Bu Blogda Ara

16 Haziran 2026 Salı

İsmail Engin : Tahtacı - Türkmen Bülteni [2021 – 3]

[İsmail Engin] Ege Tahtacı Kültür Eğitim Kalkınma ve Yardımlaşma Derneği tarafından Nisan 2021’de yayımlanan Tahtacı – Türkmen Bülteni’nin üçüncü sayısı, ön ve arka kapaklar ile Musa Güneş’in kaleme aldığı “Merhaba” başlıklı editör yazısı [ibid, i] dışında 17 sayfadan oluşuyor. 

Bültenin yayın yönetmenliğini Musa Güneş üstlenirken, yayın kurulunda İsmail Gacar, Musa Güneş ve Halil Sulu da yer alıyor. 

Tam sayfa ön kapak fotoğrafı, kepeziyle “Tahtacı Türkmen Gelini”dir. Tam sayfa arka kapak fotoğrafının konusu devrilmiş ağacın kabuğunu ayıran Tahtacı kadınıdır.

Ön kapakta geleneksel kıyafetleriyle bir Tahtacı Türkmen gelininin, arka kapakta ise devrilmiş bir ağacın kabuğunu ayıran Tahtacı kadınının fotoğrafının tercih edilmesi, Tahtacı yaşamının hem kültürel hem de üretim odaklı yönlerini simgesel biçimde yansıtmaktadır.

Bülten’in 3. sayısına Filiz Kahya “Neden Devr-i Daim Olsun Diyoruz?” [ibid, 1]; İbrahim Kızıler “Tahtacı Türkmenler” [ibid, 2-3]; Sinan Kahyaoğlu “Türkmenlikte Geyik Mitosu” [ibid, 4-8]; Yolcu Bilginç “Dernek Nasıl Kuruldu?” [ibid, 10-11], Oğuz Kaplan “Balıkesir Savaştepe Kongurca Köyünde Gençlerin Cuma Akşamları” [ibid, 12] başlıklı yazılarıyla; Fatma Kırmaç Kılıç da “Saksıda Bir Avuç Toprak” öyküsüyle [ibid, 9] katkı sunmaktadır.

Ayrıca Musa Güneş’in Akçaenişli kadın şair, “Şair Soner Can ile Söyleşi”si [ibid, 13] bulunmaktadır.

Keza, okura; Musa Güneş’in hazırladığı Bergama Yerlitahtacı ve Kapukaya Köylerini içeren “Sultannevruz Kutlandı” – ki ilgili yerleşim yerlerinde “Sultannevruz eski Martın 10. günü (23 Mart) kutlanır” ,[ibid, 14] ve  Hasan Kulakoğlu’nun “Alamutlu Veli Ağa” isimli kitabını içeren “Alamutlu Veli Ağa” adlı kitap tanıtımı [ibid, 15]; Hüseyin Cılız’ın hazırladığı “Doğu Akdeniz Tahtacılar Derneği Genel Kurul Toplantısını Yaptı” [ibid, 16]; “Ayten Kaplan’ın Yayını” [ibid, 16]; “Kapukahya Mahallesinin Yeni Muhtarı” [ibid, 16]; “Kızılcapınar’da Sultannevruz Kutlandı” [ibid, 17]; “Turan Köyünde Çiçek Üretimi” [ibid, 17] başlıklı haberler verilmektedir.

Gufrani’den “Devriye” [ibid, 1] de şiir olarak yayınlanmaktadır.

Bültenin dikkat çekici yazılarından biri olan Yolcu Bilginç tarafından kaleme alınan “Dernek Nasıl Kuruldu?” [ibid, 10-11] başlıklı çalışmada Tahtacı Kültür Eğitim Kalkınma ve Yardımlaşma Derneğinin kuruluş sürecini ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır. Yazıda, “Tahtacı Kültür Eğitim Kalkınma ve Yardımlaşma Derneği”nin “Kurucular Kurulu”nun Yolcu Bilginç, Gökhan Çankır, Ali Uğuz, Geneş Çetin, Hasan Meşeçam, Ali İhsan Alvur, Merih Ünsal ve Mehmet Kaya’dan ibaret olduğu, 30 Kasım 2007’de İzmir İl Dernekler Müdürlüğüne başvuru yapıldığı ve 10 Ocak 2008’de derneğin kurulmasının onayladığı; 30 Mart 2008’de 277 üyenin 149’unun katılımıyla “1. Olağan Genel Kurul”un yapıldığı  kaydedilmekte [ibid, 10];

“(...) seçim sonucu dernek genel başkanlığına Yolcu Bilginç, yönetim kurulu üyelikler[in]e, Güneş Çetin, Dr. Gökhan Çankır, Ali Oğuz, Mehmet Kaya, Merih Tamay, Ali İhsan Al vur; denetleme kuruluna Fazilet Türkbay, Hasan Avşar, Hasan Meşeçam seçildi” [ibid, 11]

denilmektedir. Bilginç ilk şube ile diğer şubelerin açılışını da belirtmektedir:

“İlk şubemiz Gökhan Çankır’ın gayretleriyle Denizli’de açıldı. Denizli’yi hemen başka şubelerin açılışları izledi: 

Urla Bademler, Kemalpaşa Çınarköy, Kemalpaşa Soğukpınar, Bornova Naldöken, Bornova Altındağ, Bayraklı Doğançay, Berga ma, Karabağlar Uzundere, Bayındır Yakapınar, Bayındır Turan, Narlıdere, Torbalı Türkmen, Acıpayam Yeniköy, Edremit, Balıkesir Türkali, Tarsus, Soma, Aydın, Bozdoğan (Alamut), Ger mencik Kızılcapınar, Çine” [ibid, 11]

Söz konusu yazı, bu yönüyle, derneğin kurumsal tarihine ilişkin birincil kaynak niteliği taşımaktadır.

Oğuz Kaplan, “Balıkesir Savaştepe Kongurca Köyünde Gençlerin Cuma Akşamları” [ibid, 12] başlıklı yazıda “samah” – “samah oynamak” ve “kındin kındin”, “yoz samah”, “muhabbet samahı” çeşitleri üzerinde durmakta ve “Genellikle samah bir dörtlük ağırlama, iki dörtlük yeldirme ve bir dörtlük Şah Hatayi bölümünden oluşur” [ibid, 12] demektedir:

“Samah küçük yaşlarda çocuk kendisini bilmeye başladığında anne baba ya da dede, ebe (babanın annesi), dede, eci (annenin annesi) tarafından “kındin kındin” sa mahıyla öğrenir. (Kındin kındin samahı bir büyüğün evdeki süpürgeyi alıp saz çalar gibi kullanarak samah makamının sözsüz olarak çocuklara söylenme şeklidir). Kollarını, kızların nasıl, erkeklerin nasıl kullanacağı ebeveynleri tarafından öğretilir. Çünkü kollar kızlarda ve erkeklerde farklı farklı kullanılır. Adımlar ise kızlarda ve erkeklerde aynıdır.” [ibid, 12] 

“Kındin kındin” samahı, aynı zamanda Tahtacı topluluklarında kültürel eğitimin aile içinde nasıl sürdürüldüğünü örneklemekte ve göstermektedir. | @ismailenginhd [16.06.2026]

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder