Bu Blogda Ara

27 Şubat 2026 Cuma

İsmail Engin : Sılada Almancı

[İsmail Engin] "Sılada Almancı, burada yabancı | şehir bizim değil, köy bizim değil | gayri yerim yoktur, gidin der hancı" dizeleri, göç hikâyesinin en yalın, en sarsıcı özetlerinden biri. ne tam burada ne tam orada olabilmenin, iki kültür - ülke arasında sıkışmış kimliğin, bavulla oradan buraya taşınan hayatların anlatısı.

Metin Türköz'ün "Almanya Destanı" ile kayda geçen gurbet hafızası; 1982'de Cem Karaca'nın "Alamanya Berbadı"nda isyana, 1986'da Akbaba İkilisi'nin "Sılada Almancı" yorumunda hüzünlü bir kabullenişe dönüştü: işçi yurtlarından fabrika bantlarına, tren garlarından köy kahvelerine uzanan o parçalı - bulanık aidiyetin sesi oldu.
İlk kuşak için Almanya "ekmek kapısı"ydı; ama gönül "sıla"daydı. Ne var ki, sıla da değişmişti. Dönüldüğünde "Almancı", kalındığında "yabancı" olunuyordu.
Bu ikili yabancılık hâli, zamanla müziğin sınırlarını aşıp Türkçeden Almancaya edebiyata taşındı.
İkinci ve üçüncü nesil göçmenler, ailelerini - kendilerini, göçmenlerin hayatlarını, zorluklarını anlatmaya başladılar.
"Nettetal"li Dinçer Güçyeter [dint͡ʃɐ gʏt͡ʃeːtɐ] "Unser Deutschlandmärchen"le (2022) yazarlıkta ustalaştı; "Viyana"lı Kemal Kulaksız [Kemoi Kulåksiz] "Der Deutschländer" (2025) ile başarılı bir çıkış yaptı. | @ismailenginhd [26.02.2026]

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder