[İsmail Engin] Türküyle başladı; barlarla devam etti. “Yapmayın - etmeyin, folklorik olur” dedik… Dinletemedik.
Düğünlerde sürdü yolculuğu.
Arada İslam içi–dışı tartışmalarının ortasında bulduk
kendimizi: asimilasyon muydu, değil miydi?
Hatayi’ye “Şii şair”,hatta “Şialaştırmaya giden yolun
şairi” diyenler çıktı.
Derneği bile Pir Sultan’ın deyişlerine sahip çıkmadı.
Kul Himmet “misyoner” ilan edildi.
Kaygusuz Abdal’dan cımbızladıkça cımbızladık; ne büyük
bir marifet!
Bunların hepsi yaşandı.
“Örgüt” sustu - zira tasfiyeler için işine yaradı - ;
“örgütçü” tartışmalarla coştu.
"Deyiş"ten vazgeçildi, folklorik bir türküye
dönüştü; dinlerken kendimizden geçtik.
An gelir imam cami kapısında saz çalıp deyiş okursa, işte
o zaman seyreyle.
Senin terk ettiğine onun talip olmaması için hiçbir neden
yok. Bereket : Henüz bunu akıl eden de olmadı!
Düğmeyi yanlış ilikleyince, deyiş fon müziği de olur,
ilahi de olur azizim...
Aklın başına şimdi mi geldi ? Atı alan Üsküdar'ı geçti...
| @ismailenginhd [09.02.2026]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder