[İsmail Engin] “İnanç odaklı kültürel çözümleme”; bir topluluğu, inanç dünyasında kutsal kabul edilen şahsiyetler, dinî kavramlar veya inanç esasları, ritüeller, sözlü anlatılar, simgeler, toplumsal ilişkiler, ahlâkî değerler ve kolektif bellek arasındaki bağlantılar üzerinden inceleyen disiplinlerarası bir “yaklaşım”dır. Adı geçen yaklaşımda inanç; toplumsal yaşamdan bağımsız ve değişmez düşünceler bütünü olmaktan öte, tarihsel deneyimler ve kültürel aktarım süreçleri içerisinde anlam kazanan “toplumsal olgu” olarak değerlendirilmektedir.
Alevi antropolojisi, bu çözümlemenin temel kuramsal ve
yorumlayıcı çerçevesini oluşturmaktadır.
Ki, Alevi topluluklarının inanç dünyasını anlamak için
inanç kavramlarının yanı sıra ocak yapıları, dedelik kurumu, yol erkânı, cem
ritüeli, ikrar, rızalık, musahiplik, sözlü aktarım ve “inanç odaklı toplumsal
aidiyet” gibi alanların da birlikte incelenmesi gerekmektedir. Bu unsurlar,
birbirinden bağımsız kültürel öğelerden ziyade, belirli tarihî ve yerel
bağlamlarda birbirleriyle ilişki kuran “inanç odaklı yapı”lar, olarak ele
alınmaktadır.
Ve, Alevi antropolojisinin temel sorusu; Aleviliğin nasıl
yaşandığı, hangi toplumsal ilişkiler içerisinde aktarıldığı, ritüeller
aracılığıyla nasıl deneyimlendiği, tarihsel değişim karşısında nasıl yeniden
yorumlandığıdır. O nedenle, inanç; ritüel, toplumsal örgütlenme, kimlik, sözlü
gelenek ve kolektif bellek birbirinden kopuk araştırma alanları olarak görülmemekte,
karşılıklı etkileşim içerisindeki “kültürel süreçler” şeklinde incelenmektedir.
Nefesler, deyişler, düvazimamlar, mersiyeler, menkıbeler
ve sözlü tarih anlatıları, bu inceleme açısından önemli kaynaklardır. Şah
Hatayi ve Pir Sultan Abdal gibi ozanlara “atfedilen” eserler, Alevi-Bektaşiliğe
özgü inanç dilini, simgesel anlatımını ve inanç odaklı kültürel bellek
unsurlarını incelemeye imkân tanımaktadır. Ve lâkin, eserlerin tarihî aidiyeti,
metin varyantları, aktarım koşulları kaynak eleştirisiyle de değerlendirilmektedir.
Söz konusu eserler, doğrudan ve değişmez bir inanç
sisteminin belgeleri olmanın dışındadır; inanç anlamlarının belirli tarihî
koşullarda ifade edildiği, aktarıldığı, yeniden yorumlandığı, inanç odaklı “kültürel
metinler”dir. Bir nefeste kullanılan kavram, hem şiirsel anlatımın hem de
belirli bir inanç dilinin parçası olabilir. Lâkin, bu iki işlevin ilişkisi;
metnin bütünü, tarihî bağlamı incelenmeden kesinleştirilememektedir.
“Doğal Dil İşleme [Natural Language Processing - NLP]”, “tokenleştirme”,
“metin madenciliği” ve “ağ analizi” gibi hesaplamalı “yöntem”ler, bu
kaynakların sistematik biçimde incelenmesine yardımcı olmaktadır. Bu tür
yöntemlerin amacı, Alevi inanç dünyasını sayısal göstergelere indirgemek şeklinde
ortaya konulmamaktadır; zira, amaç, metinlerdeki dil örüntülerini belirleyerek
antropolojik soruların daha ayrıntılı, karşılaştırmalı biçimde incelenmesini
sağlamaktır.