[İsmail Engin] Fizikî olarak arşivler, geçmişten kalan belgelerin saklandığı mekânlar olmanın ötesindedir; ve, toplumsal belleğin nasıl oluşturulduğunu, hangi bilgilerin korunduğunu, hangi deneyimlerin görünmez kaldığını anlamaya imkân veren tarihsel yapılardır. Arşivcilik, belgelerin seçilmesi, edinilmesi, düzenlenmesi, tanımlanması, korunması ve erişime açılması süreçlerini kapsamaktadır. Sözü edilen süreçler, teknik işlemler şeklinde görülmemelidir. Onlar; tarihsel bilgi üretimini, kültürel temsil biçimlerini ve bilgi üzerindeki yetki ilişkilerini de etkilemektedir.
Alevi antropolojisi açısından arşiv ve arşivcilik, Alevi
topluluklarının tarihsel deneyimlerini, inanç pratiklerini, inanç odaklı toplumsal
örgütlenmelerini, kuşaklar arası kültürel aktarım süreçlerini araştırmanın "temel araçları" arasındadır. Alevi belleği; yazılı belgeler, cönkler, şecereler,
buyruklar, erkân ve hizmet defterleri, nefesler, deyişler, sözlü tarih
anlatıları, cem kayıtları, müzik pratikleri, ziyaret yerleri ve kişisel
hatıralarla birlikte değerlendirilmelidir.
Alevi belleğinin önemli bölümü, ocak ailelerinin,
dedelerin, zakirlerin, âşıkların ve topluluk üyelerinin kişisel arşivlerinde ya
da sözlü aktarım geleneklerinde korunmuştur. Onu oluşturan materyallerin
tarihsel değeri, içerdikleri bilgilerden, üretildikleri toplumsal ilişkilerden
ve aktarım koşullarından da kaynaklanmaktadır.
Arşiv, kültürel yahut inancı içeren belleğin nasıl
korunduğunu, değiştiğini, yeniden yorumlandığını ve farklı kuşaklara
aktarıldığını araştırmaya imkân sağlamaktadır. Ve, Alevi antropolojisinde
arşivin temel işlevi, geçmişe ait bilgileri bir araya getirmekle sınırlandırılmamaktadır.
Nitekim, arşiv belgeleri; etnografik gözlem, sözlü tarih, yaşam öyküleri ve
topluluk üyelerinin kendi yorumlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.
* * *
Eleştirel veri çalışmaları, verilerin tarafsız ve
kendiliğinden oluşmuş objektler olmadığını; üretildikleri tarihsel koşulların,
seçilme ölçütlerinin ve sınıflandırma kararlarının izlerini taşıdığını vurgulamaktadır.
Diğer bir anlatımla; bir müze koleksiyonunun, devlet arşivinin veya dijital
kataloğun oluşturulması sırasında hangi belgelerin kayda geçirileceği, hangi
kavramların kullanılacağı ve hangi bilgilerin öne çıkarılacağı belirli
kurumsal, toplumsal ve ideolojik tercihlerden etkilenebilmektedir.