Bu Blogda Ara

11 Ağustos 2026 Salı

İsmail Engin : Musa Küçük Dede’nin Ardından

[İsmail Engin] Çeyrek asırdan da fazla zaman geçmiş...

Unutamadığımız bir yolculuğun sonunda Pendik’e yolumuz düşmüştü, Ayhan Aydın’la birlikte. Henüz Seyit Seyfi Cemevi’nin yeni yapıldığı günlerdi.

Birileri inşaattan çıktı. Ameleye, “Dede nerede?” diye sordum. Hafif gülümseyen Ayhan sesini çıkarmadı.

“Bekleyin, geliyorum,” cevabını aldık.

Biraz sonra, az önce inşaatta çalışan amele, üstünü değiştirip yeni urbalarını giymiş; karşımıza “Dede” olarak çıkmıştı.

Henüz bir odası tamamlanmış Cemevi inşaatına davet etti bizi. Birlikte gezdik. O sırada çimentoya ihtiyaçları varmış. Birine selamını ileterek haber gönderdi. Çok geçmeden haberci yeniden çıkageldi: Bir kamyon çimento geliyormuş... Lokma olarak...

Sohbetimize orada devam edemedik. Çocuklar doluştu içeriye; cıvıl cıvıl...

Dede, çocukların ücretsiz İngilizce dersine geldiklerini söyledi. Dünyayı tanımaları, öğrenmeleri gerekiyormuş. Derken öğretmen de göründü. İngiliz’di.

Dede, kendisini takip etmemizi istedi. Yola koyulduk.

Yolda kim onu görse, yolunu dahi değiştiriyor, sıraya girip elini öpmeye çalışıyordu. Doğrusu bu ya : O ve bugüne kadar böyle bir şeyle karşılaşmadım!

Bizi yemek yemeye götürdü. Sokaktan geçerken onu gören lokantacıların dışarı çıkmış “Bize onur verirsin” diyerek Dede’yi davet ettiğini gördük. Dede, kimseyi kırmadan birinde karar kıldı.

Yemeğimizi yedik. Çalışanlar tek tek yanına gelip onu görmek, sohbet etmek istediler.

İnsan haklarından, diasporadan, Avustralya’dan, gelecekten ve Alevilikten söz ettik.

Dopdoluydu...

O Dede, Musa Küçük Dede’ydi.

Seyit Seyfi Cemevi o zamanlar henüz kuruluş aşamasındaydı. Şimdilerde nasıldır, yıllardır ziyaret etmediğim için bilemiyorum.

Musa Küçük Dede, bugün [10 Ağustos 2026] Hakk’a kavuşmuş...

Dedeyi saygıyla anıyorum.

Devr-i daim olsun... | @ismailenginhd [10.8.2026]

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder