Bu Blogda Ara

20 Haziran 2026 Cumartesi

İsmail Engin : Ortaca 1966 - II

[İsmail Engin] Ali Kenanoğlu’nun, Ortaca’daki şiddet olaylarının sonucuyla ilgili “katliam” söylemine ve betimlemesine Hasan Hüseyin Dönmez ile Nami Temeltaş destek veriyor.

Kenanoğlu’nun 5 Haziran 2016’da Alevinet’te başladığı konuyu içeren değerlendirmelerinin, 10 Haziran 2016’da Evrensel’de tamamlandığı gün, Hasan Hüseyin Dönmez’in kaleme aldığı “Yakın Tarihin İlk Yarası: Unutturulan Ortaca Katliamı” başlıklı yazısı da “Datça Dayanışma – dayanışma- datca. org” portalında yayımlanıyor.

Hasan Hüseyin Dönmez, yazısında Ortaca olaylarını “devletin gizlediği ve Alevilerin dahi büyük ölçüde unuttuğu bir katliam” olarak tanımlıyor. Haziran 1966’da Muğla’nın Ortaca ilçesi ile Fevziye köyünde yaşanan gerilimin, resmî kayıtlarda arazi anlaşmazlığı olarak yer aldığını, ancak gerçekte kadınların çığlıklarını, yakılan köyleri, gasp edilen toprakları ve kayıpları barındıran bir trajedi olduğunu ileri sürüyor.

Dönmez ayrıca, ilgili literatürde olayların çok partili dönemin “ilk sivil Alevi katliamı” olarak değerlendirildiğini savunuyor:

Hasan Hüseyin Dönmez’in ileri sürdüğüne göre;

19 Haziran 2026 Cuma

İsmail Engin : Ortaca 1966

[İsmail Engin] 1966 yılında – 5-16 Haziran 1966 – Muğla’nın Ortaca ilçesinde yaşanan ve Alevi Türkmenler (Tahtacılar) ile [onlara yöneltilen şiddet hareketiyle] ilişkilendirilen toplumsal gerilim, aradan geçen altmış yıla rağmen hâlâ farklı kavramlarla anılmaya devam ediyor.

Tartışmanın merkezinde, bu toplumsal gerilimin “katliam” olarak mı, yoksa “Ortaca Olayları” olarak mı tanımlanması gerektiği sorusu yer alıyor.

Tahtacı Kültür Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Yolcu Bilginç’in 17 Haziran 2026 günü sosyal medyada;

“Tüm Alevi Kurumlarına ve Kamuoyuna Duyurulur…

Muharrem orucunun içinde bulunduğumuz bu günlerde Ortaca Katliamı diye uyduruk birtakım balon haberler yayınlayanlar var. Uyanık olalım, Tahtacı Türkmen Alevileri ile devlet arasına nefret tohumları ekmeye çalışan bu emperyalist işbirlikçileri deşifre edelim.

Alevi-Sünni düşmanlığı yaratmaya çalışan bir takım odakların paylaşımlarını buradan bildirelim birbirimize lütfen. O paylaşımlara yorum yapalım. Sünnilere (yezit) gibi hareketlere de müsade etmeyelim

Atatürk’ün Cumhuriyetinde Devlet Millet el ele bu ülkede kardeşçe yaşamak bizim gayret ve desteklerimizle mümkündür.

Ortaca Tahtacı Türkmen Alevileri üzerinden yapılmaya çalışılan profesyonel ve art niyetli provokasyonları görüyoruz, kınıyoruz.”

şeklinde dile getirdiği ve çok sayıda menfi itiraz ile müspet destek alan açıklaması, tam da bu tartışma üzerine kuruluyor.

18 Haziran 2026 Perşembe

İsmail Engin : AABF’nin İlk Dergisi : Mürşid – Kerbela Özel Sayısı [1991]

“Abdal Pir Hünkar’ım bağlandı yolum, | Nesl-i Muhammed’e nedir bu zulüm. | Kalsın o divana Kerbela’n çölün, | Çöller beni Şah Hüseyin’e götürün.”

[İsmail Engin] Mürşid dergisi, “Almanya Alevi Cemaatleri Federasyonu Aylık Merkez Yayın Organı | Vereinigung der Aleviten Gemeinden e. V.” ibaresiyle, Gustavsburg merkezli ve Frankfurt’da basılan, 15 Ağustos 1991 tarihinde çıkarılan “Kerbela Özel Sayısı” ile yayın hayatına başladı.

Ekim 1993 tarihine kadar, düzensiz aralıklarla ve zamanla federasyon yönetiminde meydana gelen değişiklikler de yayın ekibine yansıyarak, belirtilen özel sayı hariç 15 sayı daha yayımlandı.

Yayın hayatındaki yerini, ilk sayısı “Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (ABF)“ tarafından Şubat 1994’te yayımlanmaya başlanan Köln merkezli “Alevi Birlikleri Federasyonu Merkez Yayın Organı” “Alevilerin Sesi”ne bıraktı..

* * *

Mürşid dergisinin 15 Ağustos 1991’de yayınlanan “Kerbela özel sayısı ön ve arka kapakları dahil 24 sayfadır.

“Aylık Merkez Yayın Organı” mottosuyla yayımlanan derginin ön kapağının sol üst köşesinde sarı harflerle “Mürşid” yazılıdır; sağ üst köşesindeyse “Herausgeber Almanya Alevi Cemaatleri Federasyonu Aylık Merkez Yayın Organı Vereinigung der Aleviten Gemeinden e.V“ ve adresi ile “Federasyon adına Sorumlu Yazı İşleri Müdürü 2.nci Başkan Ilhan Aksoy Yazı Kurulu: Musa Bakır, Ali Rıza Ova, Ali Aklıbaşında” ibareleri kutu içinde kayıtlıdır.

16 Haziran 2026 Salı

İsmail Engin : Tahtacı - Türkmen Bülteni [2021 – 3]

[İsmail Engin] Ege Tahtacı Kültür Eğitim Kalkınma ve Yardımlaşma Derneği tarafından Nisan 2021’de yayımlanan Tahtacı – Türkmen Bülteni’nin üçüncü sayısı, ön ve arka kapaklar ile Musa Güneş’in kaleme aldığı “Merhaba” başlıklı editör yazısı [ibid, i] dışında 17 sayfadan oluşuyor. 

Bültenin yayın yönetmenliğini Musa Güneş üstlenirken, yayın kurulunda İsmail Gacar, Musa Güneş ve Halil Sulu da yer alıyor. 

Tam sayfa ön kapak fotoğrafı, kepeziyle “Tahtacı Türkmen Gelini”dir. Tam sayfa arka kapak fotoğrafının konusu devrilmiş ağacın kabuğunu ayıran Tahtacı kadınıdır.

Ön kapakta geleneksel kıyafetleriyle bir Tahtacı Türkmen gelininin, arka kapakta ise devrilmiş bir ağacın kabuğunu ayıran Tahtacı kadınının fotoğrafının tercih edilmesi, Tahtacı yaşamının hem kültürel hem de üretim odaklı yönlerini simgesel biçimde yansıtmaktadır.

Bülten’in 3. sayısına Filiz Kahya “Neden Devr-i Daim Olsun Diyoruz?” [ibid, 1]; İbrahim Kızıler “Tahtacı Türkmenler” [ibid, 2-3]; Sinan Kahyaoğlu “Türkmenlikte Geyik Mitosu” [ibid, 4-8]; Yolcu Bilginç “Dernek Nasıl Kuruldu?” [ibid, 10-11], Oğuz Kaplan “Balıkesir Savaştepe Kongurca Köyünde Gençlerin Cuma Akşamları” [ibid, 12] başlıklı yazılarıyla; Fatma Kırmaç Kılıç da “Saksıda Bir Avuç Toprak” öyküsüyle [ibid, 9] katkı sunmaktadır.

Ayrıca Musa Güneş’in Akçaenişli kadın şair, “Şair Soner Can ile Söyleşi”si [ibid, 13] bulunmaktadır.

Keza, okura; Musa Güneş’in hazırladığı Bergama Yerlitahtacı ve Kapukaya Köylerini içeren “Sultannevruz Kutlandı” – ki ilgili yerleşim yerlerinde “Sultannevruz eski Martın 10. günü (23 Mart) kutlanır” ,[ibid, 14] ve  Hasan Kulakoğlu’nun “Alamutlu Veli Ağa” isimli kitabını içeren “Alamutlu Veli Ağa” adlı kitap tanıtımı [ibid, 15]; Hüseyin Cılız’ın hazırladığı “Doğu Akdeniz Tahtacılar Derneği Genel Kurul Toplantısını Yaptı” [ibid, 16]; “Ayten Kaplan’ın Yayını” [ibid, 16]; “Kapukahya Mahallesinin Yeni Muhtarı” [ibid, 16]; “Kızılcapınar’da Sultannevruz Kutlandı” [ibid, 17]; “Turan Köyünde Çiçek Üretimi” [ibid, 17] başlıklı haberler verilmektedir.

15 Haziran 2026 Pazartesi

İsmail Engin : Karahöyük Dergisi [1964-2] : Hacı Bektaş Veli Etrafında İnşa Edilen Kimlik Söylemi - “Hakikî Millî Müslüman”

“2. Sayımız : 16 Ağustos 1964 tarihinde Hacı Bektaş-ı Velî türbesinin açılış merasimi dolayısıyla özel olarak hazırlanmıştır.” [Karahöyük]

[İsmail Engin] “Sahibi ve yazı işleri Müdürü” Sefer Aytekin olan ilk Alevi[lik] dergisi “Emek”, 6 Ocak 1964’te yayımlanan 12. sayısından sonra yayın hayatına devam edemedi. 

Öte yandan, “Hacı Bektaş Kültür, Kalkınma ve Yardım Derneği Yayın Organıdır” ibaresi ve “En Kutsal İbâdet, Çalışmak, Doğruluk ve İnsan Sevgisidir” mottosuyla ilk sayısı 1 Temmuz 1964’te okura sunulan Ankara merkezli Karahöyük dergisinin 2. sayısı 1 Ağustos 1964’te yayımlandı. 

“Karahöyük”ün “Hacıbektaş Kültür, Kalkınma ve Yardım Derneği” adına “Sahibi ve Mes’ul Müdür” Hüsrev Şir Ulusoy’dur [ibid, 32] ve dergi ön ve arka kapakları hariç 32 sayfadır.

Sol üst köşesinde güvercin logosuyla çıkarılan derginin ön kapaktaki adı küçük harflerle “karahöyük”tür ve ön kapağının ortasına doğrudan Hünkâr Hacı Bektaş-ı Velî tekkesinin fotoğrafı konulmuştur. Fotoğrafın altına 

“Devamı bâisi sırr-ı Muhammed’le Ali’dir bu. 

Makamı Hazret-i  Hünkâr Hacı Bektaş Velî’dir bu.”

yazılıdır. 

14 Haziran 2026 Pazar

İsmail Engin : İnsandan Yapay Zekâya; Oyundan Terminatöre : Game Over?

12 Haziran 2026’da Almanya’da N-TV internet portalında yayımlanan “KI soll erstmals eigenständig Soldaten getötet haben” başlıklı haber son derece dikkat çekiciydi. 

Haberde, Ukrayna'da devam eden savaşın, teknoloji alanında yeni bir dönemin kapısını araladığı üzerinde duruluyor; İngiliz bilim dergisi New Scientist'e atıf yapılarak Ukraynalı bir silah üreticisine göre, yapay zekâ destekli “otonom insansız hava araçları”nın ilk kez insan müdahalesi olmadan askerleri imha ettiği kaydediliyordu...

Yaklaşık iki yıl önce Bakhmut ve Chasiv Yar çevresinde bir test gerçekleştirilmiş; “Terminatör” adı verilen 10 adet dört pervaneli drone belirli bir bölgeye gönderilmişti. Ardından tüm kontrolü yapay zekâ sistemleri devralmış; araçların herhangi bir operatörle bağlantısı kalmamıştı ve drone hedefleri kendi başlarına tespit edip saldırıya geçmişti..

Eğer iddialar doğruysa, bu gelişme savaş teknolojileri ve insan – kültür açısından tarihi bir eşik veya dönemeç... 

Gelişmeler, beraberinde ciddi etik ve hukuki soruları da gündeme getiriyor. Bir makinenin ölüm kararı vermesi, kimin sorumluluğunda olacak? Hatalı bir saldırının hesabını kim verecek? Yapay zekâ savaş alanında giderek daha fazla rol üstlenirken, uluslararası toplumun bu sorulara cevap vermesi her zamankinden daha acil görünüyor.

* * *

İnsanlar neden oyun oynar? 

İnsanoğlu, binlerce yıl oyunlarda birbiriyle rekabet halindeydi. Bazan, şansa güvendi, farklı roller üstlendi veya bir an için kendi kurallar ve hayal dünyasında kayboldu. 

Oyun oynamak, masa oyunlarından dijital çok oyunculu oyunlara kadar kültürler ve yaş grupları arasında insanları birbirine bağlıyor.

13 Haziran 2026 Cumartesi

İsmail Engin : Alevi Kimdir? İnanç, Kimlik ve Uygulama Üzerine Bir Değerlendirme [Video]

İsmail Engin : Alevi Kimdir? 2'56'' [12.06.2026]

https://youtube.com/shorts/O0R7PbvcpwU

İnanç, Kimlik ve Uygulama Üzerine Bir Değerlendirme

"Alevi kimdir?" İnsan kendini nasıl tanımlıyorsa odur. Her şeyden önce Alevi, Aleviliğe inanan kişidir. İnancın öğrettiği ahlaki ilkeleri benimseyen, eline, diline ve beline sahip olandır. Günümüzde Alevilik; anası ve babası Alevi olanı da kapsıyor, anası ya da babası Alevi olanı da. Ana ve babası Alevi olmadığı halde kendisini Alevi hisseden ve Aleviliği seçenler de bulunuyor. Yoksa, talibin dedeye bağlanmasının başka izahı kolay değil. Ancak, Alevi olma sadece kimlik beyanıyla sınırlı değil.

12 Haziran 2026 Cuma

İsmail Engin : Alevi-Bektaşi Geleneğinde Ejder Motifi: Nefisle Mücadelenin Sembolü [Video]


İsmail Engin : Alevi-Bektaşi Geleneğinde Ejder Motifi: Nefisle Mücadelenin Sembolü, 2'53'' [07.06.2026] 

https://youtube.com/shorts/Ca7U64UJztc

"Bektaşi menâkıbnâmelerinde ejderle mücadele eden, ejder kılığına giren ya da asasını ejdere dönüştüren velilere sıkça rastlanır. Bu anlatılar, fiziksel bir güç gösterisinden çok manevi olgunlaşmanın ve içsel dönüşümün sembolik ifadesidir. Takriben 17. ve 19. yüzyılla tarihlenen figüratif benzer iki yazı resimde Hacı Bektaş Veli ve Sarı Saltık bir ejder üzerinde oturmaktadır... Bu figüratif tarz esas itibarıyla ilktir; çünkü ejderle mücadele ilke iken, ejder artık zararsızlaştırılmış ve kontrol edilebilir bir hale getirilmiştir."

İsmail Engin : Karahöyük Dergisi [1964-1] - Yayın Hayatına Başlaması ve Alevi-Bektaşi Kamusal Alanının Kurumsallaşması

“Değerli Okuyucularımız

Karahöyük Dergisi; Vakıflar Genel Müdürlüğünce onarılan Hacı Bektaş Türbesinin 16 Ağustos 1964 tarihinde Resmi bir Törenle müze olarak açılışını sizlere müjdelemekle büyük bir sevinç duyar.” [ibid, d31]

* * *

[İsmail Engin] İlk Alevi[lik] dergisi “Emek” yayın hayatına devam ederken, Hacıbektaş’tan yeni bir ses bu kez tüzel örgütlenme şeklinde yükseliyordu. 1963 yılında Ankara’da yayımlanan 16 sayfalık “Hacıbektaş Kültür, Kalkınma ve Yardım Derneği Ana Tüzüğü”ne göre, “Genel Merkezi Ankara olmak üzere «Hacıbektaş Kültür, Kalkınma ve Yardım Derneği»” kurulmuş ve “Derneğin siyasetle ilgisi yoktur” maddesi de 2. madde olarak tüzüğe eklenmişti. [ibid, t3]

Derneğin “Mevzuu ve Gayesi” kısmının yer aldığı tüzüğün 3. maddesindeki “üyeler arasında” “sosyal birlik ve dayanışmayı sağlamak”; “Hacıbektaş’ı tarihî, edebî kaynakları ve bütün özelliklerile tanıtmak” dikkat çekiyordu. [ibid, t3] 

“Konferanslar, müsamereler, müsabakalar, münazaralar, balolar, çaylar, geziler; sergiler her çeşit; neşriyat gibi faaliyetlerde bulunmak” [ibid, t4]

gibi.. 

Derneğin kurucu üyeleri arasında; Ali Haydar Ulusoy, Ahmet Toksoy, H. Mazluk Saltık, Hüsrev Şir Ulusoy, Hüseyin Sümer, A. Nadi Bektaş, A. Nail Ulusoy, Mehmet Lütfi Altuğ, Ahmet Ulusoy, Ali Abbas Demirhan, Mehmet Durakçan vardı. [ibid, t14-15]

11 Haziran 2026 Perşembe

İsmail Engin : Emek – İlk Alevi[lik] Dergisi [1962] – V

[İsmail Engin] 1962 yılında Ankara’da yayımlanmaya başlayan Emek Dergisi, Türkiye’de Alevi kimliğinin yazılı basındaki ilk kurumsal ifadelerinden biri olarak dikkat çekmektedir. Derginin Ağustos 1962 tarihli ancak 22 Eylül 1962’de yayımlanan 5. sayısı, yalnızca inanç ve kültür konularını değil, dönemin toplumsal ve siyasal tartışmalarını da yansıtan önemli bir belge niteliğindedir. Dergi, bu sayısında bir yandan Alevi-Bektaşi düşüncesinin temel referanslarını okuruyla buluştururken, diğer yandan halkçı ve ilerici bir dünya görüşünü savunmaktadır. 

* * *

“Sahibi ve yazı işleri Müdürü” Sefer Aytekin olan, adı sol üst köşede kırmızı renkle yazılmış, “Emek Basım Yayımevi”nde “Kültür Dergisi” mottosuyla ve “Şimdilik ayda bir çıkar” ibaresiyle basılan Ankara merkezli “Emek Dergisi”nin 6 sayfadan ibaret “Ağustos 1962” ibaresiyle yayımlanan 5. sayısı, 22 Eylül 1962’de çıkmıştır.

Derginin 5. sayısının ilk sayfasında 4. sayfada da devam eden, Sefer Aytekin’in “Kurtuluş Yolu” [ibid, 1, 4]; Bedri Noyan’ın “İyilik Üzerine” [ibid, 1] Cafer Can’ın da “İnsana İbret” [ibid, 1] başlıklı yazıları vardır.