Bu Blogda Ara

13 Nisan 2026 Pazartesi

İsmail Engin : Sosyal Demokrat Dergisinin Kapak ve Dosya Konusu - Türkiye’de Aleviler ve Alevilik [2012]

[İsmail Engin] “İmtiyaz Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü”nün Erol Kızılelma, “Genel Yayın Yönetmeni”nin Aydın Cıngı, “Genel Koordinatör”ün Ercan Karakaş olduğu,;“Yayın Kurulu”na bu isimlerin dışında İnan Dağdelen ve Altan Ertürk’ün dahil bulunduğu “Aylık Siyasi Dergi” “Sosyal Demokrat”ın Eylül 2012’de yayınlanan 48 sayfadan ibaret 21. sayısının dosya konusu “Türkiye’de Aleviler ve Alevilik”tir.

İlgili dosyaya; Emel Sungur “Türkiye’de Alevi Olmak” [ibid, 4-7], Turan Eser “Alevi Talepleri Üzerine Düşünmek” [ibid, 8-10], Kazım Genç “Zorunlu Din Dersi – Hukuki Değerlendirme ve Aleviler Üzerindeki Etkileri” [ibid, 11-13], Ercan Karakaş “Alevilerin Talepleri ve Siyasi Partiler” [ibid, 14-16], Deniz Tansi “AKP Dış Politikasında ‘Alevilik’” [ibid, 17-19] konulu yazılarıyla katkı yaparken, “Serbest Yazılar” kısmında Ali Kenanoğlu’nun “Hatay Gözlemlerim Üzerine” [ibid, 22-25] başlıklı yazısı dikkat çekmektedir. 

“Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı Başkanı” Emel Sungur, “Türkiye’de Alevi Olmak” konulu yazısına; 

“Alevilikte Anadolu topraklarında yaşayan bütün inançların etkisi görülür. Alevilik ne İslam’ın özüdür, ne de inanç merkezi cami olan ve Ramazan orucu tutan, namaz kılan insanların oluşturduğu bir inanç, bir yaşam biçimidir.” [ibid, 4]

girişiyle başlamaktadır. 

Sungur, burada “Alevilik tarifi tek şekle sokulamaz” [ibid, 4] vurgusuyla “Yüzyıllardır Alevilik tarifi yapmaya çalışan devlet bugüne kadar bütün yok sayışlara rağmen yok edemediği Aleviliği asla yok edemeyecektir” [ibid, 4] demektedir. 

Yazısında “Emperyalistler, neden dinsel inançlara sarılırlar?” [ibid, 5] sorusunu da sorgulayan Sungur, “Resmi din politikasının Aleviler etkisi” [ibid, 5-6] üzerinde durmaktadır. 

Yazısının “Neler yapılmalıdır?” kısmında [ibid, 7] yazar, bireyin özgürleşmesini, Diyanet İşler Başkanlığı’nın “devlet kurumları içinden çıkarılma”sını, Kuran Kursları ile İmam Hatip Okullarının kapatılmasını, “zorunlu din eğitimi”nin kaldırılmasını, tarafsız devlet anlayışı gerektiğini, din ve inanç özgürlüğünün geliştirilmesini önermektedir.

Alevi Bektaşi Federasyonu GYK üyesi Turan Eser, “Alevi Talepleri Üzerine Düşünmek” [ibid, 8-10] başlıklı yazısında; “Alevi yurttaşların somut talepleri” [ibid, 8-9] arasında :

Cemevlerinin ibadethane sayılmasını, Dedelerin DİB tarafından istihdam edilmesi düşüncesinin yanlışlığından vazgeçilmesini, “mevcut din ve devlet ilişkisinin gerçek laiklik anlayışını” yansıtmadığını, “inanç vergisi”nin kurumsallaşması gerektiğini ve “dinin finansmanının doğrudan inanan kesimlerin isteğe bağlı gönüllü vergisiyle” sağlamasını, “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” dersinin zorunlu olmaktan çıkarılmasını, müfredatın çoğulculuk esasıyla yeniden düzenlenmesini, “din öğretimi”nin “dini çevrelerin kendi okullarında, özel okullarda” verilmesini, Madımak Otelinin müze haline getirilmesini, Hacı Bektaş-ı Veli Türbesinin ibadethaneye dönüştürülüp idaresinin Alevi-Bektaşi kurumlarına devredilmesini sıralamaktadır. 

