İsmail Engin
Antropoloji, Alevi Arşivi, Almancılar, göçmenlik ve kültüre dair... | twitter: @kanalkultur | instagram: ismailenginhd | facebook: kanalkultur | youtube.com/sanalkultur
Bu Blogda Ara
17 Mart 2026 Salı
İsmail Engin : Tarihçinin Popülerliğe Uzanan Yolculuğunda İlber Ortaylı [Video]
5 Mart 2026 Perşembe
İsmail Engin : Augsburg Yeniçeri Bandosu
[İsmail Engin] 19. yüzyılın sonlarında, askeri bandolar ve koroların örneğini takip ederek, postane sektöründe bandolar kuruldu.
Bu bandolar üniforma giydi, tüzükler benimsedi ve bazı durumlarda askeri isimler - "Yeniçeriler" - bile kullandı.
Postane bandoları, halka açık konserler verdi ve bazen ücret bile aldı. Ancak bu durum, "iyi maaş alan memurları" ciddi bir rekabet olarak gören profesyonel müzisyenlerin sık sık öfkesini çekti.
Ağustos 1905'te "Augsburg Postane Bandosu", "Yeniçeriler"le işbaşındaydı.
O "Yeniçeri Bandosu", 1910'da Augsburg'ta şehir parkındaki ormancı kulübesinin önünde konumlanmış, toplu fotoğraf çektiriyordu.
Ve bunu bir süre sonra "Waffenbrüderschaft" zamanı izliyordu...
1. Cihan Harbi esnasında Alman-Türk "silah arkadaşlığı" kurulmuştu.
1913'ten itibaren Mareşal Otto Liman von Sanders komutasındaki bir Alman askeri misyonu Osmanlı ordusunu yeniden yapılandırmakla görevlendirilmiş; 1914'te "Waffenbrüderschaft" gerçekleşmişti.
Tanınmış "Alamancı" Enver Paşaydı..
Ortak cepheleri, Alman askeri misyonlarını içeriyordu ve her iki imparatorluğun da çöküşüyle sona erdi...
27 Şubat 2026 Cuma
İsmail Engin : Sılada Almancı
[İsmail Engin] "Sılada Almancı, burada yabancı | şehir bizim değil, köy bizim değil | gayri yerim yoktur, gidin der hancı" dizeleri, göç hikâyesinin en yalın, en sarsıcı özetlerinden biri. ne tam burada ne tam orada olabilmenin, iki kültür - ülke arasında sıkışmış kimliğin, bavulla oradan buraya taşınan hayatların anlatısı.
24 Şubat 2026 Salı
İsmail Engin : Dün Dündür, Bugün Bugündür
[İsmail Engin] Dün dündür, bugün bugündür anlayışı siyaset literatüründe pragmatizmin ifadesi şeklinde kullanılıyor.
Ancak :
İnanç ve kimlik bağlamında bu yaklaşım, kamuoyunda ciddi soru işaretleri doğuruyor.
Programında İslam'ı Sünni yorumun dışında ele alan bir perspektif sunuluyor; kurum temsilcileri farklı zamanlarda "milenyum dini", "Müslüman değiliz" gibi kavramlarla - betimlemelerle dinî anlayışın değiştiğini ima ediyor.
O halde :
Söylem ve uygulamalar bir bütünün parçası mı, yoksa birbirinden kopuk bireysel beyanlar mı?
Temsil edilen kurumun DİK üyeliği gibi resmî statüsü varken, kamuoyuna yansıyan "Müslüman değiliz" söylemleri ile kurum programındaki İslamî referanslı yorumlar arasında nasıl bir tutarlılık kurulabilir?
Geçmiş beyanların kısa süre içinde inkâr edilmesi, "öyle dememiştim" savunmaları, güven sorununun bizatihi kendisi değil mi?
İnanç ve kimlik betimlemeleri - vurgulamaları, günübirlik siyasi reflekslerle yönetilebilecek başlıklar mı?
37 yılda inancın içeriği - teolojisi -, kimliğin vurgusu, aynı kişiler tarafından birbirine tam zıt bir şekilde değiştirilebilir mi? Bu mümkün mü?
"İnanç Kurulu" mu? Onun konusu değil! | @ismailenginhd [24.02.2026]
20 Şubat 2026 Cuma
İsmail Engin : 49 Sayfada Bir Kez Anılmak, Hiç Konuşulmamak - Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu'nda Aleviler
[İsmail Engin] 18 Şubat 2026 tarihli "Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu", ekleri hariç 49, ekleriyle birlikte 107 sayfa.
Başlığındaki iddia büyük:
Millî dayanışma, kardeşlik ve demokrasi!
Metnin satır aralarına bakıldığındaysa, bu iddialı çerçevenin Türkiye'nin inançsal ve kültürel çoğulluğunu ne ölçüde kapsadığı ciddi bir soru işareti olarak karşımıza çıkıyor.
Raporda "Alevi" sözcüğü, ekler hariç bölümde yalnızca bir kez geçiyor. O da "Türk-Kürt Kardeşliğinin Tarihi Kökleri ve Kardeşlik Hukuku" başlığı altında, 28. sayfada:
"Bu coğrafyanın Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni ve diğer tüm kesimleri, on yıllar boyunca süregelen acıların ve çatışmaların tekrarına rıza göstermemektedir."
Bu ifade, Alevileri bir özne olarak değil; Türk, Kürt, Arap gibi etnik kimliklerle aynı düzlemde, fakat inanç kimliği olarak anmakla birlikte, Alevilerin tarihsel deneyimlerine, taleplerine, hak arayışlarına ya da kamusal alandaki yapısal sorunlarına dair tek değerlendirme içermiyor.
49 sayfalık ana metinde Alevilik, bir toplumsal-siyasal başlık olarak ele alınmıyor.
Ekler bölümünde de durum farklı değil.
18 Şubat 2026 Çarşamba
İsmail Engin : Mektup
[İsmail Engin] Biz, buradayız. gelen gider. giden tekrar gelir ve gider.. Oysa ve bazan burasını bilmeyen - tanımayan onlara rağmen, sorunlarla biz uğraşır, onlar için çözümler üretiriz..
17 Şubat 2026 Salı
İsmail Engin : Bana, Sana, Ona..
“Bugün bana ise, yarın sana.” [Atasözü]
16 Şubat 2026 Pazartesi
İsmail Engin : Alevilerin Diplomasisi, AB Süreci ve Lozan [Video]
İsmail Engin : Alevilerin Diplomasisi, AB Süreci ve Lozan, 2'59'' [14 Şubat 2026]
İsmail Engin : Almancılar - İki Vatan Arasında Bir Sahne: Emine Sevgi Özdamar'ın Karagöz in Alamania'sı ve Göçün Tiyatrosu [Video]
İsmail Engin : Almancılar - İki Vatan Arasında Bir Sahne: Emine Sevgi Özdamar'ın Karagöz in Alamania'sı ve Göçün Tiyatrosu, 2'52'' [12 Şubat 2026]
13 Şubat 2026 Cuma
İsmail Engin : Aleviler - Diplomasi Tarihi
[İsmail Engin] Madem ki din ideoloji, ideoloji din haline geldi; o halde yazabilirim: