[İsmail Engin] “Sahibi ve yazı işleri Müdürü” Sefer Aytekin olan ilk Alevi[lik] dergisi “Emek”, 6 Ocak 1964’te yayımlanan 12. sayısından sonra yayın hayatına devam edemedi.
Öte yandan, “Hacı Bektaş Kültür, Kalkınma ve Yardım Derneği Yayın Organıdır” ibaresi ve “En Kutsal İbâdet, Çalışmak, Doğruluk ve İnsan Sevgisidir” mottosuyla ilk sayısı 1 Temmuz 1964’te okura sunulan Ankara merkezli Karahöyük dergisinin 2. sayısı 1 Ağustos 1964’te yayımlandı.
“Karahöyük”ün “Hacıbektaş Kültür, Kalkınma ve Yardım Derneği” adına “Sahibi ve Mes’ul Müdür” Hüsrev Şir Ulusoy’dur [ibid, 32] ve dergi ön ve arka kapakları hariç 32 sayfadır.
Sol üst köşesinde güvercin logosuyla çıkarılan derginin ön kapaktaki adı küçük harflerle “karahöyük”tür ve ön kapağının ortasına doğrudan Hünkâr Hacı Bektaş-ı Velî tekkesinin fotoğrafı konulmuştur. Fotoğrafın altına
“Devamı bâisi sırr-ı Muhammed’le Ali’dir bu.
Makamı Hazret-i Hünkâr Hacı Bektaş Velî’dir bu.”
yazılıdır.
Derginin arka kapağında, 9 – Mayıs 1964 de Ankara’da Derneğimizin tertiplediği Hacıbektaş Gecesi’nden bazı resimler” kaydı konulan 3 fotoğraf vardır. Fotoğrafların ilkinde geceye katılan saz şairleri sazlarıyla, ikincisinde semah dönen semahçılar, üçüncüsünde de davul eşliğinde halk oyunları oynayanlar konu edinilmiştir.
Derginin 2. sayısında, Hacıbektaş Kaymakamı Ferit Unal’ın “Hacıbektaş İlçesinin Turistik Önemi” [ibid, 1-19]; Cavit Kadırgan’ın “Hazreti Hacı Bektaş-î Velî yolunda hakikî insan ve hakikî Millî Müslüman” [ibid, 20-25]; Bedri Noyan’ın “Hazret-i Pir Hacı Bektâş Velî’ye Sesleniş – Merhabâ!..” [ibid, 27-28] ve Ali Haydar Ulusoy’un “Gerçek Âlem” [ibid, 29-30] makaleleri okuru ilgisine sunulmaktadır.
Ayrıca, Bedri Noyan’ın “Fetvâ” [ibid, 19], “Meydan” [ibid, 25] ile Cavit Kadırgan’ın “Hacı Bektâş Velî” [ibid, 26], İlhami Binici’nin “Pencerem” [ibid, 28], Beyhani’nin “Kâdir Mevlâm” [ibid, 31] başlıklı şiirleri bulunmaktadır.
Dergide dikkat çeken kutu içerisinde alınmış üç duyuru [-reklam] şunlardır:
“Şimdiye kadar yayınlanmamış bir konu:
«Hacıbektaş’ta Pîr Evi ve Diğer Ziyaret Yerleri»
Yazan : Doçent Dr. Bedri Noyan
Bu kitabı mutlaka okuyunuz. Hacıbektaş Veli Dergâhını bu sahifelerde adım adım dolaşmak mümkündür. Pîr Evi ile ilgili diğer ziyaret yerlerini de bu kitapta bulacaksınız. Yirmiden fazla resim lüks bir kapak içinde şimdiye kadar yazılmamış bir konu. (...)” [ibid, 31]
* * *
“Özel olarak hazırlanan dergimizin 2. sayısında okurlarımıza titizlikle renkli olarak hazırladığımız Hunkâr Hacı Bektaş Velî’nin güzel bir portresini hediye olarak Hacıbektaş Kültür, Kalkınma ve Yardım Derneği sunar
Yazarlarımıza
Çok yüklü olan yazılarımız dolayısı ile kıymetli yazılarınızın bazıları bu sayıda neşredilememiştir. Gelecek sayıda neşredilecektir. Sevgilerimizle... Karacahöyük” [ibid, 32]
* * *
“Alevilik Üzerinde Tartışmalar (...)
Şaır Sadık Babanın Hayatı ve Deyişleri (...)
İsteme adresi: Avukat Cemâl Özbey (...)” [ibid, 32]
* * *
Arka iç kapakta Vakıflar Bankası ile Ankara Özel Yenişehir Koleji reklamı mevcuttur.
Hacıbektaş Kaymakamı Ferit Unal’ın “Hacıbektaş İlçesinin Turistik Önemi” [ibid, 1-19] başlıklı yazısında genel bir girişin ardından “İlçenin Turistik Yerleri” [ibid, 4] ve onlar hakkında bilgiler [ibid, 4-19] verilmektedir. Burada “Hacı Vektaş Velî Dergâhı”, “Resûl Bali” [ibid, 9-10], “Feyzullah oğlu Ahmet Cemaleddin Çelebi” [ibid, 10], “Balım Sultan Türbesi” [ibid, 10-11], “Hacı Bektaş Veli ve Bektaşilik Hakkında Kısa Bilgi” [ibid, 11-14] bilgiler de dikkat çekmektedir.
Ferit Unal, makalesinin girişine “Osmanlı İmparatorluğu zamanında, bilhassa Yeniçeriler arasında büyük nüfusu olan Bektaşi tarikatının uzun yıllar merkezlığini yapmış bulunan Hacıbektaş” diyerek başlamaktadır. [ibid, 1]
Kaymakam Unal’a göre,
“Bektaşilik bir Türk tarikatıdır. Bektaşiliği diğer tarikatlardan ayıran bir hususiyet de kendine has olan istilâhların, nefeslerin ve ilâhilerin Türkçe olmasıdır. (...) Amerika Birleşik Devletlerindeki cüzi bir zümre (...) ve Arnavudluk hariç Türk’ten gayri hiç bir müslüman millette Bektaşiliğe rastlanmaz.” [ibid, 13]
“Hacı Bektaş Velî H. Peygamberin ahfadından olup İmam Musai Kazımın 4. üncü batın evlâtlarından Seyit İbrahim Sani ve büyük Türk mutasavvuflarından Şeyh Ahmet kızı Hatem Hatundan doğmadır. (...) Asıl ismi Seyyit Muhammettir. Tahsilini Türkistanın tanınmış mutasavvuflarından Ahmet Yesevinin Halifelerinden Lokman Perendenin nezaretinde ikmâl etmiştir. (...)” [ibid, 11]
“Bektaşi tarikatını kuran ve umdelerini hazırlayan Hacı Bektaş Velî bilâhare Suluca Karahöyükte kendisi için bir zaviye yaptırarak Bektaşi tarikatını etrafa yaymağa başlamıştır. Hacı Bektaş Velî zamanında yetiştirdiği halifelerinden Sarı Saltuk, Gül Baba, Seyit Alı, Mürsel Baba gibi şahısları balkanlara, Hacım Sultan, Kara Donlu Can Baba’yı şark havalisine göndererek tarikatın bir koldan Arnavutluk diğer koldan da Asya içlerine kadar yayılmasını temin etmiştir.” [ibid, 13]
Cavit Kadırgan, “Hazreti Hacı Bektaş-î Velî yolunda hakikî insan ve hakikî Millî Müslüman” [ibid, 20-25] başlıklı yazısında “Hacı Bektaş”ın “İslâm’ın yeniden kurucusu” [ibid, 24] olduğunu ileri sürmekte ve Hacı Bektaş için “Türkçe konuşmuş, Türkçe yazmış Türk’ün gönlünde ebedî Sultan olmuştur.” [ibid, 24]
Bedri Noyan da “Hazret-i Pir Hacı Bektâş Velî’ye Sesleniş – Merhabâ!..” başlıklı yazısında [ibid, 27-28] bu hususları belagat olarak dile getirmektedir.
* * *
Karahöyük dergisinin ikinci sayısı, Hacı Bektaş Veli merkezli bir kültürel ve inançsal hafıza oluşturma çabasını yansıtmaktadır.
Derginin dikkat çeken yönlerinden biri, Bektaşiliğe yönelik salt dinî değil, aynı zamanda Türk millî kimliğiyle ilişkilendiren bir söylem geliştirmesidir. Bu yaklaşım, dergide belirgin biçimde görülmektedir ve 1960’lı yıllarda yaygınlaşan milliyetçi yorumların Alevi-Bektaşi çevrelerindeki yansımalarından biri olarak okunabilir.
Derginin bu sayısında, Hacı Bektaş Veli’ye tarihsel ve manevî rolünün ötesinde bir misyon yüklemekte; “hakikî millî Müslüman” kavramı üzerinden din ile milliyet arasında güçlü bir bağ kurulmaktadır.
Karahöyük dergisinin 1964 tarihli ikinci sayısı, Hacı Bektaş Veli etrafında şekillenen Alevi-Bektaşi hafızasını kayıt altına alırken, aynı zamanda dönemin “millî Müslümanlık”, Türk kültürü ve Bektaşilik ilişkisine dair önemli ipuçları sunmaktadır. Dergi, bu yönüyle, 1960’ların Alevi-Bektaşi entelektüel dünyasını anlamak açısından da değerli bir tarihî kaynaktır. | @ismailenginhd [15.06.2026]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder