[İsmail Engin] 2. sayısı “Geniş Cepheci Sosyalist Birlik” mottosuyla yayınlanan ve Abidin Nesimi’nin çıkardığı; İstanbul merkezli dergidir.
23 Şubat 1971’de 200 kuruş fiyatla yayınlanan 32 sayfalık 2. sayısının kapağında “T.B.M.M. Reisi Mustafa Kemal”in 29 Kasım 1920’de yaptığı bir konuşmadan alıntı vardır.
Derginin künyesinde “Sahibi ve Sorumlu Yönetmeni” M. Z. A. Fatinoğlu kaydına rastlanılmaktadır.
Belirtilen sayıda “Okurlarımıza”, “Yarım Ayın Olayları”, “Geniş Cephenin Kurulması (I)”, “Türkiye’de Sosyalist Düşüncenin Gelişmesi”, “Türkiye’de Alevilik (I)”, “Türkiye’de Alevilik (II), “Doğunun Etnik Sorunları” başlıklı yazılar bulunmaktadır. Yazıların tamamı imzasızdır.
“Okurlarımıza” başlıklı yazıda [ibid, 3-7];
“Dergi sahibinin bir alevi ana ve babadan dün yaya gelmiş bir sosyalist oluşu, akla bazı çağrışımlar getirebilir: (genellikle dinler, özellikle İslam dini ve Alevi mezhebi karşısındaki tutumumuzun ne olacağı sorunu gibi)
A — Biz, her dine, her din mensubuna saygı duyarız. Fikren materyalistiz. Allâh ve Peygamber konusunda, fıtrat ve tekvinde (Dehr) suresinde ön görülen esaslara saygı duyarız. Bundan ötürü Ebu İshak Ravendi, Ebu Bekr Razi gibi Dehrîyundan bir Aleviyiz. Yani Melâmet Ehliyiz. Siyasette, kesin olarak, laik düşünceden yanayız...
Laikliğimiz, Millî Şefin laiklik anlayışı değil, Çağdaş Batı Dünya’sı anlayışıdır. (Yani biz laik’iz, parecletiste değil...)
Bizim laikliğimiz özetle şöyledir:
1 — Lozan Ahitnamesi ile İsevî’lere Musevî’lere tanınan bütün hakların Sünnî ya da Alevî bütün Muhammedi’lere tanınması,
2 — (...) ibadetlerin, ayinlerin yasaların teminatına bağlanması.. Nakşî-i Halidî’ler Hatm-i Hacekân, Aleviler Cem... ayinlerini devlet himayesinde yapabilmelidirler.
3 — Miktarı onbeş milyonu bulan Alevî çocuklarına devlet mekteplerinde din dersleri adı altına Hanefi İlmihali okutulmaktadır. Buna kesin olarak son verilmesi gerekir. Devlet okullarında ya din dersi okutulmaz, veya okutulacaksa, bunun objektif olarak hem Sünnî hem de Alevî İlm- i Hal’ini öğretici doğrultuda olması gerekir.
İmanda Maturidi’yi, amelde Hanefî’yi esas alan Diyanet İşleri Reisliği kesin olarak bir Devlet Orğanı olmaktan çıkarılmalıdır.
Diyanet İşleri Reisliği ödeneği Gayr-i Müslim’lerden Alevî’lerden alınan vergilerden ödenmektedir. Diyanetişleri, Gayr-i müslimlerin, Alevîlerin inançlarına saldırması, onlardan haraç alması vatandaşlık görüşü ile bağdaşmaz. Bu kuruluş, kanunen değilse bile, fiilen mevcut olan İlim Yayma, Cami Yaptırma şeklindeki Sünnî cemaat teşkilâtı emrine verilmeli, T.B.M.M. de İslâm Cemaat teşkilatınm organik yasalarını tedvin etmelidir. (...)” [ibid, 4-5]