Eser’e göre, din ve devlet ilişkileri yeniden düzenlenmelidir. [ibid, 9-10]

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Eski Genel Başkanı, ABF Eski Genel Sekreteri Kazım Genç, “Zorunlu Din Dersi – Hukuki Değerlendirme ve Aleviler Üzerindeki Etkileri” [ibid, 11-13] adlı yazısında, “Din Kültürü ve Ahlak Öğretimi” konusundaki zorunlu dersini ilgili yasalar, uygulamalar ve hukuk açısından irdelemektedir. 

Ona göre; adı geçen ders, “farklı inanç ve dinlere yönelik asimilasyon aracı olarak da kullanılmaktadır.” [ibid, 13] Bu politikalardan en çok Aleviler etkilenmektedir: 

“Bu nedenle de her geçen gün sayıları azalmakta veya kendilerini Alevi olarak tanımlamalarına rağmen, bir çoğu Alevi ritüellerinin yanında, İslam ritüellerini de yerine getirmektedir. Bu durumun doğal sonucu olarak bir nesil sonra, Alevi ritüellerinin ortadan kalkacağı ve İslam ritüellerinin hakim olarak, asimilasyonun gerçekleşeceğidir.” [ibid, 13]

Genç, buna karşı Alevi yurttaşların ve örgütlerinin hukuka başvurmalarını, “örgütlü ve kitlesel eylemler yapmaları”nı [ibid, 13] önermektedir.

CHP PM Üyesi Ercan Karakaş, “Alevilerin Talepleri ve Siyasi Partiler” [ibid, 14-16] başlıklı yazısında “Alevilerin talepleri hep göz ardı edilmiştir” [ibid, 14] saptamasını yapmakta, “CHP Programı’nda Alevi taleplerini” [ibid, 15-16] partinin 2011 seçim bildirgesini de göz önüne alarak sıralamaktadır:

Din – devlet işlerinin ve DİB’in yeniden düzenlenmesi, Cemevlerinin “devletten eşit yardım görmesi, ‘Madımak Oteli’nin bir ‘Hoşgörü Merkezi’ haline getirilmesi” [ibid, 15], inanç ve ibadet özgürlüğünün güvence altına alınması, dini inanç ve mezhepler arasında ayrım yapılmaması, zorunlu din dersilerinin isteğe bağlı olması, nefret söylemine karşı mücadele gibi...

Yeditepe Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölüm Başkan Yardımcısı Deniz Tansi, “AKP Dış Politikasında ‘Alevilik’” [ibid, 17-19] konulu makalesinde, “AKP gözünde Alevi faktörü”ne [ibid, 17-18] eğilirken;

“AKP’nin ‘Siyasal İslam’ paradigmasında en temel engel olarak Aleviler görülmüştür. Zira oluşturulmaya çalışılan ‘yeni toplum’da, ulusal aidiyet ve yurttaşlık yerine, İslam’ın temel bir özne olması, bu sayede ‘Kürt sorunu’nun çözülmesi, Aleviler’in ‘İslam kardeşliği’ zemininde kimliklerini inkar etmeleri dayatılmıştır. Aslında AKP’nin ‘İslam’ başlığı altında üstünü örttüğü konu ‘Sünnilik’tir. Osmanlı’ya ‘Neo Osmanlı’ adı altında yapılan öykünmelerde, Sünnilik çerçevesinde bir birlik, bugünkü Türkiye’ye yansıtılmak istenmiştir. Aleviler’in bu hesapta ‘engel’ olarak görülmeleri, devlet katında Sünnilik’in ‘resmi mezhep’ olarak ortaya konulması, değişen sosyolojik dengeler zemininde kentlileşen Alevilik’in kendi taleplerini daha yüksek sesle ifade etmesi, AKP açısından bir ‘Alevilik sorunu’ yaratmıştır.” [ibid, 17-18]

demektedir. 

Yazar, makalesinde “İhvan yönetimleri; Sünni İslamcılık” [ibid, 18-19] konusunda bir başlık açmakta, bu bağlamda AKP dış politikasına bakmaktadır. | @ismailenginhd [13.04.2026]

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder