[İsmail Engin] Alevilik, antropolojik açıdan yalnızca belirli inanç unsurlarının toplamı şeklinde açıklanamaz, O, aksine; insan, toplum, kutsal, bellek ve etik arasındaki ilişkileri düzenleyen bir anlam dünyasıdır. Ve Aleviliğin temel kavramları yol, ocak, ikrar, rızalık, musahiplik, cem .. dini kurumlar; toplumsal varoluşu kuran ilişkisel pratikler olarak değerlendirilmelidir.
Aleviliği anlamak, teolojik unsurlarını incelemekten öte,
“yol” olarak ifade edilen pratiğini, bu pratiğin hangi toplumsal kurumlar
aracılığıyla sürdürüldüğünü ve değişen tarihsel koşullarda nasıl yeniden
üretildiğini analiz etmeyi gerektirir.
Bu özellikleri nedeniyle dijitalleşme, Alevilik açısından
yalnızca yeni iletişim araçlarının kullanılması olarak değerlendirilemez.
Dijital platformlar; Aleviliğin bilgi üretme biçimini, Alevi bilgisinin
dolaşımını, ritüel deneyimini, dinî otoritenin kuruluş biçimini ve kolektif belleğin
aktarım yollarını dönüştüren yeni bir antropolojik alan yaratmaktadır.
Dijitalleşme, Aleviliğin görünürlüğünü arttıran
teknolojik gelişme; Alevilik açısından yeni iletişim teknolojilerinin
kullanılması; dinî bilginin dolaşımı, ritüellerin icrası, otoritenin meşruiyeti
ve kolektif kimliğin yeniden üretilmesi anlamına gelen antropolojik bir
dönüşümdür.
Dijital platformlar; kutsalın deneyimlenme biçimini, dinî
bilginin dolaşımını, ritüellerin
icrasını ve topluluğun kendisini yeniden üretme süreçlerini dönüştürmektedir.
Alevi antropolojisi, “Aleviliğin dijital ortamda nasıl
temsil edildiği değil; dijitalleşmenin Alevi ritüel ontolojisini ve toplumsal
ilişkilerini nasıl yeniden yapılandırdığı” üzerine çalışmaktadır.