[İsmail Engin] Cem dergisi, Türkiye basın ve düşünce tarihinin farklı dönemlerinde farklı misyonlar üstlenmiş önemli yayınlardan biri olarak dikkat çekiyor.
İlk kez 1910 yılında karikatür sanatının öncülerinden
Mehmet Cemil Cem tarafından yayımlanan dergi, 1912’ye kadar Osmanlı’nın son
yıllarında mizah yoluyla toplumsal ve siyasal eleştirinin etkili örneklerini
sundu.
Cumhuriyet’in ilanından sonra 1927'de yeniden yayın
hayatına dönen Cem, yeni rejimin heyecanını paylaşmasına rağmen eleştirel
karikatürleri nedeniyle kısa sürede siyasi baskılarla karşılaştı. Açılan
davalar ve verilen hapis cezaları, dönemin basın özgürlüğü tartışmalarını da
gözler önüne serdi. Harf İnkılâbı sonrasında yapılan ikinci yayın girişimi de
uzun ömürlü olmadı ve dergi 1929 yılında yayın hayatına veda etti.
Dönemin dikkat çeken yönlerinden biri, siyasi
eleştirilerin Bektaşi fıkraları ve mizahi anlatılar üzerinden aktarılmasıydı. “Bekri
Hasan Baba” gibi karakterler aracılığıyla zaman zaman iktidar-muhalefet
ilişkileri hicvedilirken, Bektaşi kültürünün hoşgörülü ve nüktedan dili
toplumsal eleştirinin önemli araçlarından biri haline geldi.
Yaklaşık kırk yıl sonra, 1966’da aynı isimle "ortaklık adına" Abidin
Özgünay öncülüğünde yayımlanmaya başlayan Cem dergisi, bu kez bambaşka bir misyon
üstlendi.
Derginin odak noktasında Alevi-Bektaşi kimliğinin
görünürlüğü ve hak mücadelesi vardı. İlk yıllarında Alevi-Bektaşi inancını
tanıtmayı ve kimlik bilincini güçlendirmeyi amaçlayan dergi, zamanla daha siyasi
içeriklere de yer veren bir yayın çizgisi benimsedi. 1969’a kadar 18 sayı çıktı.
1991 yılında başlayan ikinci dönem, Türkiye’de "Alevi Uyanışı" olarak tanımlanan örgütlenme süreciyle paralel ilerledi. Dergi, Aleviliğin doğru anlaşılması gerektiğini savunan yazılar yayımlarken, Alevi toplumunun demokratik hakları ve devletten beklentileri üzerine kapsamlı tartışmalara da sayfalarını açtı. 1995 yılına kadar, 1991-1995 arasında 49 sayı bu şekilde bağımsız olarak yayımlandı.
1995-2003 yılları arasındaki dergi, 50.-127. sayılarıyla Cumhuriyetçi
Eğitim ve Kültür Merkezi (CEM) Vakfı bünyesine aitti. Bu döneminde dergi,
kurumsal kimliği güçlendirdi. Süreli yayın organı olmanın ötesine geçerek,
Alevi toplumunun belleğine, inanç ve eğitim alanındaki tartışmalara katkı sunan
önemli bir platform olmayı sürdürdü.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder