Bu Blogda Ara

23 Ağustos 2017 Çarşamba

Antropoloji ve Aleviler - Alevilik: Tuğba Atalar ve Farklı Alevilik Algıları

[İsmail Engin - @kanalkultur"Alevi kimliği - Alevilik İslam içi mi İslam dışı mı" sorusunu ele alan "antropoloji" alanında yapılan bir yüksek lisans tezinde (2011) "İleriki zamanlarda Alevi kimliği üzerine tartışmaların hem ayrışma hem de birleşme biçiminde cereyan etmesini beklemek mümkündür." diyor, Tuğba Atalar...

Farklı Alevilik algılarını ele alan çalışmada, Alevi örgütleri içerisinde temsil nitelikleri olan kurumlardan ikisini, Cem Vakfı ve Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri'ni, araştırma alanı olarak seçen, sözü edilen 73 sayfalık yüksek lisans tezi, "Özet", "İçindekiler", "Önsöz", "Giriş" "Araştırma Alanı" ve "Araştırma Yöntemi" dışında "Kavramsal Çerçeve" ile "Örnek Alevi Kurumları: Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ataşehir Şubesi ve Cem Vakfı Genel Merkezi" başlıklı iki bölümden oluşuyor. İlgili bölümleri, "Sonuç" ve "Kaynakça" kısımları izliyor.

Tuğba Atalar, "Kavramsal Çerçeve" adını verdiği ilk bölümde (s. 10-30), "Modernleşme - Modernleştirme Gerilimi"ni (s. 12-15), "Ulus-Devlet Kimliklerin Görünmezlik Halleri"ni (s. 16-23), "Küreselleşme Kimliklerin Görünürlük Halleri"ni (s. 23-24) ve "Kimlik Tanımlamaları Açısından Alevi Kimliği"ni (s. 25-30) irdeliyor.

Tezin "Örnek Alevi Kurumları: Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ataşehir Şubesi ve Cem Vakfı Genel Merkezi" başlıklı ikinci ve ana bölümünde (s. 31-63) yazar, "Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ataşehir Şubesi"yle (s. 31-34) "Yenibosna Cem Vakfı"nı (s. 34-35) ve "Farklı Alevilik Algıları"nı (s. 35-63) ele alıyor.

Tuğba Atalar, tezinin ikinci bölümünde "Farklı Alevilik Algıları" altbaşlığında "Alevi kimliği - Alevilik İslam İçi mi İslam dışı mı" (s. 35-44) tartışmasını soruşturuyor; "Cemevleri, 'Cem'in Tanımı, Cem Ayinleri ve Diğer Faaliyetler"le (s. 44-48), "Alevilerin Sorunları ve Devletten Talepleri"nin (s. 48-61) neler olduğuna bakıyor; "Devlet Kurumları ve Partilerle İlişkiler"in (s. 61-63) nasıl geliştiğini mercek altına alıyor.

Tuğba Atalar'a göre,
"Uzun yıllardan beri kentlerde yaşamalarına rağmen Aleviler, köylerde olduğu gibi Alevi olduklarını gizliyor, önyargı ve haksızlıklara maruz kalıyorlardı. Bu sıkıntıların yanı sıra Sivas ve Gazi olaylarının yaşanması, Aleviler arasında güven hissinin azalmasına neden olmuştur. Toplumda her kesimin farklı farklı yorumlar yaptığı böyle bir ortam Alevilerin kendisini hem 'iç'e hem 'dış'a yönelik yeniden tanımlaması ihtiyacını doğurmuştur. Bu sebeplerle örgütlenmeye başlayan Aleviler, Alevi ve Alevilik kimliğini Alevi örgütlenmeleri üzerinden tanımlamakta ve siyasetle ilişkisini bu kuruluşlar aracılığıyla kurmaktadır. Alevi ve Alevilik kimliğinin tanımlamaları Alevi örgütlerinin temsilcilerinin devletle kurduğu ilişki bağlamında farklılaşmaktadır. Alevi örgütlerinin yönetim kadrosunun geçmiş siyasi yaşantıları devletle kurulan ilişkiyi farklılaştırmakta, bunun üzerinden bir kimlik söylemi geliştirilmektedir." (s. ix)
Aleviler arasında Alevi kimliği ile örgütlenmedeki farklı yaklaşımların ve çeşitliliğin hükümet tarafından düzenlenmeye başlayan "Alevi Çalıştayları"nın sonucunda belirgin bir biçimde çıktığını belirten Atalar,
"Söz konusu çalıştaylarda Alevi örgütlerinin devletten talepleri noktasında bir ortaklık olmadığı ve farklı Alevi kimliklerine vurgu yapıldığı görülmüştür. (...) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından düzenlenen 7 Alevi Çalıştayının en dikkat çekici yönlerinden biri Alevi örgütleri arasındaki farklılıkların görünür olduğu bir platform olmasıdır. (...) Alevi Çalıştayları’nda Hükümet yetkilileri Alevi örgütleri arasında ortak bir dilin olmadığını, en azından ortak talepler üzerinde uzlaşma sağlanmasını istediklerini ifade etmişlerdir." (s. 1-2)
diyor.

Tuğba Atalar, bu bağlamda,
"Alevi Çalıştayları başlamadan önce de dedelere maaş bağlanıp bağlanmaması, Diyanetin İşleri Başkanlığı’nın kaldırılıp kaldırılmaması ve Aleviliğin İslam içi mi, dışı mı olduğu konularında Alevi örgütleri arasında görüş birliği olmadığı gözlemlenmektedir. Alevi örgütlerinin bir kısmı ve/veya kanaat önderlerinin bir kısmı Aleviliği İslam inancını bir bölümü olarak Diyanet’e bağlanması gerektiğini söylerken, bazıları Diyanet’in tamamen kaldırılması gerektiğini savunmaktadır." (s. 2)
saptamasını yapıyor ve ekliyor:
"Aleviler arasında Aleviliğin İslam içi mi dışı mı olduğu konusunda da karşıt görüşler bulunmaktadır. Alevi yazar Celal Metin: 'Açılımda samimi olunması durumunda iyi sonuçlar alınır. Ancak 'Alevi'yim diyen ama gerçekte ateist olan, Aleviliği Avrupalıların kulu yapmaya çalışan dernekler bu programın dışında tutulmalıdır.' demektedir. Buna karşılık Alevi Bektaşi Kuruluşları Birliği Federasyonu Genel Başkanı Ali Doğan: 'Alevilik İslamdan önce vardı ve İslamın dışındadır. Aleviliğin İslam’ın bir mezhebi değil, bütün dinlerden etkilenen bir yaşam biçimi. Tek ortak noktamız 'Allah-Muhammed-Ali' üçlemesidir.' demektedir." (s. 3)
Alevilikle ilgili en sert ve önemli tartışmanın İslamla ilişkiler, Aleviliğin 'öz'üne ilişkin tanımlama ile Aleviliğin nasıl temsil edileceği noktasında yaşandığını belirten (s. 29, 35) Atalar'a göre,
"Bu tartışmalar Aleviliğin Hz. Ali’yle bağlantısı, bir inanç mı bir yaşam biçimi mi bir felsefe mi olduğuna dair görüşler ve tanımlamada en çok dile getirilen Aleviliğin İslam içi mi yoksa İslam dışı mı olduğu konularına odaklanmaktadır. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ile Cem Vakfı Alevi kimliğinin tanımlanması noktasında benzerlikler olmasıyla beraber genel olarak karşıt görüşlere sahiptir." (s. 35-36) 
"Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yönetim kurulu üyeleri ile dedeler arasında Alevilik-İslam arasındaki ilişki konusunda farklı yorumlar bulunmaktadır." (s. 37)
Atalar tezinde şunu da ifade ediyor:
"Her iki kuruluş Aleviliği İslam’a karşı konumlandırmasıyla farklılaşıyorlar. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İslamiyetin etkilerini yadsımamakla beraber, Aleviliği onun bir parçası gibi yorumlamamaktadır." (s. 41) 
"Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Aleviliğin İslamiyet’ten etkilendiğini ancak İslamiyet olmadığını belirtirken, onun İslamiyet’ten daha eski ve daha evrensel bir inanç, felsefe ve yaşam biçimi olduğunu vurgu yapmaktadır." (s. 43)
Tuğba Atalar, tezinin "Sonuç" kısmında şu değerlendirmeleri yapıyor:
"Alevi ve Alevilik kimliği tanımlamaları özellikle İslam içi mi yoksa İslam dışı mı tartışması üzerinden yapılmaktadır. Bu tartışmanın çıkış noktalarından biri Alevi kimliğinin özü olarak kabul edilen 'Ali'nin kavramsallaştırılmasındadır. 'Ali' Hz Muhammed peygamberin damadıdır ve buna bağlı olarak Alevilik İslamiyetin temelidir. Cem Vakfı ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nden dedeler 'Ali'nin peygamberin damadı ve vekili olduğunu belirtirler ancak 'Ali'yi batıni yönden, Alevi inancı için taşıdığı anlam ve değerler açısından yorumlamaktadırlar." (s. 65) "İki örgütten dedelerle yapılan görüşmeler de benzer yaklaşımlar gözlemlenmektedir. Ancak yönetici düzeyinde Aleviliğin 'ne olduğu' noktasında farklı yaklaşımlar görülmektedir. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yöneticileri Aleviliği İslam dışı olduğu görüşünü savunmaktadırlar. Onlara göre Alevilik binlerce yıldır var olan bir inanç sistemi, süreç içerisinde İslam ile karşılaşmış ve İslam’ın bir takım etkileri olduğunu ancak Aleviliğin daha eskilere dayanan bir inanç olduğunu vurgulamaktadırlar." (s. 66)
Bu noktada, Atalar'ın
"Alevi kurumları arasında farklı Alevilik algıları bulunmasıyla beraber Aleviliğin kapsayıcı niteliği bütün bu farklılıkları içinde taşımaya devam edecektir. İleriki zamanlarda Alevi kimliği üzerine tartışmaların hem ayrışma hem de birleşme biçiminde cereyan etmesini beklemek mümkündür." (s. 67) 
şeklindeki değerlendirmesi dikkat çekicidir...

Aleviler arasında yürütülen "İslam-İçi" ve "İslam-Dışı" / "Din" tartışmasının anlaşılabilmesi için, 2011 yılında Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Antropoloji Anabilim Dalı'nda Prof. Dr. Suavi Aydın danışmanlığında Tuğba Atalar tarafından "Alevi Kimliği İçinde Farklı 'Alevilik' Algıları: Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Cem Vakfı Örneği" başlığıyla hazırlanan konuyla ilgili önemli bir yüksek lisans çalışmasını, okura kaynak olarak öneriyoruz. [İsmail Engin - @kanalkultur

→ Tuğba Atalar: "Alevi Kimliği İçinde Farklı 'Alevilik' Algıları: Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Cem Vakfı Örneği" Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Antropoloji Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Danışman: Prof. Dr. Suavi Aydın, Ankara, 2011, 73 S.

2 yorum:

  1. Aleviliği islam dışı görenleri bir cemde toplasak ve miracı bir görseler..Ne diyecekler acaba..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. NASIL ÇERAĞ YAKINCA HRİSTİYAN OLMAZ İSEN İSLAMA AİT İSİMLERİ ZİKREDİNCE MÜSLÜMAN OLMAZSIN,CEMDE SEMAH VAR,SAZ VAR,KADIN ERKEK BİRARADA İSLAM BUNLARI KÜFÜR SAYAR

      Sil