bir Sahne: Emine Sevgi Özdamar'ın Karagöz in Alamania'sı ve Göçün Tiyatrosu, 2'52'' [12 Şubat 2026]


1986 yılında Schauspiel Frankfurt’ta sahnelenen “Karagöz in Alamania”, yalnızca bir tiyatro oyunu değil; Almanya’daki göç deneyiminin sahnedeki poetik ve politik karşılığı olarak dikkat çekiyor. Oyun, yüzeyde bir yol hikâyesi gibi görünse de, derininde kimlik, aidiyet ve dil üzerine sert bir toplumsal eleştiri barındırıyor. Özdamar, burada yalnızca bireysel bir hikâye anlatmıyor; sistemin göçmeni nasıl tanımladığına, ölçtüğüne ve sınıflandırdığına da ayna tutuyor. Oyunda göçmen, sürekli kapı eşiğinde bekleyen bir unsur olurken; bu eşik hâli, dilde de kendini gösteriyor: Ne tam ana dil, ne tam ev sahibi ülkenin dili. "Karagöz in Alamania”, 1980’lerin göç tartışmalarını aşan bir güncelliğe sahip. Avrupa’da kimlik, entegrasyon ve çokkültürlülük meselelerinin yeniden hararetlendiği bir dönemde, Özdamar’ın metni hâlâ sorular sormaktadır: Bir kapıdan girip çıkarken dil ve dile ne oluyor? Kimlik nasıl dönüşüyor? İki vatan arasında insan nerede duruyor?" :

12 Şubat 2026 Perşembe

İsmail Engin : Alevilerde Hızır [Video]

İsmail Engin : Alevilerde Hızır, 1'35'' [12 Şubat 2025]


Ḫiżir – Ḫiżr ya da χiḍr yahut el-Hıdır veya el-Hadr; O ki: Trakya'da Izır, Dersim'de Xızır, genelde Hızır, her yerde hazır ve nazır... Herkesin ocağına uğrasın; darda kalanın carına yetişsin Hızır. Bozatlı Hızır yoldaşınız ve yardımcınız olsun.. Yolunuz düşerse Samandağ'a, ziyaret edin Hz. Hızır Türbesi'ni veyahut Makamı'nı orada.. “Azattır fenâdan geçen Âb-ı hayattan su içen Zulmetin kapısın açan Hızır-sıfat velî gerek Emir halîfe derilen Tâlibe erkân sürülen Bin bir sıfatta görünen Şah Hatâyi Alî gerek” : tam versiyonu için : İsmail Engin : Alevilikte ve Alevilerde Hızır , 10'34'' [12 Şubat 2025] https://youtu.be/t02rgzUMqJk

6 Şubat 2026 Cuma

İsmail Engin : Enternasyonalizm mi, Aşiretçilik mi? [Video]


İsmail Engin : Enternasyonalizm mi, Aşiretçilik mi?, 2'55'' [03.02.2026]


etno-din[i] temelli bir kimlik siyaseti ve iktidar formu... :

2 Şubat 2026 Pazartesi

İsmail Engin : Şah İsmail - Kimlik Tartışmalarının Öznesi [Video]

İsmail Engin : Şah İsmail - Kimlik Tartışmalarının Öznesi, 2'49'' [30.01.2026]


Son dönemde “Rojavayê” ve “Kobanê” adları yüksek sesle telaffuz edilmeye başlanınca, hele ki kimi Alevi çatı örgütleri de “Rojavayê” ve “Kobanê” (Ayn el-Arab) için harekete geçince, ve bazıları da sokağa çıkınca Türkiye’de tuhaf bir refleks devreye girdi: Tarih sahneye çağrıldı. Ve sahneye çağrılan ilk isim de Şah İsmail oldu. Soru tanıdık: Şah İsmail Kürd müydü, Türk müydü? Tartışma hızla iki cepheye ayrıldı. Bir taraf “Kürd'tü” dedi, diğer taraf “Türk”:

30 Ocak 2026 Cuma

İsmail Engin : Alevi Tarihi – Alevilikte Dönüşüm .. Tartışmalardan Kurumsallaşmaya Uzanan Süreç [Video]

İsmail Engin : Alevi tarihi – Alevilikte Dönüşüm .. Tartışmalardan Kurumsallaşmaya Uzanan Süreç, 2'56'' [28.01.2026]


- sınıfsız toplum idealinden idareci sınıfına - "son yıllarda Ocaklar çözülür, dernek ve vakıf örgütlenmelerine dönüşürken Alevi kurumlarında “Başkanlar dönemi” olarak adlandırılabilecek bir değişim de yaşanıyor. Aleviliğe özgü yapıda Ocak, “Dede” ve talip kavramları, yeni dönemdeyse Dernekler, “Pir”ler “Başkanlar” ve Dernek üyeleri ortaya çıkıyor. O güne kadar görülmeyen “Başkanlık” ve yönetim kurulu görevleri; hatta “Onursal Başkan” unvanları oluşuyor. Ve bu durum Alevilikte tarihsel olarak bulunmayan bir idareci sınıfını ve kadrolaşma sürecini beraberinde getiriyor. Yeni – farklı yapı, 'tüzük Aleviliği' olarak adlandırılan kurumsal modelin sonucu.. Gelinen nokta; Aleviliğin, tüzükler aracılığıyla devletle kurumsal bağ kurarak hukuki ve fiili adaptasyon sürecine işaret ediyor."

25 Ocak 2026 Pazar

İsmail Engin : Cemevi - Bir Mekândan Fazlası [Video]


İsmail Engin : Cemevi - Bir Mekândan Fazlası, 2'59'' [25.01.2026]


"'Cemevi' kavramı ilk kez ne zaman kullanıldı? (...) (...) Cemevleri bu dönemde çoğaldı. Ama bir sorun vardı: Cemevleri, yürütmenin de etkisiyle ibadethane olarak değil, dernek ya da vakıf binası olarak tanımlandı. Tabelalarda 'Kültür Derneği', 'Kültür Merkezi', 'Cem Kültür Derneği' yahut 'Cem Kültür Merkezi' yazması da bu yüzden. Bir yanda cem yapılıyor, öte yanda resmî olarak 'ibadet yokmuş' gibi davranılıyordu. Günümüzde halen 'Cemevi Kültür Derneği' veya 'Cemevi ve Kültür Merkezi' kaydına rastlanılmakla birlikte artık doğrudan 'Cemevi' deniliyor. Esasen, Türkiye’nin değişik yerlerinde “dede evi”, “dede damı”, “ meydan evi”, “cem damı”, “baba evi”, “mürebbi evi” ... olarak adlandırılmaktaydı. “Cemevi” kavramınaysa (...) rastlanıyor" :

20 Ocak 2026 Salı

İsmail Engin : Ali Ekber Çiçek’te Haydar Haydar - Alevi Belleğinde Bir Kayıt Sorunu [Video]

İsmail Engin : Ali Ekber Çiçek’te Haydar Haydar - Alevi Belleğinde Bir Kayıt Sorunu, 2'52'' [19.01.2026]


Usta sanatçı Ali Ekber Çiçek, 26 Nisan 2006’da aramızdan ayrılmıştı. Almanya’daki Alevi toplumu içinde çerağların uyanışına katkılarıyla anılan Çiçek, ardında güçlü bir müzikal miras bıraktı. Ancak bu miras, uzun yıllardır üzerinde durulmayan bir hususu da beraberinde getiriyor: “Haydar Haydar” deyişindeki söz değişikliğini. 1928’de aramızdan ayrılan Âşık Sıdkı Baba, nefesinde “on dört yıl” ifadesini kullanıyor. Buna karşın, Ali Ekber Çiçek’in yaygın olarak bilinen yorumunda “on dört bin yıl”a bürünüyor. Bu durum, rastlantısal değil, bilinçli bir tercih. Zira, Ali Ekber Çiçek’in erken dönem kayıtlarında deyişi, özgün haliyle seslendirdiği, değişikliğin yahut revizyonun daha sonraki yorumlarda ortaya çıktığı, zamanla kalıcılaştığı görünüyor. Ve, 1988 yılında Can Etili tarafından TRT adına notaya alınan eserde resmîyet kazanıyor. “Ondört Bin Yıl Gezdim (Haydar)” adıyla eser, 8 Temmuz 1988 tarihinde TRT Müzik Dairesi Yayınları Türk Halk Müziği Repertuarı’na, Sıra No: 3193 ile dahil ediliyor. Böylece, Âşık Sıdkı Baba’nın “on dört yıl”ı, bir devlet kurumu aracılığıyla, repertuar kaydıyla “on dört bin yıl” olarak resmî kayıtlara aktarılıyor :

18 Ocak 2026 Pazar

İsmail Engin : Almancılar ve Almanya'da Arabeskleşme yahut Almanya'ya Taşınan Arabesk [Video]

İsmail Engin : Almancılar ve Almanya'da Arabeskleşme yahut Almanya'ya Taşınan Arabesk, 2'59'' [15.01.2026]

1960’lı yıllarda çıktık yola. Bir de ad taktılar: “Almancı” - “Yeni döviz kaynağı.” Rakamdık. Çalışacak, para gönderecektik. Gittik. Makine gibi çalıştık. Ama insandık. Yıllar geçti. Geldiğimiz noktada, politik tercihlerimiz bile “makbul” bulunmuyor. Orada – burada vatandaşlık haklarımızı kullanmak, rahatsızlık yaratıyor : “Hor görme garibi”. “Tutumlu olun, paranızı orada harcamayın, vatana gönderin” dediler. Yetmedi; nasıl tasarruf edeceğimizi, hangi şirkete yatırım yapacağımızı anlattılar. Kimimiz elimizde avucumuzda ne varsa, o vaatlere bağladı. Sonuç? Çoğunlukla kaybedilen ömür, sıfırlanan hayattı. Üryan kalanlar : “Kader”. “Yaktın beni dünya.” Dönmek istedik, dönemedik. Çaresiz yeniden başladık. Soran olmadı : Bu insanlar nasıl yaşıyor? Örneğin, dil bilmeden, derdini anlatamadan hastane koridorunda, hasta olduklarında ne yapıyorlar?” Şanslıydı kendini anlatabilenler. Anlatamayanların, işi Allah’a ve şifacı niyetine muskacılara kalmıştı :

14 Ocak 2026 Çarşamba

İsmail Engin : Biz Müslüman değiliz Aleviyiz, Genellemesi [Video]

İsmail Engin : Biz Müslüman değiliz; Aleviyiz' Genellemesi, 2'56'' [13.01.2026]


Birey, neye inanıyorsa ve kendini nasıl tanımlıyorsa odur; buna itiraz edilemez. Sorun, bireysel kimlik beyanının bir inanç topluluğunun tamamına teşmil edilmesi, o topluluk adına konuşulmasıyla başlıyor. Herkes kendi algısını merkeze alıyor; “ben böyleyim, o halde sen de böyle olmak zorundasın” diyerek başkalarını da kendi algılamasının içine yerleştiriyor, bunu şablonlaştırıp farklı düşünenleri dışlıyor. * * * Söz konusu tartışma, bugün ortaya çıkmadı; arkasında yıllara yayılan süreç var. Kurumun resmî programıyla yöneticilerinin kamuoyuna yansıyan söylemleri arasındaki derin uçurum da cabası. Yazılı programı başka şey söylerken, yöneticiler zaman zaman bunun tam tersini dile getirebiliyor. Programın, “üyeleri”ni kimlik anlamında bu şekilde konumlandırmadığı; İslam dinini kendine göre Sünni inancın dışında yorumladığını vurguladığı aslında açık. Buna rağmen, programa aykırı görüşlerin kurum içinde dile getirildiği izlenimi seziliyor. O hâlde; ya program değişmeli ya da söylem :

11 Ocak 2026 Pazar

İsmail Engin : Murtaza Demir (1950 – 9 Ocak 2025) [Video]

İsmail Engin : Murtaza Demir (1950 – 9 Ocak 2025), 2'57'' [10.01.2026]


Alevi hareketinin öncü isimlerindendir. Murtaza Demir, yarım yüzyıla yaklaşan mücadelesi boyunca Alevilerin örgütlenmesi, görünürlük kazanması ve hak taleplerinin kamusal alanda dile getirilmesi için yılmadan çalıştı. Bundan dolayı, Devlet Güvenlik Mahkemelerinde ve ağır ceza mahkemelerinde yargılandı. 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta düşünce ve sanat insanlarının yakılarak katledildiği Madımak Katliamı’ndan sağ kurtuldu. Madımak Oteli’nin müze yapılması talebini kamuoyuna ilk kez dile getiren Murtaza Demir oldu. Bu çağrı, 10 Temmuz 1993 tarihli Cumhuriyet gazetesinde “Madımak Oteli utanç müzesi oluyor” başlığıyla yer aldı :

8 Ocak 2026 Perşembe

İsmail Engin : Ferdi Tayfur [Video]

İsmail Engin : Ferdi Tayfur, 2'50'' [05.01.2026]

https://youtube.com/shorts/39x3DW5tPYg

Ferdi Tayfur yahut Ferdi Tayfur Turanbayburt, ünlü arabesk sanatçısı. 1945’te doğdu, film ve dublaj sanatçısı Ferdi Tayfur’un adı kondu. 2 Ocak 2025’te aramızdan ayrıldı. Şarkı sözü yazarlığı yaptı; filmler çekti, senaristti, yönetmendi, oyuncuydu. Minareci, Türküola ve Uzelli; onun tanınmasına büyük katkı yapmıştı. 1975-1980 arasında 9 kez altın plak ödülü aldı. “Bırak Şu Gurbeti”, “Almanya Treni”, “Seyyah Oldum”, “Bitmeyen Çile”… Alamancıların dilindeydi. Keza, Denzlingen’de, “Aile filmlerinin garantisidir” mottosuyla çalışan Türk-Kan video ve film stüdyosunda hazırlanmış “Derbeder” [1977], “Yuvasız Kuşlar” [1979], “Boynu Bükük” [1980], “Olmaz Olsun” [1981] gibi videodaki [VHS] filmlerini izler, mendiller elimizde ağlardık. Yani, sıkı bir Kral Ferdi’ciydik :

İsmail Engin : Maraş 1909’dan 1978’e ve TBMM'de Maraş’78 [Video]

İsmail Engin : Maraş 1909’dan 1978’e ve TBMM'de Maraş’78, 2'58'' [19.12.2025]


19 - 26 Aralık 1978'de olan Maraş'taki “insanlık suçu”nun devamı, 20 Aralık 1979'da Hatay'da tekrarlanmaya çalışılıyordu. 20 Ocak 1980'de İzmir'de meydana gelen TARİŞ olayları sonucunda, 20 Şubat 1980'de Hatay ve İzmir'de de “Sıkıyönetim” uygulamasına geçildi. Bunlar 12 Eylül'e giden yolda önemli birer dönemeçti... Ancak, Maraş’taki katliam, aynı zamanda Almanya’da örneğin 1979 Ocak ayında Alevilerin de protesto amacıyla Berlin'de sokaklara çıktığı, Alevi örgütlenmesine giden sürecin belli bir dönüm noktasını oluşturuyordu. Oysa, Maraş 1978'den önce Maraş 1909 vardı. O da "farklı bir dini gruba" [Ermenilere] yönelmişti. Sarayaltı Çarşısı'nda başlayan, Göksun ve Pazarcık'ta da vuku bulan hususlar, "Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi Belgelerinde kayıtlı :

İsmail Engin : Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu AK Parti Raporu'nda Aleviler [Video]

İsmail Engin : Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu AK Parti Raporu'nda Aleviler, 2'37'' [19.12.2025]

https://youtube.com/shorts/Z1mwoe4dzoM

- "Alevi Çalıştayları", "Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı" yanı sıra "Nusayriler" vurgusu - Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) 19 Aralık 2025 tarihli, 60 sayfalık raporunda “Alevi” kavramına yalnızca dört kez yer verildiği görülüyor. Söz konusu ibarelerin tamamı, raporun “AK Parti Döneminde Atılan Tarihi Adımlar” başlığı altında yer alıyor. 2009 yılında Alevilerin temel sorunlarının gündeme taşınması ve kalıcı çözümler üretilmesi amacıyla “Alevi Çalıştayları”nın düzenlendiği hatırlatılıyor. Raporda, söz konusu çalıştayların Türkiye’de kimlik temelli siyaset anlayışının tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik bir çabanın parçası olduğu vurgulanıyor. Alevi Çalıştayları sürecinin, 20 Ekim 2022’de AK Parti tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunulan kanun teklifiyle yeni ve somut bir boyut kazandığı belirtilen raporda, bu sürecin sonucunda 2022 yılında Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kurulduğu bilgisine yer veriliyor. AK Parti Raporu'nda “Alevi” vurgusu sınırlı, "Nusayriler" vurgusu ise dikkat çekiyor:

19 Aralık 2025 Cuma

İsmail Engin : Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu CHP Raporu'nda Aleviler [Video]


İsmail Engin : Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu CHP Raporu'nda Aleviler, 2'59'' [18.12.2025]


CHP raporuna göre; inanç merkezleri kapsamında, Hacı Bektaş Veli Dergâhı gibi tarihî ve inançsal mekânların yönetimi, Alevi kurumlarına, onların uygun göreceği üst yapılara veya yerel yönetimlere devredilmelidir. Zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersinin mevcut içeriği, İslamın belirli bir yorumu merkez alıyor ve AİHM kararlarına aykırıdır; Dinler Tarihi ve Din Sosyolojisi temelinde yeniden yapılandırılmalı; tarafsız ve karşılaştırmalı olmalıdır. Raporda, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı da ele alınıyor; Kültür Bakanlığı’na bağlı Başkanlığın, yanlış uygulamaları, Alevi toplumunun itirazları ve işlevsizliği nedeniyle kapatılması ve kurumsal ihtiyaçların Alevi örgütleriyle birlikte belirlenmesi gerektiği dile getiriliyor. Raporda, devletin inançlar karşısında tarafsızlığı; Aleviler için tam eşit yurttaşlık ilkesinin hayata geçirilmesi önceleniyor. Ancak, rapordaki şu - haklı - talebin uygulaması, mevcut Alevi kurumlarının yapısı nedeniyle zor görünüyor: Hacı Bektaş Veli Dergâhı gibi tarihî ve inançsal mekânların yönetiminin Alevi kurumlarına, onların uygun göreceği üst yapılara veya yerel yönetimlere devredilmesi... :

17 Aralık 2025 Çarşamba

İsmail Engin : Devlet Bahçeli'de ve Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu MHP Raporu'nda Aleviler [Video]


İsmail Engin : Devlet Bahçeli'de ve Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu MHP Raporu'nda Aleviler, 2'50'' [16.12.2025]


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 14 Ekim 2025’te TBMM’de yapılan MHP Grup Toplantısı’nda Aleviliği “Alevi-İslam” anlayışı içinde konumlandıran bir söylem benimsedi. Mezhep ayrımlarını reddeden Bahçeli, Müslüman ve Türk kardeşliği vurgusu yaparak Cemevlerinin ibadethane olarak tanınması gerektiğini dile getirdi. Hatırlatmak gerekir ki, 1989’da Hamburg’da yayımlanan “Aleviliğin Yeri” bildirgesi de Aleviliği İslam içi bir yorum olarak tanımlamıştı. Bahçeli’nin kullandığı dil, bu bildirgede şekillenen “Alevi-İslam” yaklaşımıyla örtüşüyor. Benzer bir söylem, daha önce Cem Vakfı’nda ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2023’te yayımladığı “Alevi.” başlıklı videoda da görülmüştü. MHP’nin Alevi açılımı, Aleviliği İslam içi kabul eden bir ideolojik zemin üzerinde şekilleniyor; Alevilerle ilgili temel problemler, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda yer bulmuyor:

16 Aralık 2025 Salı

İsmail Engin : Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Dem Parti Raporu'nda Aleviler [Video]

İsmail Engin : Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Dem Parti Raporu'nda Aleviler, 2'51'' [14.12.2025]

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu için DEM Partisi tarafından hazırlanan 99 sayfalık rapor, 10 Aralık 2025 tarihinde sunuldu. Raporda “Aleviliğe” on iki kez atıf yapılıyor. Alevi – Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı'na değinilmiyor. Alevilerin, inanç merkezlerinin, bu toplulukların sivil örgütlenmelerine yerel yönetimler aracılığıyla devredilmesi ve bu merkezlerin korunması güvence altına alınması gerektiği ifade ediliyor Kamusal alanda Alevi inancına mensup bireylerin üst düzey görevlerde adil temsilini sağlayacak pozitif ayrımcı önlemlerin hayata geçirilmesinin, toplumsal barışa katkı sunacak somut adımlar arasında yer aldığı kaydediliyor: