İç kapak boş bırakılmış; künyeye ve “İçindekiler” bölümüne ise üçüncü sayfada yer verilmiştir.
Paris merkezli yayımlanan derginin künyesinde, yayımcı kuruluşun Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu olduğu belirtilmektedir. Federasyon adına derginin sahibi ve genel yayın yönetmeni Servet Demir, yazı işleri müdürü ise Cemil Coşkun’dur. Baskının Köln’de gerçekleştirildiği de künyede ifade edilmektedir. [ibid, 3]
Dergide; Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Sekreteri Cemil Coşkun’un “Avrupa Parlamentosu’nda Alevi Sempozyumu Yapıldı...” başlıklı yazısı [ibid, 4], FUAF Başkanı Servet Demir’in “Avrupa’da Alevi Örgütlenmeleri Neden İhtiyaçtır?” başlıklı değerlendirmesi [ibid, 7-9], Prof. Irène Mélikoff’un “Anadolu Aleviliği ve Bektaşilik” başlıklı konuşması [ibid, 10-12], AABF Başkanı Turgut Öker’in “AABF’nin Tarihi” başlıklı yazısı [ibid, 13-16], Avrupa Parlamentosu Yeşiller Partisi milletvekili Ozan Ceyhun’un “Aleviler Avrupa Parlamentosu’nda Bir Gerçeği Dile Getirdi: Türkiye ve Avrupa Birliği İlişkilerinde Karşılıklı Dürüstlüğe İhtiyaç Var!” başlıklı değerlendirmesi [ibid, 17-18], CHP Tokat Milletvekili Şahin Ulusoy’un “Türkiye’de Alevilik ve Kimi Sorunları” başlıklı yazısı [ibid, 19-20], Pir Sultan Abdal Derneği Genel Başkanı Necati Yılmaz’ın “Türkiye’de Alevilerin Durumu ve İstemleri” başlıklı metni [ibid, 21-23] ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ali Doğan’ın “Türkiye’deki Alevilerin Konumu ve Laiklik Üzerine” başlıklı yazısı [ibid, 24-25] yer almaktadır.
Bunların yanı sıra, imzasız yayımlanan “Avrupa Parlamentosu Alevileri Konuk Ediyor! – 6-7 Mayıs 1999 Strasbourg / Fransa –” başlıklı metin [ibid, 5-6] ile gazete kupürlerinden oluşan “Basına Yansıyanlar” bölümü [ibid, 26] de okuyucuya sunulmuştur.
Cemil Coşkun’un verdiği bilgilere göre, Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu’nun girişimiyle 6-7 Mayıs 1999 tarihlerinde Strasbourg’daki Avrupa Parlamentosu’nda bir “Alevi Sempozyumu” düzenlenmiştir. Ozan Ceyhun ve Ali Yurttagül’ün ev sahipliğinde gerçekleştirilen sempozyuma Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu ile Avusturya, Hollanda, İsviçre ve İngiltere’deki Alevi federasyonları da destek vermiştir. Sempozyuma federasyon temsilcilerinin yanı sıra Irène Mélikoff, Ozan Ceyhun, Kasım Yeşilgül; Almanya Sosyal Demokrat Parti temsilcisi Walter Schultz, ÖDP adına Erdoğan Alkan, Avrupa Birliği nezdindeki Türkiye Daimi Temsilcisi Şevki Mütevellioğlu ile Fransa’daki Sosyalist Parti, Komünist Parti, Yeşiller Partisi ve Radikal Sol Parti temsilcileri katılmıştır. Türkiye’den ise Necati Yılmaz, Ali Doğan, Prof. Fuat Bozkurt, Arif Sağ, Şahin Ulusoy, Esat Korkmaz ve Ali Yıldırım sempozyumun katılımcıları arasında yer almıştır. [ibid, 4]
Ozan Ceyhun’un öncülüğünde Avrupa Parlamentosu’nda iki gün süren sempozyum kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Başbakanı ve ilgili bakanlarının da katılması hâlinde konuşma yapmalarının planlandığı belirtilmiştir. [ibid, 6]
Program dört oturumdan oluşmaktadır:
İlk oturumda Irène Mélikoff, Servet Demir, Necati Yılmaz ile Avrupa Parlamentosu’nda grubu bulunan partilerin temsilcileri, milletvekilleri, sendikacılar ve Türkiye’den siyasi parti temsilcilerinin konuşmaları öngörülmüştür. “Alevilik ve Bektaşilik” başlıklı oturumda Fuat Bozkurt, Attila Erden, Esat Korkmaz ve Ali Yıldırım; “Türkiye’de Alevilerin Konumu, Laiklik ve Demokrasi İstemleri” başlıklı oturumda Ali Doğan, Arif Sağ ve Şahin Ulusoy; “Avrupa’da Alevilerin Konumu, Göçmenlik ve Uyum Politikaları” başlıklı oturumda ise Turgut Öker, Kasım Yeşilgül, Cemil Coşkun, Yusuf Güneş, Hulusi Yıldız, Hasan Kılıç, Mustafa Düzgün, Saniye Kılıç ve Gülten Uğur konuşmacıdır. [ibid, 6]
Prof. Irène Mélikoff, “Anadolu Aleviliği ve Bektaşilik” başlıklı konuşmasına [ibid, 10-12] şu ifadelerle başlamaktadır:
“Benden, Anadolu Aleviliği ve Bektaşiliği konusunda, konuşma istendi. Alevilik ve Bektaşilik birbirinden ayrılmaz. Zira, her ikisi de Türk halk İslamlığı olgusuna dayanır.
İki akım, Bektaşi Dervişleri ve Tarikatına adını veren bir halk ulusu olan Hacı Bektaş’a çıkmaktadır. Öyle olduğu için de Hacı Bektaş Türk halk İslamının temsilcisi ve simgesi oldu.
Aynı kökenden gelen bu iki akım, ortak özlerini koruyarak, inançları, gelenekleri, törenleri ve Hacı Bektaş’ı kutsamaları alanlarında asırlar sürecinde farklılaştı. Aleviler Anadolu’da kalırken, Bektaşiler, özellikle Trakya’da ve Balkanlar’da yaygınlaştılar...” [ibid, 10]
AABF Başkanı Turgut Öker ise “AABF’nin Tarihi” başlıklı konuşmasında [ibid, 13-16], 17 Ocak 1991’de yedi derneğin bir araya gelmesiyle “Almanya Alevi Cemaatleri Federasyonu”nun kurulduğunu; 1992’de yeni katılımlarla birlikte federasyonun adının “Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu” olarak değiştirildiğini belirtmektedir. [ibid, 13]
Öker’e göre, Avrupa’daki Alevi örgütlenmesinin kökeni,“Yurtseverler Birliği” adıyla kurulan derneklerin 1979’da federasyonlaşmasına kadar uzanmaktadır. Ancak bu süreç, 1983 sonrasında önemli ölçüde kesintiye uğramıştır. 1986’dan itibaren Mainz, Frankfurt, Dortmund, Köln, Heilbronn, Stadtallendorf, Hamburg, Berlin, St. Pölten, Duisburg, Münih ve Stuttgart gibi şehirlerde kurulan Alevi-Bektaşi dernekleriyle birlikte Avrupa’daki örgütlenme yeni bir ivme kazanmıştır. [ibid, 13]
Turgut Öker, AABF’nin Türkiye’ye yönelik taleplerini oluşturan paketi şu ifadelerle açmaktadır:
“Alevilik, yasal ve Anayasal olarak tanınmalıdır. İnançsal ve ulusal azınlıkların hakları ‘Azınlıklar Yasası’ ile garanti altına alınmalıdır.” [ibid, 16]
“FUAF – Muhabbet Özel Sayısı”, Avrupa Birliği bağlamında Alevilerin ve özellikle diaspora Alevilerinin örgütlenme süreçlerini, temel taleplerini, tartışma alanlarını ve kurumsal yapılanmalarını sistemli ve kapsamlı biçimde ortaya koyan önemli yayınlardan biri olarak değerlendirilebilir. | @ismailenginhd [22.05.2026]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder