Bu Blogda Ara

Kürdler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kürdler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ağustos 2026 Cuma

İsmail Engin : Kemalizm’in Tasfiyesi mi, Devletin Dönüşümü mü?

[İsmail Engin] Kuşku yok ki; meydanlarda kimin konuştuğu, hangi sözün büyütüldüğü kadar hangi sözün görmezden gelindiği de siyasetin bir parçası...

Günümüz Türkiye’sinde birbirinden farklı görünen bazı gelişmeler aynı siyasal zeminde buluşuyor: İmralı’dan gelen “demokratik entegrasyon” mesajları, kimlik ve örgütlenme özgürlüğüne yapılan vurgular, Yavuz Sultan Selim ve İdris-i Bitlisî üzerinden kurulan tarihsel anlatı ve Hacıbektaş’ta kimi Alevi kurumlarının yükselttiği itirazlar...

Her birini ayrı ayrı değerlendirmek mümkün. Lâkin, bu başlıkların birbirleriyle nasıl ilişkilendiği önem taşıyor.

Yeni bir çözüm sürecinin dilinin ötesinde; devlet-toplum ilişkisi, kimlik, inanç, yurttaşlık ve Türkiye’nin tarihsel belleğinin yeniden yorumlanması gibi daha geniş bir alandan söz ediyor; öncelikle, tarihin neden yeniden çağrıldığını düşünüyoruz.

Yavuz Sultan Selim ve İdris-i Bitlisî referansı bu nedenle önem taşıyor.

İmralı eksenindeki tartışmalarda bu tarihsel ittifak daha önce de gündeme geldi. İmralı’daki 2025 - 2026 değerlendirmelerinde, Yavuz Sultan Selim ile İdris-i Bitlisî ittifakına ilişkin ifadeler yer aldı. Fakat, burada dikkat edilmesi gereken nokta, tarihsel bir olayın bugüne taşınmasının kendisinin bir siyasal yorum olduğudur.

Çaldıran dönemindeki Osmanlı-Kürd ilişkilerini bugünün Türkiye’sine doğrudan tercüme etmek mümkün değil. O dönemin devlet yapısı, mezhep çatışmaları, bölgesel güç dengeleri ve yerel iktidar biçimleri bugünkünden tamamen farklıydı. Buna rağmen, tarihsel bir ittifakın bugün hatırlatılması da dikkat çekici. Zira, tarihin siyasette yeniden çağrılması, çoğu zaman bugünün geleceğini tarif etmek için yapılıyor.

O hâlde, geçmişin hangi tarafının bugüne taşındığı üzerinde düşünülmelidir.

13 Aralık 2025 Cumartesi

İsmail Engin : Ahmet Özer’de Türklerle Kürdler, Malazgirt ve Çaldıran - Tarihî Kavşaklar ve Ortak Kader Anlatısı [Video]


İsmail Engin : Ahmet Özer’de Türklerle Kürdler, Malazgirt ve Çaldıran - Tarihî Kavşaklar ve Ortak Kader Anlatısı, 2'57'' [08.12.2025]


Özer, Malazgirt’i Türk–Kürt ilişkilerinin başlangıç noktalarından biri olarak yorumlar. Halil İnalcık, ucta Türkmenler arasında bir bey kumandası altında akınlar yapan; komşu Müslüman veya Hıristiyan devletlerin hizmetine ücretli askerler olarak giren, “bir kısmı ‘Turcopoul’ adını alarak Bizans hizmetinde” kalan “Hıristiyanlaşmış” “akıncı-savaşçılar”ı betimler; bunlar, “Rodos şövalyeleri yanında ücretli asker bölüğü halinde idi.” der. Malazgirt Meydan Muharebesi’nde Müslüman Türklerle Turkopollar aracılığıyla Hristiyan Türkler de karşı karşıya gelmişti. Özer ise bu çerçeveye Kürt unsurunu dahil ederek Malazgirt’i Türklerle Kürtlerin “ortak kaderinin” ilk halkası olarak görür. Ancak Alp Arslan’ın ordusunda Kürt katkısının boyutuna dair akademik uzlaşı yoktur :