Bu Blogda Ara

Alevi Açılımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Alevi Açılımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2026 Cuma

İsmail Engin : 49 Sayfada Bir Kez Anılmak, Hiç Konuşulmamak - Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu'nda Aleviler

[İsmail Engin] 18 Şubat 2026 tarihli "Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu", ekleri hariç 49, ekleriyle birlikte 107 sayfa.

Başlığındaki iddia büyük:

Millî dayanışma, kardeşlik ve demokrasi!

Metnin satır aralarına bakıldığındaysa, bu iddialı çerçevenin Türkiye'nin inançsal ve kültürel çoğulluğunu ne ölçüde kapsadığı ciddi bir soru işareti olarak karşımıza çıkıyor.

Raporda "Alevi" sözcüğü, ekler hariç bölümde yalnızca bir kez geçiyor. O da "Türk-Kürt Kardeşliğinin Tarihi Kökleri ve Kardeşlik Hukuku" başlığı altında, 28. sayfada:

"Bu coğrafyanın Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni ve diğer tüm kesimleri, on yıllar boyunca süregelen acıların ve çatışmaların tekrarına rıza göstermemektedir."

Bu ifade, Alevileri bir özne olarak değil; Türk, Kürt, Arap gibi etnik kimliklerle aynı düzlemde, fakat inanç kimliği olarak anmakla birlikte, Alevilerin tarihsel deneyimlerine, taleplerine, hak arayışlarına ya da kamusal alandaki yapısal sorunlarına dair tek değerlendirme içermiyor.

49 sayfalık ana metinde Alevilik, bir toplumsal-siyasal başlık olarak ele alınmıyor.

Ekler bölümünde de durum farklı değil.

8 Ocak 2026 Perşembe

İsmail Engin : Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu AK Parti Raporu'nda Aleviler [Video]

İsmail Engin : Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu AK Parti Raporu'nda Aleviler, 2'37'' [19.12.2025]

https://youtube.com/shorts/Z1mwoe4dzoM

- "Alevi Çalıştayları", "Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı" yanı sıra "Nusayriler" vurgusu - Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) 19 Aralık 2025 tarihli, 60 sayfalık raporunda “Alevi” kavramına yalnızca dört kez yer verildiği görülüyor. Söz konusu ibarelerin tamamı, raporun “AK Parti Döneminde Atılan Tarihi Adımlar” başlığı altında yer alıyor. 2009 yılında Alevilerin temel sorunlarının gündeme taşınması ve kalıcı çözümler üretilmesi amacıyla “Alevi Çalıştayları”nın düzenlendiği hatırlatılıyor. Raporda, söz konusu çalıştayların Türkiye’de kimlik temelli siyaset anlayışının tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik bir çabanın parçası olduğu vurgulanıyor. Alevi Çalıştayları sürecinin, 20 Ekim 2022’de AK Parti tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunulan kanun teklifiyle yeni ve somut bir boyut kazandığı belirtilen raporda, bu sürecin sonucunda 2022 yılında Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kurulduğu bilgisine yer veriliyor. AK Parti Raporu'nda “Alevi” vurgusu sınırlı, "Nusayriler" vurgusu ise dikkat çekiyor:

19 Aralık 2025 Cuma

İsmail Engin : Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu CHP Raporu'nda Aleviler [Video]


İsmail Engin : Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu CHP Raporu'nda Aleviler, 2'59'' [18.12.2025]


CHP raporuna göre; inanç merkezleri kapsamında, Hacı Bektaş Veli Dergâhı gibi tarihî ve inançsal mekânların yönetimi, Alevi kurumlarına, onların uygun göreceği üst yapılara veya yerel yönetimlere devredilmelidir. Zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersinin mevcut içeriği, İslamın belirli bir yorumu merkez alıyor ve AİHM kararlarına aykırıdır; Dinler Tarihi ve Din Sosyolojisi temelinde yeniden yapılandırılmalı; tarafsız ve karşılaştırmalı olmalıdır. Raporda, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı da ele alınıyor; Kültür Bakanlığı’na bağlı Başkanlığın, yanlış uygulamaları, Alevi toplumunun itirazları ve işlevsizliği nedeniyle kapatılması ve kurumsal ihtiyaçların Alevi örgütleriyle birlikte belirlenmesi gerektiği dile getiriliyor. Raporda, devletin inançlar karşısında tarafsızlığı; Aleviler için tam eşit yurttaşlık ilkesinin hayata geçirilmesi önceleniyor. Ancak, rapordaki şu - haklı - talebin uygulaması, mevcut Alevi kurumlarının yapısı nedeniyle zor görünüyor: Hacı Bektaş Veli Dergâhı gibi tarihî ve inançsal mekânların yönetiminin Alevi kurumlarına, onların uygun göreceği üst yapılara veya yerel yönetimlere devredilmesi... :

17 Aralık 2025 Çarşamba

İsmail Engin : Devlet Bahçeli'de ve Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu MHP Raporu'nda Aleviler [Video]


İsmail Engin : Devlet Bahçeli'de ve Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu MHP Raporu'nda Aleviler, 2'50'' [16.12.2025]


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 14 Ekim 2025’te TBMM’de yapılan MHP Grup Toplantısı’nda Aleviliği “Alevi-İslam” anlayışı içinde konumlandıran bir söylem benimsedi. Mezhep ayrımlarını reddeden Bahçeli, Müslüman ve Türk kardeşliği vurgusu yaparak Cemevlerinin ibadethane olarak tanınması gerektiğini dile getirdi. Hatırlatmak gerekir ki, 1989’da Hamburg’da yayımlanan “Aleviliğin Yeri” bildirgesi de Aleviliği İslam içi bir yorum olarak tanımlamıştı. Bahçeli’nin kullandığı dil, bu bildirgede şekillenen “Alevi-İslam” yaklaşımıyla örtüşüyor. Benzer bir söylem, daha önce Cem Vakfı’nda ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2023’te yayımladığı “Alevi.” başlıklı videoda da görülmüştü. MHP’nin Alevi açılımı, Aleviliği İslam içi kabul eden bir ideolojik zemin üzerinde şekilleniyor; Alevilerle ilgili temel problemler, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda yer bulmuyor:

16 Aralık 2025 Salı

İsmail Engin : Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Dem Parti Raporu'nda Aleviler [Video]

İsmail Engin : Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Dem Parti Raporu'nda Aleviler, 2'51'' [14.12.2025]

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu için DEM Partisi tarafından hazırlanan 99 sayfalık rapor, 10 Aralık 2025 tarihinde sunuldu. Raporda “Aleviliğe” on iki kez atıf yapılıyor. Alevi – Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı'na değinilmiyor. Alevilerin, inanç merkezlerinin, bu toplulukların sivil örgütlenmelerine yerel yönetimler aracılığıyla devredilmesi ve bu merkezlerin korunması güvence altına alınması gerektiği ifade ediliyor Kamusal alanda Alevi inancına mensup bireylerin üst düzey görevlerde adil temsilini sağlayacak pozitif ayrımcı önlemlerin hayata geçirilmesinin, toplumsal barışa katkı sunacak somut adımlar arasında yer aldığı kaydediliyor:

14 Ekim 2025 Salı

İsmail Engin : MHP’nin Alevi Açılımı ve 1989 Aleviliğin Yeri Bildirgesi - Alevi İslam Çerçevesinin İzinde Yeni Bir Yönelim

[İsmail Engin] Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) Alevi açılımı ve bu kapsamda Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin son açıklamaları, Alevi örgütlerinin önemli bir kısmını hazırlıksız yakaladı.

Bahçeli’nin çıkışı, özellikle “Alevi-İslam” kavramını önceleyen bir yaklaşımla dikkat çekiyor.

MHP lideri, mezhep temelli ayrılıkları reddederek şu ifadeleri kullanıyor:
"(...) Alevi-Sünni bloklaşmasını siyasi ve ideolojik dürtülerle süreklilik içinde tahrik ve tahkim etmeye kalkışan Türk ve İslam muhaliflerinin kara kampanyasıdır. (...)
Bir defa şu hususu açık yüreklilikle söylemek mecburiyetindeyim:
İşin özünde hepimiz Müslüman değil miyiz?
Hepimizin Allah’ı bir, Peygamberi bir, kitabı bir, kıblesi bir, itikadı bir değil mi?
Hepimiz Türk milletinin onurlu ve şerefli mensupları değil miyiz?
Aramıza duvar örmek, set çekmek, aşılmaz bariyerler dikmek için satıhtaki yapay etnik ve mezhebi ayrılıklar kimi mihraklar tarafından silah gibi kullanılmadı mı? (...)
Yetmedi mi maruz kaldığımız sosyal ve siyasal maliyetler?
Yetmedi mi yanlış anlamalar ve peşin hükümler? (...)
Gönül rahatlığıyla, vicdan huzuruyla, dahası samimiyetle diyorum ki, hem Alevi’yiz, hem Sünni; hepsinden evveli de Müslüman Türk milletiyiz. (...)
Alevi İslam inancına mensup kardeşlerimiz bizim canımız, can beraberimizdir.
Onların her sorunu bizim de sorunumuz, onların her isteği bizim de isteğimizdir.
Aleviliği asıl mecra ve muhtevasından kopartıp inanç ve kültür alanından çıkartanlar, bundan tehlikesi siyasi mevzi haline dönüştürmeye çalışanlar büyük bir yanlışın failleridir.
Cami ne kadar bizimse Cemevi de bizimdir.
Cem de bizim, semah da bizim, imanın ve İslam’ın mükellefiyetleri de bizimdir.
Tabulara sığınmanın, suni gerginlikleri ve korkuları diri tutmanın, insan ve inanç haklarına kapalı durmanın hiçbir sonu ve sonucu yoktur.
Geldiğimiz bu aşamada diyeceğim şudur: Cemevinin ibadethane olarak tescili hususunda atılgan olmak, engelleri birer birer kaldıracak irade cesaretini sergilemek gerekmektedir.
Alevi İslam inancına mensup kardeşlerimizin Cemevini ibadethane olarak görmelerine anlayış ve saygı duymak lazımdır. (...)"
Bu açıklamalar, MHP’nin “Müslüman ve Türk kardeşliği” temelinde bir söylem geliştirdiğini; Alevi toplumunu bu eksende kapsama çabasında olduğunu gösteriyor.

Tarihsel Zemin: 1989 “Aleviliğin Yeri” Bildirgesi

MHP'nin bugünkü söylemi, 1989 yılında Almanya’daki Hamburg Alevi Kültür Grubu tarafından düzenlenen “Alevi Kültür Haftası” çerçevesinde yayınlanan “Aleviliğin Yeri” bildirgesini hatırlatıyor.

13 Ekim 2025 Pazartesi

İsmail Engin : Türkiye Barış Konferansı – Berlin 2025

[İsmail Engin] Geçtiğimiz günlerde Alevi camiasında iki önemli gelişme, dikkat çekici tartışmalara yol açtı:

İlk olarak, hükümete muhalif yayın politikasıyla bilinen Tele1 televizyon kanalının ve Alevi kimliğiyle öne çıkan sahibi Merdan Yanardağ’ın, Alevilerin bir kesimine yönelik eleştirel değerlendirmeleri gündeme geldi. Açıklamaların ardından bazı çatı örgütleri hızla bir kınama bildirisi yayımladı. RTÜK, bu gelişmeler üzerine, Tele1 hakkında ivedilikle inceleme - soruşturma başlattı. Öte yandan, aralarında Alevi toplumunun tanınmış isimlerinin de bulunduğu bir grup da Yanardağ’a destek vermek amacıyla imza kampanyası yürüttü.

İkinci olay, sanatçı Erdal Erzincan’ın ibadet diliyle ilgili yaptığı bir değerlendirme üzerine patlak verdi. Erzincan, bu açıklamaları nedeniyle tehditler aldığını belirtmek zorunda kaldı. Serçeşme ile bağlantılı sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamalarla ortam yatıştırıldı.

Bu tartışmaların gölgesinde, DEM Partisi, CHP ve EMEP’ten siyasetçilerin yanı sıra Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) ve BAT temsilcilerinin katılımıyla Berlin’de bir Cemevi’nde “Sözümüz Var” temasıyla "Türkiye Barış Konferansı – 2025" düzenlendi.

Yeni Dönemin Ana Aktörleri

2025 itibarıyla Türkiye siyasetinde alışılmadık bir denge şekilleniyor. Daha önce “terörist” veya “ayrılıkçı” olarak nitelendirilen bazı figürler artık “âkil” ya da “kurucu önder” sıfatlarıyla anılıyor. Bu dönüşümün sembol isimlerinden biri, İmralı’daki hükümlü.

İmralı'daki hükümlü, Serxwebûn dergisinin Mayıs 2025’te yayımlanan 521. sayısında, 25 Nisan tarihli “Perspektif” başlıklı yazısında Kürdlüğü ve Kürd sorununu ele alırken Alevilik ve Dersim üzerine yaptığı açıklamalarla yalnızca siyasi değil, kültürel ve tarihsel zeminde de radikal bir yeniden tanımlama sürecinin sinyallerini veriyor.

12 Ekim 2025 Pazar

İsmail Engin : DEM ve MHP

[İsmail Engin] DEM ve MHP iki parti de gayet doğal olarak Alevilere yönelik politikalar yürütüyor.

Politikaları doğrultusunda ayrı ayrı Cemevleri açıyor veya açılmasına fiili destek veriyorlar.

Biri Kürd, diğeri Türk tabanıyla..  Ve yeni Kürd açılımının da paydaşları. 

* * *

Kısaca: 

1) DEM Parti Milletvekili aynı zamanda Garip Dede Dergahı Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı. 

2) Keza, TBMM'de "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu" üyesi. 

- Bilindiği üzere ilgili komisyonun bir dinamik gücü MHP.. ve diğer dinamik gücü DEM Parti; komisyonda ortak çalışıyorlar. -

3) Garip Dede Dergahı Vakfı, aynı zamanda Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE) üyesi. 

4) Diğer taraftan ADFE, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun da bir parçası ve Türkiye'de belli başlı çatı örgütleriyle işbirliği içerisinde, paydaş kurum.

* * *

Hacıbektaş Halk Platformu, 

MHP inisiyatifle Hacıbektaş'ta yapılan Horasan Erenleri Dergahı Cemevi'ni bir "asimilasyon" politikasının vücut bulmuş hali olarak görüyor. 

Platform, ADFE'nin paydaşı Alevi Bektaşi Federasyonu ile mealen bir bildiride buluşuyor; yahut ortak bir bildiri kaleme alıyor.

Yayınlanan bildiride, 

"Alevilik Satılık Değildir! Alevilik bir oy deposu değildir."

dendikten sonra konu hakkında yapılan değerlendirmede şu husus vurgulanıyor:

"Hacıbektaş’ta yapılan bu girişimi inanç merkezimize yönelik bir siyasal işgal hamlesi, Alevi ve Bektaşi kimliğini asimile etme ve kontrol altına alma çabası"

Özetle :

Türkiye Alevi Federasyonu ve Garip Dede Dergahı Vakfı ile söz konusu vakfın Yönetim Kurulu Başkanı DEM Milletvekili

8 Ekim 2025 Çarşamba

İsmail Engin : Baydemir'den Bahçeli'ye - Aleviler Siyasi Arenanın Malzemesi Olurken...

[İsmail Engin] Önceden belirteyim : Bu siyasetin doğasında var ve siyasi davranış da her insanın yapısında..

Ve bundan ne Aleviler ne Sünniler ne de diğerleri muaf.
CHP ve DP seçmenleri, Birlik Partisi arasında da Alevileri içeren bu tür siyasi eğilimler ve seçimlerde oy gidiş gelişleri, kayışları söz konusuydu.
* * *
2011'de Diyarbakır'da Diyarbakır Kültür ve Cemevi Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak’ın katılımıyla açıldı.
Alevi örgütlerinin tepe noktalarındaki önemli başkanları bu açılışa iştirak etti.
Gülten Kışanak :
"bu cemevinin açılışıyla Seyit Rıza'nın ve Mazlum Doğan'ın ruhu şad oldu"
dedi.
O sıralarda, Diyarbakır'da ana yollardan birine Şeyh Said bulvarı isminin verilmesi de 29/11/2011 tarihinde 274 sayılı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi kararıyla Osman Baydemir döneminde alındı..
* * *
HDP'nin Alevi politikasının şekillenmesine, Diyarbakır'da 2013 yılında yapılan "Kürdistan 1’inci Alevi Konferansı" önemli bir destek sundu.

