Bu Blogda Ara

8 Temmuz 2026 Çarşamba

İsmail Engin : Perişan Baba ve Bektaşilik

[İsmail Engin] Perişan Baba, 19. yüzyılda yaşamış önemli Bektaşi şairlerindendir. Asıl adı Mehmed Ali, mahlası ise Perişan’dır. Bektaşi geleneği içerisinde hem şair hem de dedebaba olarak önemli bir yere sahiptir.

Turgut Koca, Perişan Baba’nın, Selanikli Hasan Baba’nın ardından, Hacı Bektaş Dergâhı’nda dedebabalık makamına oturduğunu, 1884 yılında Hacı Bektaş Tekkesi’nde Hakk'a yürüyerek buraya defnedildiğini belirtmektedir. Ayrıca İstanbul’daki Eryek (Erikli Baba) Dergâhı’nda kendisine nispet edilen bir makam ziyareti bulunduğunu da kaydetmektedir.

Abdülbâki Gölpınarlı ise, Perişan Baba hakkında farklı bir kronoloji aktarır: 

Gölpınarlı’ya göre, Hacı Hasan Dedebaba’nın ardından bir süre Hacı Bektaş Tekkesi’nde dedebabalık yapan Konyalı Perişan Mehmet Dedebaba, bu görevden ayrıldıktan sonra bir müddet seyahat etmiş, daha sonra Yedikule’deki Bektaşi Tekkesi’nde ikamet etmiş ve 1875 yılında Hacıbektaş’ta Hakk’a yürüyerek orada sırlanmıştır. 

Şevki Koca, Perişan Baba’nın hayatını ve Bektaşilik tarihindeki yerini daha ayrıntılı biçimde ele alır. 

Ona göre, 1875 yılında Selanikli Hasan Dedebaba’nın Hakk’a yürümesi üzerine dedebabalık makamına, Eryek (Erikli) Baba Dergâhı postnişini olan Hafız Mehmed Ali Perişan Baba getirilmiştir. Her ne kadar Konya kökenli olarak tanınsa da, aslında İşkodralıdır.

Turgut Koca’dan hareketle, Şevki Koca’nın değerlendirmesinde, Perişan Baba, 1826 öncesi Bektaşiliğin özgün yapısını savunmuş; dedebabalık makamının Osmanlı Sarayı tarafından denetlenmesi ve yönlendirilmesine karşı çıkmıştır.

Buna karşılık, Saray çevreleriyle yakın ilişkiler içinde bulunan Mehmed Ali Hilmi Baba, Perişan Baba’nın dedebabalığını tanımamış ve Bektaşi tarikatındaki ilk önemli ayrışmanın temelleri bu süreçte atılmıştır.

II. Abdülhamid’in desteğini de arkasına alan Mehmed Ali Hilmi Baba’nın dedebabalık makamını talep etmesi üzerine, Nakşibendi tandanslı bir Bektâşîliğin ortaya çıkmasından ürken Perişan Baba, Hicrî 1300 yılı sonunda makamdan çekilerek eski görev yeri olan Kazlıçeşme Eryek Baba Dergâhı’na yerleşmiştir. Ertesi yıl, Hicrî 1301’de yeniden Hacı Bektaş – Pirevi’ne dönen Perişan Baba, burada Hakk’a yürümüş ve Hazret Avlusu’na defnedilmiştir.

Şevki Koca, bu gelişmelerin ardından Bektaşiliğin iki farklı tasavvufî anlayış doğrultusunda yoluna devam ettiğini kaydetmektedir:

Perişan Baba’nın takipçileri “Vahdet-i Mevcûd”, Hilmi Baba’nın takipçileri ise “Vahdet-i Vücûd” anlayışını benimsemiştir.

İki yaklaşım arasındaki görüş ayrılığının farklı biçimlerde günümüze kadar sürdüğü ifade edilmektedir.

Perişan Baba çizgisini takip edenler “Harâbâtî”, Hilmi Baba ekolüne bağlı olanlar ise “Müteşerri” olarak anılmaktadır. | @ismailenginhd [08.7.2026]

Dâr-ül-emânımız Şâh-ı Necef’den
Tarîk-ı müstakîm dervîşânıyım
Tekye-i aşk içre ders-i Aref’den
Öğreden üstâdın Câvidânıyım

Sevmişem bir lebi kand ü sükkeri
Derd ü belâsından dönmezem geri
Râhına koymuşam cân ile seri
Sanma bu sevdânın peşîmanıyım

Dâim bir mahbûbun medhinde yektâ
Olduğum bilirler ârif ü dânâ
Perîşân olduğum bilirler ammâ
Bilmezler ki kimin perîşânıyım

Kaynaklar

  • İsmail Engin: “Perişan Baba” https://kanalkultur.blogspot.com/2013/10/perisan-baba.html
  • Abdülbâki Gölpınarlı: Alevî - Bektâşî Nefesleri. İnkilâp Kitabevi, (2. Baskı) İstanbul 1992: 17.
  • Şevki Koca: Es-Seyyid Halife Koca Turgut Baba Divânı. İstanbul 1999.
  • Şevki Koca: “Şâhkulu Bektâşi Dergâhı’nın Son Babagân Postnişinleri ve Bektâşîlerin Zor Yılları (1826-1953) (I)” Cem Dergisi, 36 (2002) 124: 19-23 [22].
  • Şevki Koca: Bektaşilik ve Bektaşi Dergâhları, Cem Vakfı Yayınları, İstanbul 2005.
  • Turgut Koca: Bektaşi Alevi Şairleri ve Nefesleri (13. Yüzyıldan 20. Yüzyıla Kadar). İstanbul Maarif Kitaphanesi ve Matbaası, [İstanbul] 1990: 415 – 421.
  • Sadeddin Nüzhet Ergun: Bektaşî Edebiyatı Antolojisi On Dokuzuncu Asırdanberi Bektaşî – Kızılbaş Alevî Şairleri ve Nefesleri. İstanbul Maarif Kitaphanesi, (2. Baskı) İstanbul 1956: 42-48.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder