Bu Blogda Ara

20 Şubat 2026 Cuma

İsmail Engin : 49 Sayfada Bir Kez Anılmak, Hiç Konuşulmamak - Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu'nda Aleviler

[İsmail Engin] 18 Şubat 2026 tarihli "Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu", ekleri hariç 49, ekleriyle birlikte 107 sayfa.

Başlığındaki iddia büyük:

Millî dayanışma, kardeşlik ve demokrasi!

Metnin satır aralarına bakıldığındaysa, bu iddialı çerçevenin Türkiye'nin inançsal ve kültürel çoğulluğunu ne ölçüde kapsadığı ciddi bir soru işareti olarak karşımıza çıkıyor.

Raporda "Alevi" sözcüğü, ekler hariç bölümde yalnızca bir kez geçiyor. O da "Türk-Kürt Kardeşliğinin Tarihi Kökleri ve Kardeşlik Hukuku" başlığı altında, 28. sayfada:

"Bu coğrafyanın Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni ve diğer tüm kesimleri, on yıllar boyunca süregelen acıların ve çatışmaların tekrarına rıza göstermemektedir."

Bu ifade, Alevileri bir özne olarak değil; Türk, Kürt, Arap gibi etnik kimliklerle aynı düzlemde, fakat inanç kimliği olarak anmakla birlikte, Alevilerin tarihsel deneyimlerine, taleplerine, hak arayışlarına ya da kamusal alandaki yapısal sorunlarına dair tek değerlendirme içermiyor.

49 sayfalık ana metinde Alevilik, bir toplumsal-siyasal başlık olarak ele alınmıyor.

Ekler bölümünde de durum farklı değil.

Emek Partisi milletvekili İskender Bayhan’ın konuşmasında; "Türk'üyle Kürt'üyle, Alevi'siyle Sünni'siyle…” [s. 100] ifadesi geçiyor. Bu atıf, toplumsal eğilimleri tarif ederken Alevileri de anan kapsayıcı bir dil içeriyor. Fakat bu, komisyonun kendi tespitinden ziyade, bir muhalefet temsilcisinin değerlendirmesi olarak eklerde yer alıyor.

Benzer şekilde, Demokratik Sol Parti Başkanı Önder Aksakal'ın konuşmasında "Dersim" vurgusu dikkat çekiyor : "İngiliz tertibi ispatlanmış olan Dersim isyanları" [s. 92] ifadesiyle yapılan, Alevi toplumsal hafızasına dair bir tartışmayı içermeyen, tartışmalı tarihsel çerçeve içinde.

"Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu" raporunda Alevilerin yalnızca bir kez, o da genel bir sıralama içinde anılması; eklerde ise dolaylı biçimde geçmesi, dikkat çekici bir eksiklik.

Türkiye'de milyonlarca yurttaşı ilgilendiren bir inanç topluluğunun, ne tarihsel mağduriyetleriyle ne kurumsal talepleriyle ilgili beklentileriyle ele alınmaması, "kardeşlik hukuku" söylemiyle çelişen ve fakat siyasal bir tercih olarak görünen bir tablo ortaya koyuyor. | @ismailenginhd [20.02.2026]

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder