[İsmail Engin] 24 Temmuz 2026 tarihinde kurulan Yeni Parti, aynı gün kamuoyuna “Ortak Gelecek için Yeni Parti Programı”nı da açıkladı. “İçindekiler” bölümü hariç 38 sayfadan oluşan program, “Değişim Çağrısı”, “Demokrasi, Yönetim ve Adalet”, “Kalkınma ve Ekonomi”, “Sosyal Devlet” ile “Dış Politika, Güvenlik ve Dirençlilik” başlıklı beş ana bölümden meydana geliyor.
Programın ilk bölümü olan “Değişim Çağrısı” [ibid, 1-5], “Türkiye kadim tarihi”ne yapılan vurgu ile başlıyor. Bu bölümde toplam 15 kez “kara düzeni değiştireceğiz” söylemi öne çıkarılıyor ve partinin temel siyasi iddiası şu ifadelerle ortaya konuluyor:
“Yolumuz uzundur, mücadele zorludur biliyoruz. Bu düzen kendiliğinden değişmeyecek, biliyoruz. Biz değiştireceğiz. Hep birlikte değiştireceğiz. Yola çıktık. Bu kara düzeni değiştireceğiz." [ibid, 5]
Program, “Demokrasi, Yönetim ve Adalet” başlıklı ikinci bölümünde [ibid, 6-12] demokratikleşme, hukuk devleti ve kurumsal reformlara odaklanıyor.
Burada; “Demokratik Yönetim Reformu”, “Demokrasi, İnsan Hakları ve Hukukun Üstünlüğü”, “Dijital Demokrasi, Medya ve Bilgi Hakkı”, “Adaletin Tesisi”, “Siyasal Özgürlük İçin Hukuki Güvenceler”, “Anayasal Denetim ve Kurumsal Hukuk Devleti”, “Ayrımcılıkla Mücadele ve Çoğulculuk”, “Aktif Yurttaşlık ve Örgütlü Toplum”, “Demokrasi ve Siyasi Partiler”, “Yolsuzlukla Mücadele, Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik” ile “Yerellik ve Yerinden Yönetim” başlıkları altında kapsamlı bir çerçeve sunuluyor.
Adı geçen bölümde dikkat çeken başlıklardan biri “Ayrımcılıkla Mücadele ve Çoğulculuk” [ibid, 9-10] oluyor. Program genelinde üç kez geçen “Alevi” kavramı, Ayrımcılıkla Mücadele ve Çoğulculuk” alt başlığında şu ibarelerle yer buluyor:
“Alevi yurttaşlarımızın toplumsal yaşamda maruz kaldıkları eşitsizliklere, hak ihlallerine ve Alevi inancının tanınmaması ve taleplerinin görmezden gelinmesine son verilecektir. Cemevlerinin ibadethane statüsü yasal güvenceye kavuşturulacak ve bu doğrultuda gerekli tüm yasal düzenlemeler gerçekleştirilecektir. Alevi yurttaşlarımızın haklarını etkin biçimde koruyacak, hak ihlallerinin önlenmesini ve giderilmesini sağlayacak kurumsal mekanizmalar oluşturulacaktır.
Madımak Oteli, yaşanan acıları unutturmayan, toplumsal hafızayı güçlendiren kapsamlı bir utanç müzesine dönüştürülecek; insanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımının uygulanmasına son verilecektir.“ [ibid, 10]
Öte yandan, söz konusu programda, zorunlu din derslerine ilişkin herhangi bir değerlendirme yer almıyor.
Benzer şekilde Diyanet İşleri Başkanlığına yönelik bir politika ya da düzenleme önerisine de rastlanmıyor.
Bununla birlikte programda laiklik ve kamusal eğitim anlayışı, şu ibarelerle vurgulanıyor:
“Partimiz, çağın ihtiyaçlarına cevap verebilen, nitelikli, çağdaş, bilimsel, laik, kamusal, parasız, eşit, erişilebilir ve kapsayıcı bir eğitim sistemi kuracaktır.“ [ibid, 27]
Ayrıca eğitim alanındaki temel yaklaşım şu sözlerle ifade ediliyor:
“Devletin kamusal eğitim sorumluluğu hiçbir cemaat, tarikat, vakıf, dernek ve siyasi yapılara devredilmeyecektir. Karma, laik ve bilimsel eğitim temel ilke olacaktır.” [ibid, 28]
Programda; demokrasi, hukuk devleti, çoğulculuk ve kamusal eğitim ilkelerini öne çıkarılırken; din eğitimi ve Diyanet İşleri Başkanlığı gibi uzun süredir kamuoyunda tartışılan başlıklara değinilmemesi dikkat çekiyor. | @ismailenginhd [26.7.2026]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder