Bu Blogda Ara

2 Haziran 2026 Salı

İsmail Engin : Ben Varım, Çünkü Biz Varız - Koen Vanmechelen’in Ubuntu Yorumu

[İsmail Engin] Belçikalı çağdaş sanatçı Koen Vanmechelen, sanatın bilim, felsefe ve toplumla kesiştiği noktada ürettiği çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Antropolojiden biyoetiğe, insan haklarından biyokültürel çeşitliliğe uzanan geniş bir ilgi alanına sahip olan sanatçı, özellikle “melezleşme” kavramı üzerinden yaşamın çeşitliliğini ve karşılıklı bağımlılık ilişkilerini sorguluyor.

2021 yılında gerçekleştirdiği Ubuntu adlı otoportresi, bugün Galleria degli Uffizi koleksiyonunda yer alıyor. Eserde sanatçı, kendisini bir şaman figürü olarak sunuyor. Tüyler ve doldurulmuş tavuk parçalarından oluşan bir palto giyen Vanmechelen, kırılgan Murano camından yapılmış kabile maskesinin ardından izleyiciye bakıyor. Hem maske hem de kostüm, algıyı bozarak kimlik, aidiyet ve ötekilik üzerine düşünmeye davet ediyor.

Sanatçının çalışmalarında tavuk ve yumurta figürleri yıllardır merkezi bir sembol olarak öne çıkıyor. Bu imgeler aracılığıyla bilimsel, etik ve felsefi meseleleri birbirine bağlayan Vanmechelen, yaşamın sürekliliğini sağlayan çeşitliliği ve farklılıkların bir araya gelmesinden doğan gücü görünür kılıyor.

İsmail Engin : Şark’a Özgü Bir Siyasetçi Kemal Kılıçdaroğlu – 2 : DSP’nin yıldızları arasında aktif siyasete ilk adımı

[İsmail Engin] Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki (CHP) resmi özgeçmişine göre Kemal Kılıçdaroğlu, 1948 yılında Tunceli’nin Nazımiye ilçesinde doğdu. 1971 yılında Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nden mezun olduktan sonra Maliye Bakanlığı’nda göreve başladı. Kamu bürokrasisinde uzun yıllar çeşitli görevlerde bulundu. Gelirler Genel Müdürlüğü’nde daire başkanlığı ve genel müdür yardımcılığı yaptı. 1991 yılında Bağ-Kur Genel Müdürü, 1992 yılında ise Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) Genel Müdürü oldu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda müsteşar yardımcılığı görevini üstlendi. 1994 yılında Ekonomik Trend Dergisi tarafından “Yılın Bürokratı” seçildi. Ocak 1999’da kendi isteğiyle SSK Genel Müdürlüğü görevinden emekliye ayrıldı.

Aktif siyasete geçiş süreci

Kılıçdaroğlu’nun 18 Nisan 1999 tarihindeki “Genel Seçimler” için aktif siyasete geçiş sürecine ilişkin dönemin gazete arşivlerinde yer alan haberler, emeklilik kararının siyasi bir hedefle bağlantılı olduğu yönündeki değerlendirmeleri gündeme getiriyor.

Sabah gazetesinin 9 Ocak 1999 tarihli ve Şamil Tayyar imzalı “Çiller’e karşı kardeş Yılmaz” başlıklı haberinde, Kılıçdaroğlu “DSP’nin yıldızları” arasında gösteriliyor ve milletvekili aday adayı olmaya hazırlandığı belirtiliyor; onun henüz SSK Genel Müdürlüğü görevinden ayrılmadan önce siyasi kulislerde adının anıldığını ortaya koyuyordu.

1 Haziran 2026 Pazartesi

İsmail Engin : Şark’a Özgü Bir Siyasetçi Kemal Kılıçdaroğlu - I

[İsmail Engin] 78’liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can, 19 Ağustos 2024 tarihinde Independent Türkçe’de yayımlanan “Dersim, Cumhuriyet devrindeki ayaklanmalardan ibaret değil” başlıklı yazısına şu ifadelerle başlıyor:

“Yıl 1986... Kemal Kılıçdaroğlu Siyasete atılmadan önce bir dönemin Dışişleri Bakanı, şu anda hayatta olmayan İhsan Sabri Çağlayangil ile ikamet ettiği Yalova’da röportaj yapıyor. Kılıçdaroğlu tarihin o zamanlarında Süleyman Demirel ile iyi ilişkiler içinde ve Demirel’in önem verdiği önemli bürokratlar arasında. Çağlayangil ile en netameli bir konuyu konuşabilmesi, buna Demirel’e yakın iş insanlarından Cavit Çağlar’ın eşlik etmesi durumu açıklıyor.”

Çağlayangil – Kılıçdaroğlu söyleşisi, “Önsöz”ünü Kemal Kılıçdaroğlu’nun kaleme aldığı Mesut Özcan’ın “Dersim ve Madımak Söyleşileri” (2016) adlı eserinde bulunuyor.

- söz konusu söyleşide adı geçen - Cavit Çağlar

Türk siyasetinin kritik dönemlerinde etkin rol oynadı. Kamuoyunda sıklıkla Süleyman Demirel’in “manevi oğlu” olarak anılıyor. 

Demirel ile tanışmasının, İhsan Sabri Çağlayangil aracılığıyla gerçekleştiği ifade ediliyor.

27 Mayıs 2026 Çarşamba

İsmail Engin : Alevilerde Kurban Bayramı

[İsmail Engin] 1998'di… "Kurban Bayramı" vardı ve bayram kutlamaları yapılırdı. Yalnızca “Pir Sultan Abdal Kültür Derneği”nde değil, Almanya dâhil birçok Alevi kurumunda da bu gelenek sürüyordu. 

Sonra tartışmalar başlatıldı. Aleviler ikiye ayrıldı: Kurban ve Bayramı vardır; yoktur diye.. Ardından da "asimilasyon[cu]" suçlamaları...

* * *

Oysa cemevlerinin yapımında ve giderlerinin karşılanmasında “kurban bağışları” ile “lokma” önemli bir yere sahipti. 

Bu tartışmaların kurban bağışlarını ne ölçüde azalttığını bilemiyorum; ancak bir gerçek var ki, bugün yaşanan finansal zorluklar önce belediyelere, ardından da devlete olan “bağımlılığı” artırdı.

24 Mayıs 2026 Pazar

İsmail Engin : Rehber – (Antalya) Turist Rehberleri Derneği Dergisi : Abdal Musa Özel Sayısı [1994]

[İsmail Engin] Antalya merkezli yayımlanan “Rehber” dergisinin ikinci sayısı, Haziran 1994 tarihinde “Abdal Musa Özel Sayısı” başlığıyla okurla buluşmuştur. Antalya Turist Rehberleri Derneği’nin ücretsiz yayın organı olan dergi, A5 boyutunda hazırlanmış ve toplam 16 sayfadan oluşmuştur.

Derginin ilk sayfasında yer alan künyeye göre, dernek adına sahibi Giray Ercenk’tir. Sorumlu Yazı İşleri Müdürlüğü görevini Kenan S. Canak yürütürken, yayın kurulunda Hüseyin Çimrin, Ö. Selçuk Gür, Süleyman Dingil, Mutlu Güneş ve Erkan Bayar yer almaktadır. Aynı sayfada “İçindekiler” bölümü de vardır.

Ön kapağın üst kısmında büyük harflerle “Rehber Antalya Turist Rehberleri Derneği Dergisi” ibaresi yer almakta, orta-alt bölümde ise Abdal Musa Türbesi’nin fotoğrafı bulunmaktadır.

Dergide ağırlıklı olarak Abdal Musa ve Bektaşilik kültürüne ilişkin yazılar dikkat çekmektedir. Bu kapsamda, Giray Ercenk’in “Rehberant’tan Merhaba... Hemşehrimiz Abdal Musa” [ibid, 2]; Antalya İl Kültür Müdürü Musa Seyirci’nin “Abdal Musa Sultan’ın Hayatı” [ibid, 3-4] başlıklı yazıları öne çıkmaktadır. Ayrıca Hüseyin Çimrin tarafından derlenen “Evliya Çelebi’nin Anlatımı ile Al-i Aba Fukarası Abdal Musa Baba Ziyaretgâhı” [ibid, 5], “Elmalı’da Alanyalı Bir Tekke Ozanı: Kaygusuz Abdal” [ibid, 6-7]  ve “Uçarsu Söylencesi” [ibid, 8] başlıklı çalışmalar da sayının önemli içerikleri arasındadır.

23 Mayıs 2026 Cumartesi

İsmail Engin : Ismael Sophy Rex Pers

[İsmail Engin] Safevi Devleti’nin kurucusu Şah İsmail’in (1487–1524), bugün en yaygın biçimde tanınan portresi, İtalyan ressam Cristofano dell’Altissimo tarafından 1552–1568 yılları arasında yapılmıştır. 

“Ismael Sophy Rex Pers” adıyla bilinen bu eser, günümüzde Floransa’daki Galleria degli Uffizi’dedir.

Dünyaca tanınmış devlet adamları, düşünürler ve sanatçılardan oluşan evrensel bir portre galerisi oluşturma fikri, Medici hanedanının en önemli temsilcilerinden Cosimo I de’ Medici’ye (1519–1574) aitti.

Cosimo, 1537–1569 yılları arasında II. Floransa Dükü, 1569’dan ölümüne kadar ise Toscana’nın ilk Büyük Dükü olarak hüküm sürdü.

Livorno kentini kurduran Cosimo, buraya yerleşen topluluklara din özgürlüğü tanımış; sanatçıları destekleyerek Rönesans kültürünün gelişmesinde önemli rol oynadı. Himaye ettiği sanatçılar arasında, özellikle portre kopyalarıyla ün kazanan Cristofano dell’Altissimo (1525–1605) da bulunuyordu.

Pontormo ve Bronzino’nun öğrencisi olan Cristofano, 1552 yılında Cosimo’nun emriyle Como’ya gönderildi. Görevi, tarihçi ve koleksiyoncu Paolo Giovio’nun ünlü portre koleksiyonundaki eserleri kopyalamaktı. Ressam burada, daha sonra “Gioviana Serisi” adıyla tanınacak yaklaşık 280 portre gerçekleştirdi. Bugün bu eserlerin büyük bölümü Floransa’daki Uffizi Galerisi’nde korunmaktadır.

22 Mayıs 2026 Cuma

İsmail Engin : FUAF – Muhabbet Özel Sayısı [1999]

[İsmail Engin] Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu tarafından yayın tarihi konulmayan ancak 1999’da yayımlanan FUAF – Muhabbet Özel Sayısı, kapaklar dâhil toplam 28 sayfadan oluşan A4 boyutunda bir dergidir. Mavi zeminli ön kapağında, 12 sarı yıldız arasında uçan bir güvercin figürü yer almaktadır. Sol üst köşeye FUAF logosu konulmuş, logonun altına ise “Muhabbet Özel Sayısı” ibaresi eklenmiştir. Kapakta büyük puntolarla “Aleviler Avrupa Parlamentosu’nda” başlığı kullanılmıştır. 

İç kapak boş bırakılmış; künyeye ve “İçindekiler” bölümüne ise üçüncü sayfada yer verilmiştir.

Paris merkezli yayımlanan derginin künyesinde, yayımcı kuruluşun Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu olduğu belirtilmektedir. Federasyon adına derginin sahibi ve genel yayın yönetmeni Servet Demir, yazı işleri müdürü ise Cemil Coşkun’dur. Baskısının Köln’de gerçekleştirildiği de künyede ifade edilmektedir. [ibid, 3]

Dergide; Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Sekreteri Cemil Coşkun’un “Avrupa Parlamentosu’nda Alevi Sempozyumu Yapıldı...” başlıklı yazısı [ibid, 4], FUAF Başkanı Servet Demir’in “Avrupa’da Alevi Örgütlenmeleri Neden İhtiyaçtır?” başlıklı değerlendirmesi [ibid, 7-9], Prof. Irène Mélikoff’un “Anadolu Aleviliği ve Bektaşilik” başlıklı konuşması [ibid, 10-12], AABF Başkanı Turgut Öker’in “AABF’nin Tarihi” başlıklı yazısı [ibid, 13-16], Avrupa Parlamentosu Yeşiller Partisi milletvekili Ozan Ceyhun’un “Aleviler Avrupa Parlamentosu’nda Bir Gerçeği Dile Getirdi: Türkiye ve Avrupa Birliği İlişkilerinde Karşılıklı Dürüstlüğe İhtiyaç Var!” başlıklı değerlendirmesi [ibid, 17-18], CHP Tokat Milletvekili Şahin Ulusoy’un “Türkiye’de Alevilik ve Kimi Sorunları” başlıklı yazısı [ibid, 19-20], Pir Sultan Abdal Derneği Genel Başkanı Necati Yılmaz’ın “Türkiye’de Alevilerin Durumu ve İstemleri” başlıklı metni [ibid, 21-23] ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ali Doğan’ın “Türkiye’deki Alevilerin Konumu ve Laiklik Üzerine” başlıklı yazısı [ibid, 24-25] yer almaktadır. 

19 Mayıs 2026 Salı

İsmail Engin : 19 Mayıs - ve tartışmaları -

[İsmail Engin] Bir zamanlar adına dergi yayımlandı: “19 Mayıs Samsun Halkevi Dergisi” olarak :

Samsun Halkevi’nin Dil, Tarih, Edebiyat Şubesi tarafından ilk sayısı 1 Kasım 1935'de, son sayısı da Nisan 1950’de çıkarıldı... 

Toplam 114 sayıydı. 

1950’de dergi yayın hayatına son verdi, ama "19 Mayıs" hep devam etti, 

Ne var ki, toplumun belleğinde, bir dönem bir derginin adı olduğu pek hatırlanmadı... 

* * *

Resmî bir bayram olmamasına rağmen, ilk kez ulusal düzeyde 1935 yılında kutlandı, 19 Mayıs. 

Ve Atatürk’ün ölümünden yaklaşık beş ay önce çıkarılan bir kanunla resmî bir bayram olarak kabul edildi. 

* * *

Bugün 19 Mayıs, bazı kesimler tarafından bir süredir farklı gerekçelerle sahiplenilmiyor ya da kutlanmıyor :

17 Mayıs 2026 Pazar

İsmail Engin : Böyle bir şey mümkün olabilir mi?

[İsmail Engin] Geçmişiyle, hatta ne olduğuyla bile, kendisiyle uzlaşamayan, birbirini reddeden – kavgalı; bütün değerleri bilinçli – bilinçsiz değersizleştirilmiş, hükümsüz bırakılmış bir yapının…

Önceki gün söylediğini dün, dün söylediğini bugün “geçersiz” ilan eden bir zihniyetin…

Kendine özgü bir “geleneği” ve “geleceği” olabilir mi?

Veyahut kendi dinamikleriyle işleyen nasıl bir gelecek ve hangi gelenek – ne üzerine inşa edilebilir?

Hele bir de ezelden ebede, kadimden postmoderniteye kadar her şey tarumar edilmişse; akıl tutulmuş, kolektif bellek felce – dumura uğratılmışsa…

Etnisiteyle, sosyal ve tarihsel kırılmalarla, ekonomik bağlamla, dille; kısacası kolektif bilinç ve bellekte giderek daha fazla ayrış[tırıl]an Aleviler, bugün tam da bunu tartışıyor; neyi :

“Alevilerin ve Aleviliğin geleceğini.”

Üstelik tartışırken bile, kolektif bellekte yeni ve etnisiteye ve inanca bakışı – ve şayet kaldıysa değerlerin kırıntılarını – içeren derin fay hatları oluşturarak…

Bir umud var geriye kalan, dijital çağda : Ansiklopediler..

“Hacı” mıydı, “Hace” miydi?

15 Mayıs 2026 Cuma

İsmail Engin : Âşıklar Şenliği [1963] - Fikret Otyam'dan Ahmet Yürür'e, Şinasi Koç'a -

[İsmail Engin] Ankara'da 6 Temmuz 1963'te Büyük Sinema'da, 7 Temmuz 1963'te de Safa Sineması'nda "Gençliğe Müzik Derneği"nin himayesinde "Âşıklar Şenliği" düzenlenir. 

Şenliğe katılan âşıklar arasında Ali İzzet Özkan, İhsanî ve Güllüşah, Dursun Cevlanî, Şinasi Koç, Kamer Baba, Nesimî, Aladeli, Mahzunî, Mahrumî, Maksudî, Ali Gürbüz, Kul Hasan ve çocukları, Hüseyin Çırakman, Hasan Demirbaş, Aziz Üstün, Hasan Kırma vardır. 

Âşıkları tanıtan ve deyişler okuyanlar da Nihat Özer, Cemalettin Aykın, Hüseyin Korkmazgil, İhsan Biçici, Ali Taygan, Yalçın Cerit'tir.

Âşıklar Şenliği'nde Hasan Dede'den, Dertli'den, Hakî'den, Pir Sultan'dan, İbretî'den, Âşık Hasan'dan, Derviş Ali'den deyişler okunur. 

Programı Fikret Otyam yönetir. Açılışı "Dernek Başkanı" Ahmet Yürür yapar. Hüseyin Korkmazgil "Halk edebiyatı üzerine" konuşur.