27 Ağustos 2025 Çarşamba

İsmail Engin : Cumhuriyet ve Alevi - Kim Devlet Alevisi, Kim Devlet Alevisi Değil? - Alevi Açılımı [Video]

İsmail Engin : Cumhuriyet ve Alevi - Kim Devlet Alevisi, Kim Devlet Alevisi Değil? - Alevi Açılımı, 2'54'' [27.08.2025]

https://youtube.com/shorts/XJdMh4eZMAs

Cumhuriyet geldi, bir inanç dikti devletin bağrına: Adı konmadı, ama belli; imamı atandı, müftüsü tayin edildi, okulu kuruldu, sonra dersi zorunlu kılındı. Bir din… devletin resmi harcında yoğrulan, kanunla şekillenen, cami minaresinden konuşan. Ve Alevi... dışında bırakıldı bu sistemin. ama serbest de kılınmadı; ibadet edenler, mahkeme kapılarında sayıldı. Kimi cezalandırıldı, kimi susturuldu, kimi tarihten silinmekle tehdit edildi. Devlet mühür vurmadı şecerelere, Ocakların ocağına su serpti. Zaviyeler kapandı, vergiden düşen imtiyaz kalktı. "Alevi, sen artık hürsün," dediler, ama bir zindanın içindekine:

İsmail Engin : Üçüncü Cumhuriyet ile Aleviliğe a-politik ve a-poletik bir bakış - Bir seyr-i sülûk türküsü [Video]

İsmail Engin : Üçüncü Cumhuriyet ile Aleviliğe a-politik ve a-poletik bir bakış - Bir seyr-i sülûk türküsü 2'59'' [26.08.2025]

https://youtube.com/shorts/AICygg6que4

- Alevi Açılımı - Zamanın rüzgârı değişti. Siyasetçi artık "devlet adamı", mapushane sakini ve âkili ise "kurucu önder"... Hep birlikte Âkil adam masasında, Devletle yan yana, kol kola omuz omuza kararlar alınıyor. Birinci Cumhuriyet? Şimdilerde sadece arşiv tozlarında, "yasakçı", "soykırımcı", "kara bir leke"... görülüyor. Kurucuları, eskimiş bir haritanın kenarına kara kalemle iliştirilmiş notlar gibi; unutulmaya mahkûm; biriktirilmiş, içselleştirilmiş öfkelerin objesi olarak hatırlanıyor. Gayri resmi, ve fakat tarihçi olmayan tarihçilerin, ikinci Cumhuriyet tartışmalarına giden süreçte, Çepniler Karadeniz havzası ahalisi, Karadeniz’in öte yüzü; Tahtacılar, İranî söylencenin halkası, Hâce Bektaş da Vefai, devletin gölgesinde boy vermiş Nazenin Bektaşiler, birer "Türk-İslâmcı" olarak yeni bir dosyaya kaydediliyor. Babailer mi? Onlar, yok hükmünde, silinmiş mürekkep gibi. Beyefendinin kara kaplı defterinden düşmüş eski bir isim:

17 Ağustos 2025 Pazar

İsmail Engin : Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri'nde Sessizliğin Yankısı [Video]



İsmail Engin : "Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri'nde Sessizliğin Yankısı", 2'57'' [15.08.2025]

https://youtube.com/shorts/HBxTCpq2t4o

Bir isim, bir tören, bir ödül… Bunlar semboldür. ama sembollerin ne zaman konuştuğunu bilmek gerekir. Alevilik, bir kelimede değil; bir yolculukta saklı. Yol, Erenlerindir!

Ancak, “Yol” hâlâ bizim mi, yoksa birilerinin projelendirdiği bir güzergâh mı?

Hacı'dan Hace'ye, Hace'den "Hacı" Bektaş Veli adına, ödül törenine..

Tören, programıyla bir fikrin evrimi mi, yoksa bir görüşün çözülüşü mü?

Yahut tam tersine bir başka açıdan da "pirincin içindeki beyaz taşlar" metaforunun, etkinlik programındaki isimlerle çökmesi mi?

Kim nerede duruyor, neyi savunuyor puslu havada belirsiz:

21 Temmuz 2025 Pazartesi

İsmail Engin : Ulus Devletin Ruhuna El-Fatiha mı? [Video - Yazı]

 

İsmail Engin : Ulus Devletin "Ruhuna El-Fatiha" mı? 2'49'' [21.07.2025]

https://www.youtube.com/shorts/FwaXV2JBumo

[İsmail Engin] Cumhurbaşkanlığı yardımcılığına biri Alevi, diğeri Kürt olan iki ismin getirilmesi, yüzeyde kapsayıcı ve çoğulcu bir siyasal jest gibi görünebilir.

Ancak, bu tür atamalar, "pozitif ayrımcılık" görüntüsü altında, kimlik temsili üzerinden işleyen "simgesel bir mühendislik" olarak da okunabilir.

21 Ocak 2024 Pazar

İsmail Engin : Kimi Geleneksel Alevilerin Yeni Kurumu...

[İsmail Engin] 14 Ekim 2022 günü facebook duvarımda, "Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı"na giden sürecin kavramsal ayağı "geleneksel Alevilik"... başlıklı yazımı yayınlamıştım. Yazı aşağıdaki şekildeydi:

“Aleviliğin İslam içi anlayışı, kendini "kadim" olarak konumlandıran İslam dışı anlayışından ayırt etmek için ["köy Aleviliği" yerine] "geleneksel Alevilik" kavramına sıkı sıkıya sarıldı. - aslında "Alevi geleneği yahut gelenekleri" geçerli olanıdır -

Bu kavramlaştırmanın [yani "geleneksel Alevilik"] Aleviliği inançtan çıkarıp "kültüre indirgediğini" ve yanı sıra modernite karşısında da kendini konumlandırdığını [ve aslında böylece günü de yakalayamadığını] yine defaatle bu duvarda kaydettim.  - içten içe kızanlar da çok oldu -

Dahası Aleviliği ve Alevileri içeren "popüler kültür" örneklerini sayısız bir şekilde paylaştım: çatalından kaşığına, sigarasından çakmağına ve kibritine, anahtarlığından kolyesine ... tişörtünden kahve fincanına ... - kimse de nedir diye sormadı -

Hükümetin Alevi Açılımı'nın temel dayanağının bu kavram üzerine yani "kültür" kavramı üzerine oturtulacağı uzun zaman öncesinden belliydi. - ikazlarım anlaşılmak dahi istenmedi -

Bugün, kendini "geleneksel Alevi" olarak konumlandıranların "bir kısmı", ki onlar Aleviliğin İslam içi anlayışının savunucularıdır ve hatta temsilcileridir -, Hükümetin "Kültür ve Turizm Bakanlığı" bünyesinde oluşturacağı "Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı" kurumuna eklemlenmekte ve bu kuruma sahip çıkmaktadır.

Bununla birlikte, Aleviliğin İslam içi anlayışının önemli bir kesimi de dahil, değişik Alevi kesimlerince [bu kuruma ve ona eklemlenmeye] yapılan temel eleştiri, "kültür" kavramına yönelmekte ve sorulmaktadır:

"Biz kültür müyüz?" - evet, Alevi kültüründen söz edilebilir; ama inanca dayalı olarak; tıpkı "İslam kültürü", "Hıristiyanlık kültürü" ... vb. gibi -

Aşağıya Aleviliğin İslam içi anlayışında rastladığım ve yine Aleviliğin inanç kodlarını içeren ve son derece güçlü bulduğum bir itirazı "anonimleştirerek" ekliyorum...”

“Ben şahsen şah kulu dergahında olan söylemlere hicde hic katılmıyorum kültür bakanlığına bağlanmak istemiyoruz biz ehlibeyte bağlıyız”

Anonimleştirdiğim bu görüş, ilim adamı kisvesini kuşanmış kimileri tarafından istismar edilerek, nedense bana mâl edildi.

* * *

Bu vesileyle kısa değinmeler yapayım:

"Geleneksel Alevilik" [ve buradan hareketle "Geleneksel Alevi"] kavramı, moderniteye ve sonrasına kapalıdır. Öte yandan, "gelenek", bir inanç değildir. "Töre"ye giden yolun köşe taşlarını oluşturur. Ancak, inancın muhtevasını taşıyan veya ondan etkilenen, onu etkileyen "gelenek"[ler] vardır. "İnancın geleneği"den söz edilebilir.

12 Temmuz 2020 Pazar

4 Temmuz 2020 Cumartesi

4 Şubat 2020 Salı

İsmail Engin : Ticari Alevilik ve DİB’te Muhtemel Bir Alevi Dairesi?

Ticari Alevilik / herşey yolundaymış... / bu nasıl bir öfkedir ve bitmeyen nedir? / bakmayın siz ona / “Guten Morgen” sayın bay eşit başkan... / ne prestij baskıymış? / DİB’te muhtemel bir Alevi Dairesi?